Fetva Meclisi
Soru
Aldığı fetvaya göre hareket eden bir kişinin yaptığı iş aslında caiz olmayan bir işse bunda o kişi için bir günah var mıdır? (Mesela, aslında faiz olan ama 'faiz değildir' şeklinde fetva alan bir kişi gibi)
Cevap
Benzer fetvalar
Faiz, en ağır günahlardan biridir. Direkt veya dolaylı faize destek olan hiçbir şey mübah olmaz.
Mü'min insanın gayesi cennete girmektir. Dünyayı ve dünyadaki olayları cennete engel olup olmadıklarına göre değerlendirir. Bu mantıkla bakarak tercih yapabilirsiniz.
İşlerimiz MASLAHAT veya MEFSEDET olmak üzere iki çeşittir. İyi ve kötü bu anlamı yansıtıyor. Başka bir ifade ile faydalı ve faydasız da denebilir. Fetva verilirken de maslahat neyi gerektiriyorsa ona göre fetva verilir. Bazı durumlarda fetva veren müftü maslahat ile mefsedeti dengeleyemeyebilir. Şöyle örneklendirebiliriz sizin için: İkisi de maslahat yani Müslüman için uygun olan bir şeyin birini alıp diğerini bırakmak gerekebilir. Bu durumda daha üstün ve uygun olanı tercih edilir. Fetva da ona göre verilir. Farz ve nafilenin bir araya gelmesi, farzı ayın ile farzı kifayenin bir araya gelmesi böyledir. Aileye yapılacak harcama ile farzı ayın olmayan cihada yapılacak harcama böyledir. Bir başka durumda iki kötüden biri alınmak zorunda kalınır, alternatif yoktur. Bu durumda da kötülüğü daha az olan tercih edilir. Fetva ona göre verilir. Hicret etmeye mecbur kalmış bir kadının beraberinde mahremi olmadan hicret yolculuğuna çıkması bunun örneği olarak alınabilir. Farklı bir örnek de iyi ile kötü arasında bir tercih yapmanın mümkün olmadığı yani farklı tutulamayacakları durum oluşur. İyi olanı yapsan da kötü olanın içinde olman gerekir gibi bir durumdur bu. Kötüyü terk ederken iyi de bırakılmış olabilir. Meşhur bir örnek olarak ölmemek için domuz etinden yemek gibi bir durum anlaşılabilir. Görülüyor ki fetva verilirken bir dengeleme yapılmaya çalışılmaktadır. Buna fıkıh dilinde MUVAZENE adı verilir. Mesela haram dediğimizde tek bir kavramı konuşuyoruz ama haramlar arasında da bir sıralama ve ağırlık farklılığı bulunmaktadır. İnsan öldürmek de haramdır insanın malını çalmak da. İkisi arasında ağırlık farkı vardır. Fetva verilecekken de bu farklılık gözetilir. Şüphesiz böyle bir tercih asla keyfi isteklere, beklentilere göre yapılmıyor. Neyin nerede nasıl tercih edileceği fıkıh âlimlerinin üzerinde yıllarca ilim tahsili yaparak öğrendikleri bir branştır.
Bir Müslüman’ın kâfir bir işveren yanında çalışıp rızkını temin etmesinde sakınca yoktur. Sakıncalı olan Müslüman’ın onurundan taviz vereceği veya haram bir işe yardım etmiş olacağı bir işte çalışmasındadır.
Selamünaleyküm. Bilerek ve rıza ile küfür diyarında kalan keyfi yerinde bir mü'min, günahkârdır. Günahkâr bir mü'min elbette mü'minlerin sözüne itibar etmeyebileceği biridir. Bu açıdan bakılırsa belki bu söz doğru olur. Aksi takdirde böyle bir ilke yoktur.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz şekilde yapılan faaliyetler sadece bir avuntu değildir. Yeri geldiğinde mukaddes değerleri basitleştirme noktasına da varabilir. Yapmamız gerekenleri bulmaya mecburuz. Allah yardımcımız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
En pis işlerden bir pisliktir. Kesinlikle uzak durmak gerekir. Yardım istenirse kurtulması için dikkat ederek yardım edilebilir.
Doğru olanı ve abartmadan söyledikçe bir sakıncası yoktur. Allah'a emanet olun.
Kabir azabı hakkında açık hadisler vardır. İnkâr edilmesi halinde en azından büyük günah işlenmiş olur. Allah muhafaza buyursun.
Hiçbir namaz vaktinden önce kılınmaz. Kılınacak olsa bile yeniden kılınması gerekir.
Hadis kitaplarımızdaki hadislerin bazıları, farklı zamanlarda farklı şahıslara söylenmiş sözlerden oluşur. Farklı durumları, yani o hadisin kime neden söylendiğine dair bilgiyi bilmedikçe o hadislerden gerekli istifadeyi yapamayız. Hatta böyle hadisler yanlış düşüncelere bile neden olabilmektedir. Özellikle bu hadis hakkında şu noktaları tespit edebiliriz: a- Hadisi şerif, Kur’an öğretmeye karşı ücret almayı yasaklayan ifadeyi yansıtmaktadır. Buna binaen de böyle bir ücret almanın caiz olmayacağı hükmüne kail olan ulema vardır. Ama başka hadislerde de izin veren ifadeler vardır. Bu nedenle her iki kanaldaki bilgileri ortak bir paydada değerlendirerek sonuca ulaşmak gerekmektedir. b- Durumu ayrıntılı bir şekilde ele alıp meseleyi duruma göre değerlendiren ulema da vardır. Fetva da umumen bu mantıkla verilmektedir: Müslümanlar arasında Kur’an öğretecekler bulunabiliyorsa yani mesele bir kişinin veya bir iki kişinin eline düşmemişse ücret talebi caizdir. Aksi takdirde Kur’an öğretmek farzı ayın haline geleceğinden ondan ücret talep edilmesi caiz olmaz. Allah’a emanet olun.
Pis su ile abdest alınabilir mi? Sizin örneğiniz de bunun gibidir.