Fetva Meclisi
Soru
Bir tanıdığım zekât parası ile STK'lar aracılığı ile Afrika'da su kuyusu yaptırmak istiyor. Ben kendisine zekât ile sadaka-i cariye olmaz dedim, ancak kendisi zekâtın verildiği kişi bunun zekât olduğunu bilir ve bu bilinç ile su kuyusu açar ise olabileceğini öne sürdü. Konuyla alakalı bilgilendirebilir misiniz? Evet, bir fakire para verilir o da onunla su kuyusu açarsa bir sakıncası olmaz. Bu durum, paranın onun tasarrufuna verilmesinden sonra dilediğini yapma hürriyetinde kaynaklanmaktadır. Ancak bunu, kurumlara yaptırırken aynı şeyi geçerli saymakta zorluk vardır.
Cevap
Benzer fetvalar
Zekâtın ibadet olarak gerçekleşmesinin şartlarından biri, zekât olarak verilecek şeyin fakire bizzat verilmesi yani eline konmasıdır. Anonim hizmetler bu açıdan zekât olarak kabul edilemez; o tür hizmetlerde fakire vermek yani teslim etmek gerçekleşmemiş olur. Açılan kuyu, bir yandan fakirlerden birinin değil hepsinindir. Bu bir manidir. Bir mani de kuyudan zengin fakir herkesin içeceği meselesidir. Bu sebeple kuyu açmada zekât fonunun kullanılmışa “olabilir” denmesi zor bir durumdur. Bazı âlimler bunu olur görmeye başlamış iseler de biz kadim ulemanın içtihadının korunması gerektiğini düşünüyoruz.
O parayı toplayanlara, verdiğiniz paranın zekât olduğunu, onu zekât gibi kullanmaları gerektiğini ikaz ederek verirseniz onlar da o incelikte kullanırlarsa caizdir.
Zekâtın, Kur'ân-ı Kerîm’de belirlenen yerler dışında herhangi bir yere verilmesi caiz değildir. Bu anlamda olmak üzere cami, köprü, yol, okul, yurt, çeşme vb. hayır işlerine zekât verilemez. Zira zekât ve fıtır sadakasının sahih olmasının şartlarından biri temlikin zekât alması caiz olan kişilere yapılmasıdır. Temlik, eşya üzerindeki mülkiyet hakkını başka bir kişiye devretmek demektir. Zekât ve fıtır sadakasının tüzel kişilere, binalara, camilere veya kuyu gibi yerlere verilmesi durumunda zekât ve fitre, zekât alması caiz olmayan yerlere verilmiş olur. Bu bilgilere göre herhangi bir hayır kurumu aracılığıyla su kuyusu açılması için zekât verilemez. Bu tür faaliyetler zekât dışındaki hayır ve hasenattan karşılanır.
Selamünaleyküm. 'Şuraya harcarım' bir niyetle bekletilen para zekâtı gereken bir paradır.Faizsiz olduğuna güvendiğiniz bir kuruma yatırırsanız onun getirisini hayra vermeniz şart değildir. Haram olmadığına inanarak verdiğiniz kurum ise eğer o kurum getirisi size de helaldir. Helal olduğuna inanmıyorsanız hiçbir şekilde oraya para yatıramazsınız. Allah'a emanet olun, sevgimiz Rabbimizin rızasını kazanmaya sebep olur diye dua edelim.
Aleykümselam. Bu para senindir. Sorumluluğu da senin sorumluluğundur. Babanla bir ilgisi olduğunu söyleyemeyiz. Paranın kuyumcuda nasıl durduğu da önemlidir. Emanet olarak da vermiş olabilirsiniz. Kuyumcunun çalıştırması için de vermiş olabilirsiniz. Verdiğiniz zaman ne kadardı o da önemlidir. 81 gram altından fazla edecek bir para idiyse üzerinden bir yıl geçtikten sonra onun yüzde iki buçuk kadarını zekât olarak vermelisiniz. Eğer kuyumcu da üzerine kondu ise yani kâr etti ise ya da zarar etti ise her yıl son durumuna göre hesap yapıp zekât verirsiniz. Bir nedenle veremezseniz zekâtını, elinize geçtikten sonra topluca da verebilirsiniz. Zekât gerektikçe kurban da gerekmektedir. 81 gramdan az idiyse onun verilecek bir zekâtı yoktur. Kurbanı da yoktur.
Bir insanın evlenmek üzere olması veya olmaması zekâtla alakalı değildir. Onun fakir olup olmadığı önemlidir. Fakirse bir taşla iki kuş vurulmuş olur elbette. Hem fakire verilir hem yuva kurmaya yardım edilir.
dernek konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. 'Vakıf veya derneği din gibi görmek' cahillikten başka bir şey değildir. 'Vakıf veya derneği gereksiz görmek' de akıllıca bir iş değildir. Her şeyi yerli yerine oturtmak gerekir. Bir mü'min ne vakıfta iyi mü'min olur diyebiliriz ne de evinde iyi olur diyebiliriz. Herkesin kapasitesi ve ihtiyacı farklıdır. Sizin gibi bir anne kadının evi en büyük merkezi olmalıdır. Vakıf ve toplantılara da evinden artan zamanlarında gitmelidir. Haftada dört gün az da olabilir çok da olabilir; bu kişiden kişiye değişir. Sizin kalbiniz orada huzur bulmadığına göre terk edin orayı. Yeni bir yer bulmaya çalışın. Öncelikle de eşinizin izin verdiği yer olsun. Dini kendisi gibi gören hocada da, vakıfta da hayır yoktur. Daha mutedil düşünün, abartmayın konuyu. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Sadaka toplarken, sadaka verene söylenen söz ne ise o caiz olur. 'Öğrenciye' deniyorsa öğrenciye verilecek. 'Derneğe' dendiğinde ise dernek harcayabilir. Sadaka ne için alındı ise ona harcanır.
O kurum sizin adınıza kurban kesiyorsa hiçbir sakıncası yoktur. Kurban kesmiyor da başka işlerde kullanıyorsa siz kurban borcu ile ölürsünüz.
Bütün bu işlemleri yasal ve hilesiz yapıyorsan, onların suistimalinden sana bir vebal olmaz.
Evet, bu yanlış bir işti, tevbe etmeniz gerekir. Tevbe için de o yanlış kullandığınız para kadar parayı derneğin bütçesine bir yolla katın. Yöneticilere bu durumu bildirmeniz huzursuzluk nedeni olacaksa bunu söylemeniz de gerekmez. Aynı parayı derneğin bütçesine katın yeter. İstiğfarı da ihmal etmeyesiniz.
Müslüman fakirlerin hacca gönderilmesi için vakıf veya dernek kurmayı olduğu gibi hayır ve bereket olarak görmek durumundayız. Yalnız farklı bir iki hususu bilmek gerekir: Müslüman, başkasının parasıyla hacca gidebilir. Dolayısıyla FAKİRLER HACCETSİN diye toplanmış hayırlarla böyle bir hizmeti yapmakta sakınca yoktur. Vakfa veya derneğe genel olarak bağışlanmış yani belli bir şart koşulmadan verilmiş paralarla fakirlerin haccetmesi sağlanabilir. Buna prensip olarak sakıncası olmaz deriz ancak; Şartlı verilmiş malların sadece o şarta ait noktalarda kullanılabileceğini bilmeliyiz. Fakirlerin bulunduğu bir toplumda haccetmekten daha önce gelebilecek ihtiyaçların aşılıp aşılmadığının da iyi incelenmesi gerekir. Mesela farz olmayan bir hacdan çok daha öncelikli genç kızların ve erkeklerin evlenmesi olabilir. Veya bir gıda aciliyeti söz konusu olabilir. Vakıf/dernek yönetimi böyle bir kararı verirken kırk kere ölçüp bir kere biçmelidirler. Tam anlamı ile kaş yaparken göz çıkarma riski ihmal edilmemelidir. Vakfın veya derneğin kullanacağı para zekât parası ise şöyle bir ayrıntıya dikkat edilmelidir: Hacc ibadeti tek başına zekât harcama alanlarından biri değildir. Ulemanın önemli bir bölümü bu maksatla zekât parasının harcanmasını sakıncalı bulmuşlardır.