Fetva Meclisi
Soru
Sahabeden pek çok kişi Hz. Aişe’ye kafasında bir soru olduğunda, erkek olsun kadın olsun çok rahat sorabiliyorlar rivayetlere göre. Sahabe arasındaki kadın erkek ilişkisiyle şu ana dek gördüklerim ile bizim anlattıklarımız acaba çok mu abartılı diye düşünmeye başladım hocam. Gençlere uzak durmalarını söylüyoruz, konuşmasınlar istiyoruz ama sonrasında hafiften bir kız görünce kapılıp gidiyoruz hocam, en ufak bir ilgide gönül kayar gibi oluyor. Müslümanın bir duruşu olmalı ama ne yazık ki çoğu zaman elimizde olmayan sebeplerle o duruşu tutturamıyoruz. Burada dengeyi yakalamak adına neler yapabiliriz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sorunuz, tesettür başlığı altında ihtilatı/erkek kadın bir arada olmayı ihtiva ediyor. Cevabı da buna göre yazıyoruz: Müslüman kadınların kafesler içinde, gözleri mühürle kapatılmış olması gerekmiyor. Müslüman kadın iffetini koruduktan sonra, fitneye sebep olmayacak şekilde, kendine mahsusu mahfilleri kullanarak Müslüman erkeklerin bulunduğu ortamlarda bulunabilir. Sıkıntı, bu bulunmanın haramların yok sayılacağı şekilde gerçekleştirilmesindedir. Gerek Aişe validemiz ve gerekse diğer sahabe kadınlarının erkeklerle beraberlik ortamlarındaki tutumlarına bakıldığında bu anlayışı bariz bir şeklide görebiliriz. Allah'a emanet olun.
Bacı, beklentilerinde haklısın, bir itirazım yok ama iki çocuktan sonra önceliğini ailenin ayakta kalmasına vermelisin. Bu tartışmalar aileni bitirir hatta seni dininden bile soğutabilir. Direkt haram olan bir şeyi istemedikçe itiraz etmemelisin. İyi bir eş, gönül yapan bir kadın olursan zamanla eşin senin beklediğin gibi olabilir ama aksini düşünmeye bile gerek yoktur. Kanaatim bu şekildedir. Allah yardımcın olsun. Âmin.
Bu konudan uzak durmanı tavsiye ederim size. Bu bir görümce düşmanlığı olarak duyurulur. Yarınki muhtemel bir olay sana mal edilir. Kadın dünyasının ayarları gayet hassastır, başına dert alma. Sen tebliğini yaptın, doğruyu söyledin. Bir kere de kardeşlerine dikkat etmeleri gerektiğini söyle ve kenara çekil. Sorumluluk artık anne babanda olur. İşte imtihan bu, bunu anlamak durumundayız.
Erkek ve bayanların bir arada korumasız şekilde bulunmaları ve birbirleri ile söz üzerinden de olsa kontak hâlinde olmaları ilerisi açısından bir risk taşımaktadır. Bu nedenle de zaruri olmayan bir nedenden ötürü erkek ve kadınların bir arada olacakları ortamları sakıncalı görmekteyiz. Bunun ilmi bir nedene dayanması riski kaldırmaz. Erkeklerin çalışmasını bayanlar farklı bir yerden izleyecekler ve göz teması olmayacak bir ortam oluşturulabilecekse sakıncası olmayabilir. Kaş yaparken göz çıkarmamanızı tavsiye ederiz size.
Erkek evlendiği kadınını geçindirmek zorundadır. Dinimizde kadın isterse çalışır. İstemiyorsa çalışmaz, erkek sorumluluğunu kadınla paylaşma hakkına sahip değildir. Siz, aile huzurunuz açısından meseleye bakın. Çalışabildiğiniz kadar çalışın. Eşinizle bu konuda tartışırsanız şeytan sizi buradan tutuşturduğu bir ateşle yakabilir maazallah.
Bu konuların günümüze ve ahiretimize yararı yoktur. Araştırılmasında da tartışılmasında da bereket olmaz. Girmemenizi tavsiye ederiz size.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Büyük veya küçük günahlar, işleneceği Allah Teâlâ'nın bildiği şeylerdir. Bunun için de 'kaderde vardı yani Allah biliyordu' denmiştir. Yoksa Allah yapılmasını emreder gibi yazdığı için yapılmış şeyler değildir. Herkes yaptığının cezasını 'o işi kasten yaptığı için' çekecektir.
Uçakta ayakta namaz kılmak mümkün değil ise ki genelde mümkün olmamaktadır, oturulan koltukta uçağın gittiği yöne doğru yani kıble aranmaksızın ima ile namaz kılınabilir.
Direkt haram demesek bile haram şüphesi olan dememizde sakınca yoktur. Müslüman olmak, zora talip olmak demektir. Direnmek ve sonuna kadar mücadele etmek gerekir. Ramazan gününde kendisine oruç farz olan birinin orucu yemesine yardım etmek caiz değildir. Caiz olmayan bir işten kazanılan para da şüpheli paradır. Daha iyi bir iş bulmak veya o dönemi tatilde geçirmek ya da bir çare üretmek... Mücadele budur. Kola satmak ise alenen haramdır diyebileceğimiz işlerden değildir. Müslümanların onu stratejik savaş konularından biri olarak görmeleri gerekmektedir.
Tevbe suresi Medine dönemine ait cihaddan söz eden ayetlerdendir. Surenin o bölümünde cihaddan geri kalan ve daha sonra hatalarını itiraf eden münafıklardan söz edilmektedir. O ayette de münafıklara "madem öyle, çalışın da Allah, Resûlü ve müminler görsün." denmektedir. Âyetin bu genel manası, çalışma emrinin mü’minler için de geçerli olmasına mani değildir. Genel olarak âyet bir çalışma emri ihtiva ediyor denebilir.
Yasin suresi veya Kur'an'dan bir bölümün Latin harflerle okunmasının 'Kur'an okumak' düzeyinde okuma olmayacağını söyleyebiliriz. Öyle bir okuma yerine iyi bir hafızdan dinlemeyi tercih edebilirsiniz.
Kur'an'ımızın yazılı olduğu mushafın kâfirlere verilmesi, satılması caiz değildir. Bunun gerekçesi de mushafa gösterilmesi gereken saygıyı onun göstermeyeceğidir. Kur'an'dan bir ayet yazılı olan bir levha ise bu hükmü taşımayabilir. İlke olarak besmele bir ayet olduğu için ayete saygının gereği olarak verilmemesi uygun düşer. Verilmesinin caiz olmayacağı şeklinde kati bir hüküm de bilmiyorum.