Fetva Meclisi
Soru
Dede, torununa nikah kıyabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
İki kişinin şahitlerinin bulunmadığı bir ortamda yaptıkları işe NİKAH denmez. Öncesi veya sonrası nikah değildir.
Selamünaleyküm. Bu durum, ahlaken kimse için uygun olmaz; erkek veya kadın fark etmez. Dinen ya da işin haram olmaması açısından ise bilirsiniz ki, evli kadının ikinci bir evliliği korkunç bir zinadan başka bir şey değildir. Evli erkeğin ise eşine haber vermesi nikâh şartı değildir.
Selamünaleyküm. Nikâhın şartlarından biri ilk hanımın ikinci hanımdan haberdar olması değildir ama ortada bir ahlâk zafiyeti veya ciddiyeti vardır. O açıdan meseleye bakılmalıdır.
Selamünaleyküm. Nikâhta olmazsa olmaz şart, ilan edilmedir. Nikâhın ayrıntıları hakkında şahitlerin yeterli bilgisi olması ve bunun kayıt altında olması ana çizgiyi oluşturmak için yeterlidir. Bunu kadın veya erkeğin yapması sonucu değiştirmez. Ne var ki nikâh, böyle derme çatma olmamalıdır. Böyle bir nikâh için 'zina değildir' denebilir ama nikâh da bu değildir.
Selamünaleyküm. Erkek açısından ailelerin bilmesi şart değildir. Bayan açısından ise baba bilgisi şart gibidir. Yine de nikâhın şartlarına uygun ve şahitlik edebilecek kimselerin şahitliği ile olması şartını unutmayınız.
Selamünaleyküm. Nikâh ile bir tören kastediyorsanız orda böyle bir şey olmaz, olamamalıdır da. Kastınız beş on şahitle oturup akit yapmaksa pek mübarek bir iş olur.
dede konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Torunun dededen miras alması meselesi şöyledir: a- Bir çocuğun babası öldüğünde, baba mal bıraktı ise elbette çocuğu o malı alacaktır. Dedesi ve diğer varisleri de nasipleri kadar maldan alırlar ama asıl mal çocuklara kalır şüphesiz. Bunda anlaşılmayan bir durum yoktur. b- Çocuğun babası ölmüş, babanın bir malı yoktu. Dolayısıyla çocuğa mal kalmadı. Bu babanın babası da yani çocuğun dedesi de sağdı. Daha sonra dede öldü. Yani daha önce çocuğun babası ölmüştü, malı olmadığı için çocuk mal alamamıştı. Dede ölünce, çocuğun babası sağ olsaydı ona mal kalacaktı. Önce öldüğü için ÖLMÜŞ BİRİNE MAL KALMASI söz konusu olmuyor. Dede öldüğünde eğer kendinden önce ölen çocuğundan başka çocukları varsa yani bu çocuğun amcaları varsa doğal olarak DEDENİN ÇOCUKLARI OLARAK, DEDENİN TORUNUNDAN önde gelmektedirler. Bir insanın çocuğu varken torununa malı kalmaz. Bu nedenle de torun bu pozisyonda mala mirasçı olmaz. c- Böyle bir durumda dedenin bırakacağı malın 1/3 kadarını aşmamak şartı ile torununa vasiyet bırakması emredilmiştir. Böylece de torun fakir kalmaz. Eğer dede bu vasiyeti yapmadı ise çocuğun amcaları malı taksim ederken çocuğun mağduriyetini giderecek bir taksim yapmaları tavsiye edilir. Meselenin hukuk boyutu böyledir. Duygusal boyutu ise elbette ayrı bir mesele olarak ele alınmalıdır.
Selamünaleyküm. Sini dedenizin yanlışlarını düzeltmeniz de bir yanlıştır. Onu yanlışlarını düzeltemezsiniz ama kalbini kırarsınız. Başınıza iş almanın gereği yoktur. Ninenize acıyorsanız, ona işinde yardım edin. Böylece torunluğunuzu yapmış olursunuz.
Dedeniz öldüğünde babanız ve amcalarınız yaşıyorsa siz dedenize mirasçı olamazsınız. Siz dedenize mirasçı olmadığınıza göre size MALININ ÜÇTE BİRİNİ GEÇMEMEK ŞARTIYLA vasiyet bırakabilir. Eğer malının üçte birinden fazla olursa bütün mirasçılarının izin vermesi ile o fazlalık size verilebilir. Tabii mirasçıların “verdim” demesinin kabul edilebilir olması, reşit olmalarına bağlıdır.
Eğer ninelerinizin her birinin kurban kesmesi gerekecek malları varsa ayrı ayrı kurban kesmeleri gerekir. Hayır onların kurban kesmesi gerekmiyor da nafile olarak “bize de kurban kesin” demek istiyorlarsa o zaman durum şudur: Bir kurban bir kişi için kesilir. O olmuyorsa dede için nafile olarak kesilir, onlar da kesilen kurbandan sadaka vererek sevap kazanırlar.
Dede sağken kimseye bir şey vermesi gerekmez. Dede vefat ettiğinde ise şöyle bir durum çıkar ortaya: a- Dedenin sadece bir kızı varsa, o kızla beraber torun da mirasa katılıp %25 hisse alır. b- Dedenin birden fazla kızı varsa torun bir hisse alamaz. c- Dedenin oğlu varsa yine hisse alamaz. d- Dede vefat ettiğinde nene sağsa ve başka bir mirasçı yoksa kalan sekiz hisseye bölünür; birini nene alır gerisini kız alır. Gördüğünüz gibi mesele her şeyden önce dedenin vefatına dayanmaktadır. Ondan sonra da bu çocukla beraber kimlerin bulunduğu önem arz etmektedir. Ona göre o zaman bu değerlendirmeyi yapmak gerekir. Allah'a emanet olun.
Dedenizin tek gelir kaynağı orası ise haramdan rızık temin ediyor demektir. Bu durumda onun verdiklerini aç kalmadıkça yemeyin. Hayır, mesela emekli maaşı gibi ikinci bir geliri de varsa zorunlu durumlarda verdiğini yiyebilirsiniz. Allah'ın haram ettiği bir işi engellemek için elinizden ne geliyorsa yasal sınırlar içinde kalmak şartıyla onu muhakkak yapın. Dedeniz de sizi dinlerse nasihat edin ona.