Fetva Meclisi
Soru
Hocam üç kardeşiz ama anneme bakamıyoruz. Artık her bir kardeş hastanelik olduk. Annemi yaşlı evine koyabilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah yardımcınız olsun. Bu husustaki cevabımızı okuyabilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/anne-baba-huzurevine-birakilabilir-mi
Yaşadığımız zamanda herkesin özel bir evi olması gereklidir demek zorunda hissediyoruz kendimizi. İki aile bir arada olmuyor ne yazık ki. Annenize bakmanız onunla veya ayrı iken vazifenizdir. Ayrı yaşamanız bunu etkilememelidir. Annenizin gönlünü alarak, onu kırmadan özel bir eve geçin. Mübarek olsun.
Evet, normal şartlarda eşinizin izni aranırdı ama ağır hasta olan annenizin bakacak başka kimsesi yoksa annenize bakmak size farz olur. Eşinizin bir farzı engelleme hakkı yoktur. Onun da gönlünü kırmamaya çalışarak ve sadece zorunlu hizmetini yapacak kadar evinizden çıkmanızda o izin vermese bile sakınca yoktur.
Bu sorunun tek çözümü vardır: Tek kulaklı ve tek gözlü olacaksın. Dilinin de yarısını kullanmayacaksın. Bunun dışındaki çözümler anne ve babanı üzebilir. Elbette bu tek kulaklı ve yarı dilli olmanın senin adına sevap getireceğini de unutmamalısın.
Annen senin cennetindir. Her şeye rağmen cennetindir. Haklı olsa da olmasa da cennetindir. Cenneti kaybedersen cehenneme girersin maazallah. Annene iyi davranmak zorundasın. Bu iyi davranmak sadece onu ziyaret etmek veya karnını doyurmak değildir. Verebileceği muhtemel sıkıntılara katlanmak da iyi davranmaya dahildir. Onun incinmemesi gerekir. Hanımınız haklı olabilir. Hanımınızın haklılığı annenizin bakım evine konması sonucunu getirmemelidir. Başka çareler üretin. Ona özel bir daire tutun, siz annenizle yaşayın. Eşinizin gönlünü farklı yollarla yapmaya çalışın. Araya sevdiklerini ricacı olarak koyun. Annenizi kapıya koymayın sakın. Evde bakılamaz olduğuna karar vermedikçe ya da ona bakacak çocukları da bakıma muhtaç durumda olmaları gibi bir sonuç çıkmadıkça anne evden çıkarılamaz. Bunu böyle bilin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Siz ağabey olarak kardeşinizin velisi durumundasınız ama annenizi kırmanız gerekmez. Annenize itaat edin.
anne konusundaki diğer fetvalar
Anneniz ve babanız arasında ne olup bittiğini bilmediğinize göre siz kendinizi hakem yerine koymayın. Anneniz arkasına devleti aldı ama vicdanını ve imanını ne yapacak düşünmemiş olmalı. Kocanın evden uzaklaştırılması din olarak da mümkündür ama sebeplerin oluşmasına karar verilmesi çok zordur. Siz bu olaydan uzakta durun. Anneniz dedi diye asla babanızla küsmeyin ve mesafe koymayın. Sadece bu nedene dayalı olarak size beddua etmeye de hakkı olmaz. Her ikisinin de üzülmeyeceği bir yöntem oluşturmaya çalışın.
Melek gibi babaya her çocuk gerekli saygıyı zaten gösterir. Allah her şeye rağmen anne babaya saygı göstermemizi emrediyor. O hak etmese bile senin sevaba ihtiyacın var. Ve o baba senin imtihanındır. Sana yaptıklarının cezasını Allah ondan soracaktır. Sen onun cezalı olacağı bir durumda kaybeden durumunda olmamalısın. Evet, canına zarar vermesine, ibadetlerini engellemesine, günaha girmeni istemesine izin vermeyeceksin ama bunu da nezaketle yapacaksın. Bırak o kazanmasa da sen kazan.
Bazı fakihler, erkek/kız ayırmadan her çocuğun anne babaya bakmakla yükümlü olduğunu söylemişlerdir. Diğer bazı fakihler de mirastaki pay sıralamasına bakılır demişlerdir. Buna göre de erkek mirastaki payı yüksek olduğu için önce o sorumludur. Üçüncü bir görüşe göre ise ekonomik durumları ve imkânlarına göre sorumlu olurlar denmiştir. Dördüncü bir görüş ise sadece erkek çocukların sorumlu olacağını söylemiştir. Bu görüşlerden çıkan sonuç şudur: Anne ve babaya bakmak, özellikle de onların muhtaç olduğu zamanlarda keyfi bir durum değildir. Dinimizin çok açık emirlerinden biridir. Meşru bir mazeret olmadıkça her çocuğun bunu üstlenmesi gerekir. Zira bu onların ahireti ile alakalı bir görevdir. Olağanüstü sıkıntılar, zorluklar olması durumunda makul bir görevlendirme yapılabilir. Biri masrafları karşılamak diğeri fiili hizmeti görmek gibi bir planlama yapılabilir. Yakın yerde yaşamak mesela bir tercih nedeni olabilir.
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şunları tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Hayır böyle bir gereklilik yoktur. Sütten kesme zamanı dini bir kurala göre değil doktorun belirlemesine göre veya annenin/çocuğun şartlarına göre ayarlanır. Allah yardımcınız olsun.
Eşler boşandıktan sonra çocukları almak annenin hakkıdır. Anne yeni bir evlilik yaparsa bu hakkı kaybolur, evlenmedikçe hak onundur. Annenin çocuğunu alması hakkı olduğu için istediği zaman hakkından vazgeçebilir, bunda bir sakınca olmaz.