Fetva Meclisi
Soru
Çocuklara yüzmeyi öğretmek farz mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
İsabetli olan yüzmeyi öğrenmenin ve yüzmenin mubah olmasıdır. Sünnet olması bir nevi emir olduğu için elimizde bunu emreden sahih bir nas olması gerekir, o da yoktur. Fakat zayıf olsa da yüzmeyi tavsiye eden hadis vardır. Haramlardan bir harama yol açmadığı sürece yüzme öğrenmek faziletli bir iş olabilir.
Sadece farzları ve vitir namazını kılan bir mü'min, hiç sünnet kılmamış olsa bile namaz borcundan kurtulur. Günaha da girmez. Sünnet namazlarla kazanılan büyük ecir deryasından mahrum olmuş olur. Bunu sürekli değil de sizin durumunuzda olduğu gibi yoğunluk anlarında veya vakit sıkışması gibi durumlarda yapanın ise hiçbir zararı olmaz. Allah'a emanet olun.
Peygamber aleyhisselam efendimizin sünneti ile alakalı net bir bilgimiz yoktur. • Sünnetli doğduğu, • Cebrail aleyhisselamın onu sünnet ettiği, • Dedesinin sünnet ettirdiği şeklinde farklı bilgiler vardır. Bu bilgiler arasında ise kesin denebilecek bilgi yoktur. Sünnet olmak farz değildir ama Müslümanlık simgelerindendir. Kasten yapılmamasını dine karşı bir çıkış gibi anlamak mümkündür.
Ağız ve buruna bir defa dolu dolu su verilmesi farzı yerine getirir. İki ve üçüncüsü Sünnet olur.
Hayır, umre ibadeti müekked bir sünnettir, farz değildir. İmkânı olan gitmeli ve nefsini temizleyecek bir ibadet olarak onu yerine getirmelidir ama farz değildir.
Selamünaleyküm. Evlenmek normal durumlarda Sünnet'tir. Sünnet ise yapanın ecir kazandığı yapmayanın ise günaha girmeyeceği işleri adıdır. Bir Müslüman, evli olmadığı için bekarlık şartları onu zinaya ittiği zaman evlenmesi farz hâle gelir. Çünkü haramdan kaçmak farzdır. Tıpkı bir meyhaneye girip oradaki masaya oturmaktan kaçmak farz olduğu gibi. Buna bağlı olarak da 'evlenmenin farz olması' diye bir kuraldan söz ediyoruz. Bu kurala bağlı olarak da evliliğin sıkıştırması düzeyinde vacip olmasından da söz edebiliriz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Derin ilmi bir araştırmada verdiğiniz örnekteki gibi bir fark ortaya çıksa da bizim gibi sıradan insanların anlaması gereken şudur: Nebî Resûl, Resûl Nebî demektir.
Sadece haramdan gelen kaynaktan elde edilen kazanç elbette berrak helal bir kazanç değildir. Tevbe etmeli ve istiğfar etmelidir.
Dürzilik hakkında ince bir araştırma yapmış değiliz. Sıradan ansiklopedik bilgilere sahibiz. Sizinle bu bilgileri paylaşabiliriz. Geniş bir bilgi için Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’ni inceleyebilirsiniz. Yüzeysel olarak şunu söylememiz mümkündür: 1- Dürzilik, İslam devletleri döneminde ortaya çıkmış bir gruptur. Özellikle Fatımî dönemini çıkış dönemi olarak görebiliriz. 2- Dürzilik bir batınî yapılanmadır yani yer altı mantıklı bir örgüttür. Gerçek kimliklerini tespit edecek açık vermemeye dikkat ederler. 3- Allah'ın Ali'de bulunduğu anlamına gelecek HULÛL inancına sahiptirler. Bu da İslam inancı ile olan mesafelerini göstermektedir. 4- Takıyyecidirler. 5- Önderlerini masum görmektedirler.
Eğer bir şey kati olarak haram ise ondan elde edilen kazanç da helal olmayacak demektir. Tam olarak haram olan bir kazancın bulunduğu sofraya da zaruret bulunmadıkça oturulmaz. Şunu da tespit etmeliyiz: Hâkimlik ve benzeri mesleklerin icrası, niyetle bağlantılı olarak sözünü ettiğiniz sonuca da çıkabilir, daha ehven bir durumda da olabilir. Bu nedenle o kadar ağır bir kanaati genelleme yaparak kullanmamak evla olandır.
Hanefi mezhebine göre bakılacaksa meseleye oradaki size uyarak namaz kılanların namazı eksik olmuştur. O kişileri bulabilirseniz o namazı kaza etmelerini rica edin. Bulamazsanız diğer mezhepler açısından bir tashih mümkün olduğu için inşaallah sıkıntı olmaz diye umarız.
Doktorların veya emniyet görevlilerinin sakıncalı bulduğu bir eğlence aletini kullanmak caiz değildir. Herkesin yaşına ve özel sağlık şartlarına göre bu hüküm değişken de olabilir. Bir bayan olarak özellikle bayan için sorulduğunda ise bayanın setriavreti açısından da bakacağımız için meseleye, bayanın erkeklerin görebileceği bir yerde olması durumunda bu aletleri kullanması o açıdan da caiz olmaz. Bir başka husus da, eğlenmenin bir mubah olduğunu bilmemiz gerektiğidir. ‘Eğlenmek mubahtır’ dediğimizde de bunun farzları ezmeyecek, insanî sorumluluklarımızı ihmale neden olmayacak ölçüler ve zamanlar içinde olması gerektiği vurgulanmış olur.