Fetva Meclisi
Soru
Ben bir şirkette dekorasyon işinde çalışıyorum. Çalıştığım şirketin iki şantiyesi var. Ben, benim çalıştığım şantiyedeki kişilerle aynı yevmiyeyi alıyorum lakin onlar benden daha çok iş çıkarıp daha iyi çalışıyorlar. Ben ise diğer şantiyedeki elemanlardan çok iş çıkarıyorum. Onların yevmiyesi de aynı. Burada bir hak geçme söz konusu mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Size verilen işi hakkıyla yaptıysanız size ücret vermesi onun üzerine gerekli olmuştur. Vermeyip geciktirmesi günahtır. Sizin de elinize geçen fırsatı değerlendirip hakkınızı almanız esasen izin verilen bir iştir. Ancak böyle bir hakkını almanın size ilave sorunlar getirebileceğini unutmasanız daha iyi edersiniz. Yasal yolları denemelisiniz.
Yalanın tamamını veya birazını sahiplenmek durumunda oluyorsunuz. Belki o vebalin tümü sizin üzerinizde değildir ama siz yine de uzak dursanız daha berrak bir görüntüde olursunuz.
Meri hukuka göre sakıncalı olmayan bir iş için aldığınız ücretten sakınca oluşmaz.
İş sahibinize bir zarar vermiyorsanız ve iş sahibi size özel bir şartla bunu yasaklamadı ise sakıncası olmaz. Bunu yaparken ne kadar zarar verip vermediğinizi objektif bir gözle incelemelisiniz.
Sizin bir hakkınız yeniyor veya size vaat edilen bir şey yerine getirilmiyorsa hakkınızı arayabilirsiniz elbette. Başkasının böyle bir işine ise asla karışmamalısınız. Kendinizi sivil müfettiş yerine koymayın.
Aleykümselam. İki taraf için de anlaşma şartlarına riayet edildi ise onun bir fazlalık istemesi hakkı değildi. Anlaşmanın ilerisinde bir ilave iş yaptırdınız da onun için fark istedi ise şu anda hak sahibi gibi durmaktadır. Bunu da bir hakemle çözmeniz daha uygun olur. İstediğini verme cömertliği gösterirseniz çok daha iyisini yapmış olursunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İşinizin lüks olması haram olmasını gerektirmez.
İnternet, kötülüğün de bulunduğu bir ortamın adıdır ama ilke olarak helal olan bir alanda hizmet vermek için vardır. Bu nedenle internetle ilgili bir işte çalışmak haram olmaz. Özellikle haram olan bir birimde iş yapılıyorsa ya da direkt harama hizmet ediliyorsa o caiz olmaz.
Siz annesiniz. Sizin her duanız mübarektir. Yoğun olarak dua edin. Bu sizin en önemli işiniz olsun. Nasıl edebiliyorsanız öyle dua edin. Özel bir dua yoktur. Bir de sabredeceksiniz. Acele etmeyin. Biiznillah yavaş yavaş toparlar. Sizden soğumamasına dikkat edin. Sürekli sürtüştüğünüz için sizden soğursa işiniz daha da zorlaşır. Allah yardımcınız olsun.
Mü'min, kendisini fitne ortamından korumakla mükelleftir. Mü'min bir kadın da özellikle bedeni ile alakalı korunmayı cihadı bilmelidir. Bulunduğunuz yerde beden yapınız farklılık gösteriyor ve dolayısıyla siz dikkat çekiyorsanız tedbir alacaksınız. Bu tedbir alma gerekiyorsa zaruret olmadıkça kalabalıklara çıkmamak olabilir. Peçe kullanmak olabilir. Eşinizi yanınızda bulundurmanız olabilir. Ne yapabileceğinizi siz belirleyeceksiniz. Şu durumda en acil tedbir peçe takmak gibi görülmektedir. Allah Teâlâ rızasına muvafık yaşamayı hepimize müyesser kılsın. Sizi de bizi de cehennem ateşinden muhafaza buyursun.
Allah Teâlâ insanı en güzel şekilde yaratmıştır. İnsan güzeldir. Allah’ın lütfu olan güzelliğini koruması da insanın en tabii görevlerindendir. Allah Teâlâ’nın bir sanatı olan vücudun ihmal edilmesi caiz değildir. Günümüzde, göz boyama üzerine kurulu hayat anlayışı oluşmuştur. İnsanlar, kendi sıhhatinden önce, kendisini gören gözlerin nasıl göreceğini önemsemektedirler. Bu oranda abartılı bir anlayış şüphesiz kabul edilemez. İnsanların birbirlerinin gözetleyicisi durumunda olmaları, neden bu dünyada var olduğumuzun anlaşılmamasından kaynaklanmaktadır. İnsan vücudunu, ikamet ettiği meskenini, kullandığı odasını hatta özel eşyasını temiz ve şık tutmalıdır. Temizlik ve güzellik ilke edinilmelidir. Mübalağaya kaçmadan, mutedil ölçülerle sürdürülen şıklık ve süslenme kesinlikle Müslümanca bir tavırdır. Süslenme konusunda fıkıh ölçülerini uygulayarak oluşturacağımız kuralları şu şekilde özetleyebiliriz: 1- Süslenme, temiz ve helal maddelerle yapılmalıdır. Domuz ve alkol ürünü ile süslenme caiz değildir. 2- Süslenmenin ekonomik boyutu, insanın diğer görevlerini ve ihtiyaçlarını etkileyecek oranlara ulaşmamalıdır. Süslenmenin yeri ve önceliği, doğallık sınırını zorlamamalıdır. Başka bir zaviyeden bakıldığında israf riski ile yapılan bir süslenme zorlamadır, caiz değildir. 3- Süslenme, ikinci insanları yanıltma üzerine olmamalıdır. Evlenmesini kolaylaştırmak için yaşını küçük gösterecek tarzda yapılan uygulamalar caiz değildir. Süslenmede ilke, şıklık ve temizlik olmalıdır. 4- Allah’ın yarattığı fıtratla asla oynanmamalıdır. Kaşların aldırılması, peruk kullanma bu anlamda kötü örneklerdir. Bilhassa estetik ameliyatlar, tıbbî ihtiyaçtan kaynaklanmalıdır. Vücuda yaptırılan dövme bu alanda en kötü örneklerdendir. 5- Süslenme ve diğer müdahaleler, kadının erkeğe, erkeğin kadına benzemesi sonucunu doğurmamalıdır. Bu kural giyim-kuşamda da geçerlidir. 6- Batıl ehlini taklit olabilecek uygulamalardan uzak durulmalıdır. Yüzden örnek verecek olursak; sakal Müslüman için fıtri bir süstür. Süslenme anlayışımızda, sakalsız bir süslenme olmamalıdır. 7- Kadının eşine karşı süslenmesi dışında, şehveti körükleyici bir süslenmeyi de benimsememiz mümkün değildir.
Ortada sağlık açısından bir zorunluluk varsa ve bu başka bir yöntemle sağlanamıyorsa böyle bir yorgan kullanmanızda sakınca olmaz.