Fetva Meclisi
Soru
Uçakta, koltukta bağdaş kurarak ima ile namaz kılabilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Her ikisini de yapmanız mümkündür ama uçakta koltukta oturarak namaz kılabilirsiniz. Uçak indiğinde namaz vakti geçecek ise koltukta otururken kılın.
Cem etmeyi de yapabilirsiniz. Hanefi mezhebi dışındaki mezheplerde cem etme vardır. Uçakta zaten koltukta kılmaktan başka bir imkânınız yoktur. Allah kabul etsin.
Oturduğu koltukta îmâ ile namaz kılar. Otobüsün gittiği istikamet kıblesi sayılır. Îmâ ile nasıl namaz kılınacağına dair bilgi için linkteki videodan yararlanabilirsiniz. https://fetvameclisi.com/fetva/581-ima-ile-namaz-kilmak-ne-demektir
Oturarak namaz kılabilirsiniz. Hanefi mezhebinden değilseniz akşam namazını gittiğinizde yatsı ile beraber kılacak şekilde iki namazı cem edebilirsiniz yani birleştirebilirsiniz de. Hangisi kolayınıza geliyorsa onu yapın.
Ayakta kılma imkânınız yoksa oturarak kılarsınız. Trenin gittiği yön de kıble sayılır.
Selamünaleyküm. Ayakların yerden kesilmesi dışındakiler namaza zarar vermez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Yasin suresi veya Kur'an'dan bir bölümün Latin harflerle okunmasının 'Kur'an okumak' düzeyinde okuma olmayacağını söyleyebiliriz. Öyle bir okuma yerine iyi bir hafızdan dinlemeyi tercih edebilirsiniz.
Büyük veya küçük günahlar, işleneceği Allah Teâlâ'nın bildiği şeylerdir. Bunun için de 'kaderde vardı yani Allah biliyordu' denmiştir. Yoksa Allah yapılmasını emreder gibi yazdığı için yapılmış şeyler değildir. Herkes yaptığının cezasını 'o işi kasten yaptığı için' çekecektir.
Yaşadığımız zamanın ahlak zafiyetleri ile o zamanın zafiyetlerini kıyaslayarak gerçeği anlayabilirsin. İnsanlık bugün nerelerde o gün nerelerde idi? Soğuklar arttıkça daha fazla ısınmak gerekmiyor mu?
Hayır, böyle bir kural yoktur. Elbette Allah Teâlâ yaptığının benzerini yaşamadan kulunun ruhunu almayabilir. Bu bir ceza çeşidi olabilir ama kural değildir. Hata eden, ettiği hatadan tevbe etmelidir. Eğer hata bir insanla ilgili ise yani kul hakkı dediğimiz durum varsa tevbe ile alakalı olarak ilave bir durum daha oluşur; o kişi ile de helalleşmek gerekir. Hak sahibi yaşarken sadece tevbe etmek yeterli olmaz.
Mest mubah bir iştir. Mubah olan bir şeyi kullanmak genç/ihtiyar ayrımına ancak onu mubah yapan nas ile mümkün olur. Mest için öyle bir ayrım yoktur. Kullanan kişinin onu keyfi için de kullanabilir zarureti için de. İbadeti hafife almak gibi bir kast ise her zaman ve herkes için olabilir. Onu ayrı bir zaviyeden değerlendiririz.
Direkt haram demesek bile haram şüphesi olan dememizde sakınca yoktur. Müslüman olmak, zora talip olmak demektir. Direnmek ve sonuna kadar mücadele etmek gerekir. Ramazan gününde kendisine oruç farz olan birinin orucu yemesine yardım etmek caiz değildir. Caiz olmayan bir işten kazanılan para da şüpheli paradır. Daha iyi bir iş bulmak veya o dönemi tatilde geçirmek ya da bir çare üretmek... Mücadele budur. Kola satmak ise alenen haramdır diyebileceğimiz işlerden değildir. Müslümanların onu stratejik savaş konularından biri olarak görmeleri gerekmektedir.