Fetva Meclisi
Soru
Bir ürün alırken mutlaka helal damgası olması mı lazım? Helal damgası olmadan da bir ürünü rahatça tüketebilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Domuz ürünü ve alkol gibi aleni haramlar söz konusu ise elbette titiz olacaksınız, tavanızı ayıracaksınız. Onun haricinde tartışmalı konular için aile huzurunu zedelememeyi esas alınız.
Selamünaleyküm. Asıl olan helal olmaktır. Haram olma durumu sonradan gelir. O da ancak belge ile olabilir. Helallik belgesi bulundurmak değil bir şeyin haram olduğuna dair belgenin olması doğru olandır. Gözümüzle gördüğümüz bir haram durum varsa mesela üzerinde domuz mamulü olduğu yazıyorsa belgeye gerek yoktur, o haramdır. Bunun dışında haram olmayı gerektirecek belge bulmamız şarttır. Evet, tereddüt ederiz, şüpheli deriz ve uzak dururuz ama haram diyemeyiz.
Eczanede keyfi bir ürün satılmaz. Satılan şeyler insan sağlığı için zaruri olan ürünlerdir. Ne yazık ki insanlık alkol ve domuz katkısından kurtulabilecek seviyede bir teknolojiye şimdiye kadar erememiştir. İnsan sağlığı için şu anda üretilebilenler bunlardır. Bu nedenle zaruri olan ürünler sattığınız için sizin ticaretinizde bu açıdan bir haramlık olmaz biiznillah.
Bir kere dedikodu ile helal haram olmaz. Ayrıca bir firmanın ürünlerinde haram bir şey de olabilir. Biz nasıl filan firmanın filan ürünü haram diğerleri helal diyebiliyorsak aksini de helal satan ama bazen da haram karıştırabilen için de söyleyebiliriz. Helal üretenlerin ürünleri arasında da haram olabileceğinden özellikle seçerek tüketmemiz gerekir.
Haramları, bu sorunu çözmeye yardımcı olması bakımından şu şekilde tasnif etmemiz mümkündür: a- Haram olduğu kesin ve belli olanlar. Domuz ürünleri, alkol ve haksız bir şekilde elde edilen yiyecekler böyledir. Bunların yenmesi, içilmesi hiçbir şekilde caiz olmaz. Bu konuda da bir tereddüt yoktur zaten. b- Haram oluşu hakkında elimizde kesin bilgi bulunmayan ama şüphe ettiğimiz yiyecekler, içecekler... Bunları tüketmemeyi tercih etmeliyiz. Genel tavrımız tüketmemek yönünde olmalıdır. Aile fertlerini de bu yönde eğitmeliyiz. Yalnız elimizde haram olduğu konusunda net bilgi bulunmayan yiyecek ve içecekleri, haramlığı kesin olan bir domuz ürünü gibi kabul etmemiz de mümkün değildir. Ortada bir şüphe varken kesin tavır koyamayız. Bugün ekmekten peynire pek çok gıda maddesi için geçerlidir bu. Çok inceleyecek olsak ekmekte bile zorlanabiliriz. Takva üzere olma adına vesveseye yol açmak da doğru değildir. Keyfilik ile titizlik arasında izlenebilir bir yöntem kullanmak gerekmektedir.
Bir markette et ürünleri ve alkollü mamuller sakıncalıdır. Diğer ürünlerde de sıkıntı olabilir ama öncelikli bunlardır. Alkollü ürünlerde nispeten tespit kolay olmaktadır. Etlerde ise sizin de belirttiğiniz gibi büyük bir haram olma riski bulunuyor. Şöyle yapabilirsiniz: - Sahibini bildiğiniz ve sizin hassasiyetinizi gösteren market bulun. - Bu mümkün olmuyorsa ciddi markalar tespit edin. O markaya güvenin. - Marka da mümkün olmuyorsa helal belgesi sunanların sunumlarındaki ciddiyeti inceleyin. Kalbiniz rahat ediyorsa tüketebilirsiniz. - Bunların hiçbiri mümkün değilse balıkla yetinin. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Peygamberlerin rüyası bizim rüyamız gibi değildir. Rüya hâlinde bile olsa ona vahiy deriz. Kural böyledir.
Tedavi denebilecek bir durum için sakıncası olmaz. Yalnız dikkat çekmek maksatlı olursa onun sakıncası olur.
Elbette erkeklerin de fotoğraf konusunda dikkatli olmaları gerekir. Şu kadar ki, erkeğin sınırları ile kadının sınırları arasında fark vardır. Buna dikkat edilerek herkes için geçerli bir kural olduğunu söyleyebiliriz.
Allah Teâlâ bilmeden ve elimizde olmadan yaptığımız işlerden bizi mesul tutmamaktadır. Bu da elde olmadan meydana gelen bir durumdur. İstiğfar edip işimize devam etmeliyiz.
Namazda özelikle açmak gibi bir durum yoksa kadının avretinin yani namazda örtülmesi gereken yerlerinin az bir süre veya az bir yer olarak açık kalmasının namaza bir zararı yoktur. Mesela ruküye giderken başörtüsü takıldığı için saçının bir nebze açılmış olması ve hemen onu düzeltmesi böyle bir durumdur. Rüzgârın uçurduğu eteğinden ötürü diz altlarının birkaç saniye açık kalması böyle bir durumdur, namaza zararı yoktur.
Böyle bir itirazı yanlış yorumlayarak, bilmeden söylediği şeklinde yorumlamak gerekir. Eğer böyle yorumlamazsak ve böyle değilse durum, Kur'an'ın açık bir ayetini inkâr etmek dinden çıkmaktır. Dinden çıkanla ilgili kural da gayet açıktır. Muhabbete engel sınırlar oluşacak demektir.