Fetva Meclisi
Soru
Hocam Arabistan’da basılan Mushaflar en başından beri tecvidli ve harekelendirilmiş miydi yoksa sonradan mı öyle oldu? Eğer öyleyse bizimkiler neden farklı? Bizdeki Mushaflarda aynı şekilde olsaydı tecvidli okumamız daha kolay olmaz mıydı? Beni bilgilendirirseniz sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Tecvid, Kuran’a mahsustur. Diğer Arapça metinlerin tecvidli olması gerekmez.
Selamünaleyküm. Elimizdeki mushaflara dair yazı sitili yaklaşık yüz sene kadar sonra oluşmuştur. Yazı stili daha farklı idi.
Aleykümselam. 'Kur'an okumak' ne anlama geliyorsa onu gerçekleştirmedikten sonra ortada bir okumak olmaz. Evet, bir hafız düzeyinde okumayı herkes için şart görmeyebiliriz ama 'TECVİD' Kur'an'ı okuyabilmenin asgarî düzeyidir. Daha aşağısına okuma denemez. Okumuş olduğunu zanneder insan. Tecvid, zannedildiği gibi uzun ve yorucu değildir. Birkaç sayfalık bilginin tatbikatına tecvid ilmi denmektedir.
Biri ibadettir diğeri ilimdir. Biri direkt sevaptır diğeri dolaylı sevaptır. Buna göre değerlendirme yapabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Fikir mezarlığında kalmış böyle bir konuyu gündemde tutmamızı doğru bulmuyorum. Mü'minler olarak çok daha yoğun işlerimiz olması gerekiyor.
Selamünaleyküm. Evet, hassas bir kulağın fark edebileceği oranda bir telaffuz var ki vardır. Bu fark, Kur'an okumayı etkileyecek çapta değildir. İyi bir talim ve tecvid bilenlerin ağzında bu fark hissedilemeyecek kadardır. Halk okuyuşlarında biraz fark edilmektedir. Kur'an kıraati iyi olan birinin önünde öğrenirseniz mesele kalmaz. Büyütmeyi gerektirecek bir durum değildir.
alim konusundaki diğer fetvalar
Buna biz sadece “papaza kızıp oruç bozmak” diye bir cevap veririz. Allah’ın bir emrini ancak Allah kaldırır. Kıyamete kadar Cuma namazı kalacaktır, hiçbir gerekçe cumamızdan ve haccımızdan bizi koparamaz. O kişinin ne âlimi olduğu önemli değil ama dinimizi çok dar bir açıdan gördüğü önemli bir tespittir.
Nikâh akdi eşler arasında bakmanın ve ellemenin her çeşidini mübahlaştırır. Şu kadar ki bazı âlimler seviye düşüklüğü olabilecek düzeyde bakmayı kerih görmüşlerdir.
Türkçe yazıyor ve konuşuyorum. Bir nebze de Arapça ve tefsir bilgisi gördüm. Elhamdülillah. Bu kimliğimle gayet sarih bir ifade ile şunu söyleyebilirim: Sıradan bir Müslüman’ın ilmihal bilgisini hazmetmeden meal okuması ona bir ilim oluşturmaz. Sadece ara ara gözüne çarpan enteresanlıklara takılır kalır ve çok şey öğrendiğini zanneder. Baştan sona meal okumanın ilim niteliği zayıftır. Elbette mü'min olan herkesin meal okuyarak öğreneceği çok şey vardır ama “Kur'an deryasına dalmak” düzeyinde bir ilim hiçbir zaman elde edemez. Bu sebeple Kur'an’ımızı, tefsir ilmi ile ve Arapça üzerinden öğrenmek orijinal olan öğrenme şekli olarak bilinmelidir. Bir sureyi ders gibi okumaya vakit ayıracak yerde bir konuyu mesela İhya’dan okumalı ve orada zikredilen ayeti daha iyi anlamak için mealinden izlemelidir. Meal okumayı sapıklık gibi gören anlayış uç bir anlayıştır. Meal üzerinden Kur'an âlimi olacağını zanneden de öbür uçta durmaktadır. Ortasını belirttiğimiz şekilde bulmak mümkündür. İlmihal bilmeden ise hiç birine girmenin gereği yoktur.
O veya bir başkasının mezhep telakkimizi değiştirmesi söz konusu olmamalıdır. Eğer mezhep telakkisi bir iki fısıltı ile değişecek nitelikte ise zaten sıkıntı var demektir. İnsanların dinimiz, dinimizin temel başlıkları olan Kur'an, Sünnet, sahabe gibi başlıklara nasıl baktıklarını öncelikli olarak değerlendirmeliyiz. Elbette mezhep telakkisi kişi hakkında bilgi verebilir bir çizgidir ama dışımızda olmasını gerektirecek bir çizgi değildir. Sözünü ettiğiniz hoca kardeşimiz ile çok derinlemesine tanışmadık. Müslüman kardeşim olarak gördüm. Ziyaretime geldiği zaman temel meselelerimiz hakkında dertleştik ve mütalaalarda bulunduk. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Müslümanların birbirlerinin istihbaratçısı olmaları bir fitnedir. Özellikle ulemanın birbirine kırdırılır şekilde konuşturulması daha da ağır bir fitnedir. İsmini zikrettiğiniz şahıs, kendi yöresinde gayretler eden bir davetçidir. Bizim onu, onun bizi değerlendirmeye kalkışması doğru değildir. Rabbim hepimizi razı olacağı amellere muvaffak kılsın.
Kütüphanelerimizin en muteber tefsirlerinden biridir o tefsir. Onu konuşmamız bile gerekemez esasen. Önemli olan sizin hangi alt yapı ile onu okuduğunuzdur. Bilhassa tefsir ilmi bir altyapı ister. O olmadan ise okudum zannederek insan oyalanıyor olabilir. Bu nedenle bir âlimin yanına gidip kendinizi göstererek tavsiye almanız daha yararlı olacaktır. Allah yardımcınız olsun.