Fetva Meclisi
Soru
Askerde, 2000 yılında operasyonlarda görev aldım. Öldürülen terörist karşılığı banka hesabına prim adı altında bir miktar para yatırılmaktaydı, bu meblağ ölen adam başına yatırılıyordu, yani ceset yoksa para da yok şeklindeydi, O zamandan beri bu paraya dokunmadım. Para vadeli hesapta faiz işlenerek beklemekte. Bu paranın helallik durumu hakkında bilgi edinmek istiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Faiz zehirdir, pisliktir; onu ibadete bulaştırma.
Aleykümselam. Sizin gibi herkesin kalbinde sıkıntı var onlar hakkında ama haram diyebileceğimiz bir ortam da yoktur.
Selamünaleyküm. Kimsenin sizin adınıza ateşe atlama cesareti olmamasını normal bulmanız gerekir. Finans kurumları da kendi aralarında gevşek olanlar ve olmayanlar şeklinde ikiye ayrılabilirler, ayrılmalıdırlar da. Hangisini kastettiğinizi bilemediğimiz için ve isim vermemiz mümkün olmadığından şununla çalışılabilir diyemiyoruz ama açık bir faiz tavizi görmediğinizle çalışabilirsiniz. Evet, kalbi tam anlamı ile rahatlatan ve 'helal' olma açısından mükemmel olan bir kurum yoktur. Esnaflığın ve para ile iştigalin getireceği mecburiyet nedeniyle çalışılabilir deriz.
Farkında olmadan bile olsa faizle elde edildiğini sonradan öğrendiğin parayı alman doğru değildir. Mümkünse bu miktarı elinden çıkarmalısın. Bu şekilde hem dinî hassasiyetin korunur hem de kalbin rahat olur.
Aleykümselam. Vade farkı, faizin kendisidir. Borcun üzerinden vade farkı almak caiz değildir. Alacağınızı vaktinde tahsil etmenin yollarını bulacaksınız ama vade farkı almayacaksınız.
Maaşınızın hak edişliği hususunda tereddüt oluşturmayın, gerisinde inşaallah sıkıntı olmaz. Allah'a emanet olun.
asker konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Evet, eşinizi iyi olanı yapmamış; onun yaptığı nezaketsizlik sizinki ise hak ihlalidir. Helallik almanız daha iyi olur, daha huzurlu olursunuz.
Selamünaleyküm. Çok yabancı kavramları bir araya getirmeye çalışıyorsunuz. Hâlâ üzüleceğiniz bir durum yoktur, işinize bakın, farklı alanlarda hizmet gerekince onları yaparsınız. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm.Allah, sizi kendine davet ediyor, size kulluk lezzeti sunuyor; büyük bir ikram içindesiniz. Ne mutlu size!Kesinlikle örtünün. Bir kere o dönem inşaallah geçti. Ayrıca, göreceksiniz Allah sizi sınayacak ama yalnız bırakmayacak. Kalbiniz huzurlu olduktan sonra hangi eziyet sizi ezebilir? Eşiniz de siz de mutluluğu damarlarınıza kadar hissedeceksiniz. Endişelenmeyin, azimle devam edin yolunuza. Eşiniz de güzel bir medeni tavır göstermiş. Rızık derdiniz olmasın. Sizi tebrik ederim, Allah Teâlâ size cennet yolunu kolay kılsın.
Aleykümselam. Eşiniz, sizin istediğiniz yerde sizi beklemek zorundadır. Özel bir engel yoksa durum budur. Ne var ki size, bunu eşinizle tartışma konusu yapmamanızı tavsiye ederiz. Kadınlarla bu tür konularda yapılan tartışmalar bitmeyen kinlere dönüşüyor. Ortasını bulacak bir yöntem bulun. Altı ay şurada altı ay burada deyin. Allah'a emanet olunuz.
Mevcut durumumuz ve ortadaki isimler için kullandığınız kavramların ne kadar geçerli olacağı hiç şüphesiz tartışılabilir şeylerdir. Sizin kanaatlerinizi bir Mü'min olarak taşımamak mümkün değildir. Ancak hiç tartışılmayacak büyük bir kavram ise şudur: Bu bir fitnedir. Tam bir fitnedir. Fitne zamanında ve ortamında neler yapacağımıza bakmalıyız. Bunun için de şunu söyleyebiliriz: 1- Fitneden uzak kalmak ve uzak kalmak için gerekenlere dikkat etmek birinci işimiz olmalıdır. 2- Fitne bir yangındır. Yangının büyümemesi ve en kısa zamanda sönmesi için üzerimize bir şey düşüyorsa onu yapmak da o anın farzı olarak görevimizdir. 3- Böyle zamanlarda haber kaynaklarını çok dikkatli kullanmak, her söze ve her tepkiye itimat etmemek şarttır. 4- Ümmetimizin genelini ve yarınını düşünmeye mecburuz. 5- Fitnenin tam anlamı ile çözülmesi ne kadar zor ise yüzde yüz haklı olanını bulmak da o kadar zordur. Allah'a sığınmak gerekir. 6- Bu tür karışık durumlarda SEVAD-I A'ZAM'a uymak ölçü olmalıdır. Sevad-ı a'zam şu demektir: Eğer ortadaki fitneyi, haksızı belli bir fitne olarak görüyorsak, haklının yanında oluruz, haksızı hizaya gelmeye zorlarız. Kalbimiz bir tarafın haklılığına tatmin olmuyorsa ve her iki taraf da Mü'min ise yoğun olanının yanında dururuz. 7- Mevcut durumda Mü'min olmayanların ve imanla zıt kavramların müdafii olmamız gerekmiyor. Din olarak ve yaşadığımız toprağın insanı olarak varlığımızı müdafaa etmeye çalışırız. 8- Neyin ne olduğu konusundaki içtihat farklılıklarını ise bu fitne döneminde tartışmak yerine alenen küfür olmadıkça ortadaki konunun yorumlarında birbirimizi anlayışla karşılamamız gerekir. Allah yardımcımız olsun.
Farz namazlar için kerahat vakti yoktur. Muhakkak kılın, Allah Teala kabul etsin, yardımcınız olsun.