Fetva Meclisi
Soru
27 yaşında vefat eden birinin 2 yaşında bir kızı var, kendine ait malı yok. Ölenin kendi babasının malından toruna miras düşer mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Torunun dededen miras alması meselesi şöyledir: a- Bir çocuğun babası öldüğünde, baba mal bıraktı ise elbette çocuğu o malı alacaktır. Dedesi ve diğer varisleri de nasipleri kadar maldan alırlar ama asıl mal çocuklara kalır şüphesiz. Bunda anlaşılmayan bir durum yoktur. b- Çocuğun babası ölmüş, babanın bir malı yoktu. Dolayısıyla çocuğa mal kalmadı. Bu babanın babası da yani çocuğun dedesi de sağdı. Daha sonra dede öldü. Yani daha önce çocuğun babası ölmüştü, malı olmadığı için çocuk mal alamamıştı. Dede ölünce, çocuğun babası sağ olsaydı ona mal kalacaktı. Önce öldüğü için ÖLMÜŞ BİRİNE MAL KALMASI söz konusu olmuyor. Dede öldüğünde eğer kendinden önce ölen çocuğundan başka çocukları varsa yani bu çocuğun amcaları varsa doğal olarak DEDENİN ÇOCUKLARI OLARAK, DEDENİN TORUNUNDAN önde gelmektedirler. Bir insanın çocuğu varken torununa malı kalmaz. Bu nedenle de torun bu pozisyonda mala mirasçı olmaz. c- Böyle bir durumda dedenin bırakacağı malın 1/3 kadarını aşmamak şartı ile torununa vasiyet bırakması emredilmiştir. Böylece de torun fakir kalmaz. Eğer dede bu vasiyeti yapmadı ise çocuğun amcaları malı taksim ederken çocuğun mağduriyetini giderecek bir taksim yapmaları tavsiye edilir. Meselenin hukuk boyutu böyledir. Duygusal boyutu ise elbette ayrı bir mesele olarak ele alınmalıdır.
Dede öldüğünde onun çocukları varken torunları miras alamazlar. Mirasa en yakın olan hak sahibi olur. O hak sahibi yoksa bir sonrakine hak intikal eder. 'Dede yetimi' şudur: Bir kişi, babası sağken öldüğünde malı çocuklarına taksim edilir. Daha sonra onun babası da vefat ettiğinde doğal olarak onun malı da çocuklarına taksim edilecektir. Bu taksim esnasında daha önce vefat eden çocuğunun çocukları pay alamayacaklardır. Çünkü ölen babalarının kardeşleri olan amcalar sağ ise onlar dedelerine birinci dereceden yakın oldukları için ikinci dereceden birinin pay almasına engeldirler. Bu durumda dedenin malından toruna pay çıkmaz. Buna 'dede yetimi' denmiştir. Muasır uygulamalarda bu durumda toruna dedenin mirasından dedenin vasiyeti imiş gibi takdir edilip bir pay verilmesi şeklinde içtihatlar yapılmıştır.
Dede mahrumu şu anlamda kullanılmaktadır: Babası sağ iken ölen birisinin çocuğu ölenin babası olan dedesi öldüğünde babası varmış gibi dedesinin mirasına katılamamaktadır. Dedenin mirasından mahrum kalmış manasına bir deyim olarak kullanılmaktadır. Böyle bir vakayı şu alternatifleri ile değerlendirebiliriz: Önce baba ölmüş daha sonra da babanın babası dede ölmüştür ve dedenin erkek ya da kız evlat olarak mirasçısı yoktur. Bu durumda mirası torunlar arasında bölüştürülür. Erkek olanlar iki, kız olanlar bir miras alır. Dedenin sadece kız çocukları vardır, erkek çocuğu yoktur. Kız çocuklar bu durumda mirastaki paylarını alırlar. Geri kalanı torunlar iki, bir şeklinde bölüşürler. Dede öldüğünde erkek ve kız çocukları vardır. Bu durumda torunlar mirastan alamazlar. Amcaları yeğenlerine mirastan vermek zorunda olmazlar. Bu durumda dede, ölmeden önce malının üçte birini geçmemek şartı ile bu torunları için vasiyet yazabilir. Bu da dede için bir sevap kaynağı olur. Veya amcaları yeğenleri için mirastan bir pay verebilirler. Bu iki durumda da çocukların aldığı miktarın mirastaki olabilecek pay kadar olması şart değildir.
Selamünaleyküm. Anneniz yaşıyorsa, sizin her biriniz 33,3 oranında, anneniz 12,5 oranında, amcanız da 20,8 oranında yüzde hissesi alacaktır. Anneniz yoksa siz ve amcanız yüzde 33,3 oranında hisse alacaksınız. Amcanızın, babanızın sağlığında yaptığı hatalar ahirette hesabı sorulacak işlerdir. Mirasa engel olan sadece iman farkıdır.
Ölen kişinin babası, annesi, iki kızı ve iki erkek kardeşi var kabul edersek sonuç şudur: Babası % 16,6 Annesi % 16,6 İki kız çocuğu % 33,3’şar Hisse alır. Başkası hisse almaz. Kendi öz annesi ondan önce öldü ise şu şekilde bölünecek: Baba % 33,3 Kızların her biri % 33,3
Selamünaleyküm. Dedinizin malı, bir oğlu ili bir kızına kalmıştır. O mal o ikisinin olduğu kabul edilerek, onların ne kadar mal sahibi oldukları belirlendikten sonra, onların her birinin çocuklarına ne mal bırakacakları hesaplanabilir. Ya da torunlar toplanıp aralarında anlaşırlarsa sorun olmaz.
dede konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sini dedenizin yanlışlarını düzeltmeniz de bir yanlıştır. Onu yanlışlarını düzeltemezsiniz ama kalbini kırarsınız. Başınıza iş almanın gereği yoktur. Ninenize acıyorsanız, ona işinde yardım edin. Böylece torunluğunuzu yapmış olursunuz.
Selamünaleyküm. Nikâh kıyma, şahit olma anlamınadır. Dedenin veya başka bir erkeğin nikâh şahidi olmasında sakınca yoktur.
Dedeniz öldüğünde babanız ve amcalarınız yaşıyorsa siz dedenize mirasçı olamazsınız. Siz dedenize mirasçı olmadığınıza göre size MALININ ÜÇTE BİRİNİ GEÇMEMEK ŞARTIYLA vasiyet bırakabilir. Eğer malının üçte birinden fazla olursa bütün mirasçılarının izin vermesi ile o fazlalık size verilebilir. Tabii mirasçıların “verdim” demesinin kabul edilebilir olması, reşit olmalarına bağlıdır.
Eğer ninelerinizin her birinin kurban kesmesi gerekecek malları varsa ayrı ayrı kurban kesmeleri gerekir. Hayır onların kurban kesmesi gerekmiyor da nafile olarak “bize de kurban kesin” demek istiyorlarsa o zaman durum şudur: Bir kurban bir kişi için kesilir. O olmuyorsa dede için nafile olarak kesilir, onlar da kesilen kurbandan sadaka vererek sevap kazanırlar.
Dedenizin tek gelir kaynağı orası ise haramdan rızık temin ediyor demektir. Bu durumda onun verdiklerini aç kalmadıkça yemeyin. Hayır, mesela emekli maaşı gibi ikinci bir geliri de varsa zorunlu durumlarda verdiğini yiyebilirsiniz. Allah'ın haram ettiği bir işi engellemek için elinizden ne geliyorsa yasal sınırlar içinde kalmak şartıyla onu muhakkak yapın. Dedeniz de sizi dinlerse nasihat edin ona.