Fetva Meclisi
Soru
Ağabeyim vefat etti ve ardında yetim çocukları kaldı. Hanımı ve çocukları ayrı bir evde yaşıyorlar şu an. Ben hem yeğenlerimi çok seviyorum hem akrabalık hakkını gözetmek istiyorum. Bunun için de evlerine girip saatlerce kaldığım oluyor. Yengemle aramızda nasıl bir hukuk vardır, dikkat etmem gereken incelikleri söyler misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir kötülüğü gidermek için başka bir kötülüğe rıza gösteremeyiz, yalanla iş yapamayız.
Selamünaleyküm. Ağabeyinizin hanımı, sizin hiçbir şekilde mahreminiz değildir. Onunla bir yabancı gibi durmalısınız. Aynı evde kalmanız için onun da, sizin de dikkatli olmanız şarttır.
Allah Teâlâ babanıza da ağabeyinize de rahmet etsin. Size de sabırlar versin. Âmin. Ölenin arkasından bıraktığı mal varsa o miras olarak miras alacaklara dağıtılır. Buna göre şöyle yapılmalı: Önce ölen ağabeyinizin bıraktığı mal vardı ise o mal eşi, çocukları, baba ve annesine verilmeli idi. Bunun da ne kadar olacağını size yakın bir müftülükten öğrenebilirsiniz. Babanız vefat ettikten sonra ise babanızın bıraktığı mal anneniz ve çocukları arasında dağıtılır. Yengeniz ve yetimlere vasiyet bırakabilir. O vasiyet bıraktığı malın üçte birini aşmamalıdır. O üçte biri yengeniz ve yetimlere verin. Bunun dışında babanızın söz hakkı olmaz. Anneniz bu üçte biri salmalı gerisini de kendisi ve çocukları arasında bölüştürmelidir. Kime ne kadar verileceğini de en yakın müftülükten öğrenebilirsiniz. Günahların keffareti için dağıtma ise ne buğday ne de başka bir şey olarak zorunlu değil, bu miras kadar da gerekli değil.
Bir annenin çocuklarına mirastaki haklarından vazgeçmesini emretme hakkı yoktur. Böyle bir talep de bulunur çocuk da itaat etmezse çocuk için anneye asi olmak gibi bir günah olmaz. Nezaketinizi ve saygınızı bozmadan annenizin bu talebini reddedin. Diğer evlatlık hukukunu hakkıyla işletin.
Allah babanıza rahmeti ile muamelede bulunsun, sizi de salihattan kılsın. Annenizin yaşayıp yaşamadığını bildirmemişsiniz. Dede ve ninenizin olmadığını kabul ettik. İki ihtimal var. Anneniz sağ ise ve anneniz ölmüş ise ihtimaline göre mirasınızın dinen değerlendirmesi şöyledir: Anneniz yaşıyorsa: Anneniz: % 12,49 Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: % 3,20 Halaların her biri: % 1,60 Anneniz yaşamıyorsa: Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: 5,128 Halaların her biri: % 2,564
Selamünaleyküm. Babanız vefat edince, onun doğurdukları dışındakilere hak kalmaz. Erkek kardeşiniz ve siz kalanı alırsınız. Anneniz ondan sonra vefat etti ise annenize de pay düşerdi. Sonra anneniz ölünce üvey kardeşleriniz de sizinle beraber annenizin mirasını paylaşırdı.
dul konusundaki diğer fetvalar
Bir Müslüman vefat ettiğinde onun nikâhı altında olan hanımı DÖRT AY ON GÜN evlilikle alakalı işlerle bağlantı kuramaz, süslenmez, cazip olarak kıyafet giymez. Buna İHDAD denmektedir. Bunu eşinden sonraki yas olarak da anlayabiliriz. İhdadın gerekçesi tam olarak Allah’ın bileceği bir durumdur ama biz nikâha saygı olarak özetleyebiliriz bunu. İddet ile farkı yoktur. İddet boşanan kadının üç aybaşı süresinde beklemesinin adıdır. Bundaki süre ve uygulama farklıdır. İhdad Allah’ın emri olarak kabul edilir, ihtiyarî bir durum değildir. Eğer kadın kocası öldüğünde hamile idiyse doğumla beraber ihdad da biter. Kadın bu süre içinde parfüm kullanamaz. Süslenemez. Zorunlu ihtiyaç haricinde evinden çıkmaz. Evinde güvenlik sorunu oluşması, sağlık problemi gibi bir nedenle evden çıkmasında sakınca olmaz. İhdad için kadının yaşı önemli değildir, genç veya ihtiyar aynıdır.
İddet bekleyen kadın DÖRT AY ON GÜN iddet süreci yaşar. Bu süre zarfında evlilik görüşmesi yapmaz. Nikâhlanması helal olmaz. Evinde bekler. Bu ev de kocasının öldüğü ev olur. Zorunlu bir durum nedeniyle başka bir evde kalabilir. Bu zorunluluk sağlık, güvenlik gibi zorunluluklardır. Günlük ihtiyaçları gerektiriyorsa evinden çıkabilir. Muayeneye gitme, özel ihtiyaçlarını karşılama gibi durumlarda çıkabilir ama başka bir evde kalması caiz olmaz. Genel olarak hüküm böyledir.
Allah Teâlâ eşinize rahmet etsin, size de sabırlar indirsin. Eşinizden kalan mal sizin ve iki çocuğunuzun ortak malıdır. Babası, annesi yaşıyorsa onların da o malda hakları vardır. Annesi ve babası haklarını size bıraktı ise mesele yoktur. Bu soruyu annesi babası yaşıyor mu, çocuklarınız kız mı erkek mi diye belirterek tekrar sorun size daha net cevap verelim.
Erkeğin hanımına “ben ölürsem evlenme” demesi caiz olmaz. Böyle bir şart koştuğunda da eşinin o şarta uyması gerekmez. Yemin etti ise yemininden döner ve keffaret verir. Böyle bir talep dinimizin evlilikle alakalı emirlerine, hayatın genel çizgisine aykırıdır. Özellikle de genç yaşta dul kalan kadınlar için bu daha da risklidir. Bu ümmetin ilk nesillerinden böyle bir söz duyulmamıştır. Aksine ashabı kiramın kadınları kocalarından sonra genellikle evlenmişlerdir. Eşinin ölümünden sonra evlenilmesi haram olma durumu sadece Peygamber aleyhisselamın hanımları için geçerlidir. Zira onlar bu ümmetin anneleridirler.
Yüzüğü evli takar evli olmayan takamaz diye bir kural yoktur. Dilediğiniz gibi takabilirsiniz. Kendinizi korumanıza yardımcı olacaksa gereklidir de diyebiliriz. Allah yardımcınız olsun.
İHDAD, kocası ölen kadının iddet beklediği süre içerisinde süslenmemesi, süslü giyinmemesi ve zorunlu durumlar dışında evinde beklemesine verilen isimdir.