Fetva Meclisi
Soru
Yeni gelişen dijital oyunlarla çocukların hata büyüklerin oynamasına nasıl bakmalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Dijital oyunlar teknolojik gelişmelerle birlikte ivme kazanmış, son dönemlerde hızla dünya geneline yayılmış; binlerce kişinin çalıştığı, milyonlarca insanın etkileşime girdiği ve kitleleri etkisi altına alan büyük bir endüstriye dönüşmüştür. Dijital oyunlar, mahiyetine ve işlevine göre farklılaşmaktadır. Aksiyon, dövüş, spor gibi eğlence oyunları yanında deneyim kazanmak, eğitim ve sağlık gibi farklı alanlara hizmet eden oyunlar da geliştirilmiştir. Dijital oyunlar, doğru ve etkin kullanılması halinde duygusal, fiziksel, psiko-sosyal açılardan müspet etkiler oluştururken uygun olmayan oyun seçim ve süreleri ile fiziksel-ruhsal deformasyon ve bağımlılık başta olmak üzere çok yönlü olumsuzluklara da sebep olabilmektedir. Öte yandan dijital oyunlar propaganda aracı olarak da kullanılmakta; oyun karakterleri ve reklamlar aracılığıyla genellikle de örtülü mesajlarla İslam karşıtlığı ve nefret söylemi işlenmekte; ırkçılık, cinsellik, şiddet, korku ve baskı gibi unsurlarla dinî ve ahlakî değerler dejenere edilmektedir. Dijital oyunların hükmü, mahiyetine ve etkisine göre farklılık gösterir. Prensip olarak dinî ve ahlakî açıdan mahzur barındırmayan eğlence, eğitim, strateji, tasarım, bilgi, dikkat, teknik, motor becerisi vb. yönlerden kişiyi geliştiren dijital oyunları oynamak mubahtır. İslam inanç esasları ve temel hükümleriyle alay eden, İslâm’ın kutsallarını, değerlerini ve Müslüman kimliğini tahkir eden, şirk ve inkârı (küfür) yücelten, batıl dinleri ve inançları öven; kumara alet edilen, amacı veya muhtevası eşcinsellik ve müstehcenlik gibi haram hususlar olan oyunları oynamak haramdır. Ayrıca kişinin ruh sağlığını, psikolojisini ve davranışlarını olumsuz yönde etkileyen; suç, ırkçılık, zorbalık vb. kötü alışkanlıklara götürme ihtimali yüksek olan oyunları oynamak harama yakın mekruhtur. Bunun yanında dijital oyun platformları içerisinde yer alan yazılı veya sözlü sohbet bölümlerinde kişilik haklarına ve mahremiyet ilkelerine riayet edilmeli, bu oyunlar bağımlılığa ve vakit israfına yol açmamalı; namaz, oruç vb. dinî yükümlülüklerle beraber kişinin eğitim, iş/görev ve aile içi ilişkiler gibi alanlardaki sorumluluklarında da ihmale sebebiyet vermemelidir.
Bu çağın önümüze getirdiği elektronik oyunların hayatımızda ciddi bir yer işgal ettiği açıkça görülmektedir. Küçük bebeklerden aile reisi insanlara kadar bir hastalık boyutunda toplumu etkisi altına alan salgına dönmüştür ne yazık ki. Uzun zaman geçmeden eşler arasında ayrılma nedenlerinde ilk sıralara bile taşınabilir diye endişelerimiz yok değildir. Bu tür oyunlar için söylenecek ilk söz mübah olmasıdır. Mübah, farz değil haram değil demektir. Yani serbest bir konudur. Bu temel kuraldan sonra ayrıntılara göre bu oyunların hükmü de değişebilir: • Zarar ve fesat kavramı devreye girdiğinde bu oyunlar için sakınca da devreye girer. Söz konusu “zarar”, ekonomik, dini, ahlâki veya sağlıkla ilgili olabilir. Hangisi olursa olsun zarar veren giderilir. Kural böyledir. • Bu konuda karar verileceği zaman genel duruma bakılır. Mesela genel olarak sakıncasız ama bir iki kişinin oynamasında bir sakınca var diye, umumi bir yasak olmaz. Aynı şekilde, genelde zararlı ama bir iki genç o oyunları yararlı işlerde değerlendiriyor diye de müspet bir karar verilemez. Karar yoğunluğa göre verilir. • Söz konusu oyunlar akidemiz açısından zarar veriyorsa mesela kâfirlerin sempatik olmalarını sağlıyorsa, onların dinlerinin veya sistemlerinin reklamını yapıyorsa, haramlardan bir haramı göz önüne çıkarıyorsa; ahlâk erimesine neden oluyorsa; avret teşhiri, kadın erkek avreti hassasiyetini yıpratmaya neden oluyorsa; öğrencilerin derslerini, iş sahiplerinin işlerini etkiliyorsa; sağlık açısından sakıncalar oluşturuyorsa, insanların akıllarını donduruyorsa; mal israfı nedeni oluyorsa; aile düzeni açısından risk oluşturuyorsa… Bu oyunların oynanmasına haram bile diyebiliriz. Bunun dışında genel hüküm mübah olmalarıdır.
Müslüman’ın eğlencesi, günah unsuru taşımayan, farzlarını engellemeyen, harama çağırmayan şekilde olmalıdır. Spor yapmak, arkadaşlarla muhabbet, aileyle piknik, kitap okumak, beceri geliştiren hobiler, bazen zekâ oyunları veya temiz içerikli bilgisayar oyunları bu kapsama girer. Bilgisayar oyunlarında iki noktaya dikkat gerekir: İçerik haram çağrıştırıyorsa (açık saçıklık, küfür, şiddeti yüceltmek vb.) oynamak caiz olmaz. Fazla vakit alıp namaz, ders, aile hakkı gibi farzları ihmal ettirirse mubah olan da günaha dönüşür. Karakter meselesinde, 3 boyutlu oyun figürleri âlimler arasında “resim mi, yoksa gölge/temsili şekil mi?” diye tartışılmıştır. Eğer bu şekiller put anlayışına sebep olacak, çıplaklık gibi haram unsurlar taşıyacaksa haramdır. Sade, çıplak olmayan, putlaştırılmayan figürler için genel olarak âlimler mubah görüşündedir; fakat ihtiyatlı olmak daha güzeldir.
Yaşadığımız zamanın teknolojik gelişmeleri akıl uçuracak düzeye gelmiştir. Oyunlar da bu gelişmeden nasibini almış görünmektedir. Klasik oyunlar olsun yeni nesil oyunlar olsun oyunları şu riskleri açısından ele almak gerekiyor: - Kumar olmaları veya kumara alıştırmaları, • İbadetleri ve insani bağlantıları ihmal nedeni olmaları, • Kâfirlere ait değerleri içselleştirmeye neden olmaları, • Mal ve zaman israfına neden olmaları. Bu sorunlardan biri bulunduğunda bile bu oyunların dini hükmünün ne olacağını sormaya dahi gerek yoktur. Bu sorunlar yoksa oyun mübah olan işlerdendir. Her mübahın da sınırları vardır. Ekmek yemek de mübahtır ama sınırları ve ölçüleri kollandığında mübah olarak kalır, aşıldığında hükmü değişir. Özellikle de eğitim amaçlı oyunlar için bir gereklilikten de söz edilebilir. Bazı muasır âlimler, bu elektronik oyunların kontrol edilebilirliği olmayacağını, gençlerin akidesine olumsuz etki edeceğini görerek/zannederek esastan haram olması gerektiğini düşünmektedirler. Bu da incelenmeye değer bir görüştür. Bu oyunlarda: a. Akide açısından bir sakınca bulunmamalıdır. b. İbadetleri engellememelidir. c. Ahlâk kaymasına neden olmamalıdır. d. Toplumda uzun vadede bile olsa kin ve nefret yerleştirmemelidir. e. Mal ve zaman israfına neden olmamalıdır. f. Asla kumar mantığı bulunmamalıdır. Bu şartlarda bu oyunlar oynanabilir ama ne kadar kurallar korunabilir, çizgi aşılmaz olduğu önemli bir sorudur.
Telefon veya bilgisayar oyunları için direkt haram dememiz mümkün değildir. Muhtevası haram olan bir oyun için bu söylenebilir. Kumara alıştıran veya oynatan, cinselliği kışkırtan, kâfirleri sevdiren gibi sakıncalar olmadıkça oyun haram değildir. Oynanırken harama sebep olması mümkündür. Öyle bakıldığında bilgisayar için de baştan yok demek gerekir.
Bu sorunun cevabı hayatın içinden de çıkarabilirsiniz. Yediğimiz içtiğimiz şeyler, giydiklerimiz bir noktayı aşınca sorun nedeni olabilmektedir. Hatta yaşamamız için şart olan hava bile bir seviyeden sonra burnumuzdan girince ölüm nedeni olabiliyor. Mesela karlı bir fırtınada nefes almak zor olabiliyor. Mubahlar da böyledir. Dinimiz mubahları mü'min için serbest alan olarak bırakmıştır ama bir noktadan sonra mekruha, ondan sonra da harama dolayısıyla sakıncalı noktaya taşabilir. Bunun için mubahları değerlendirirken şu hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir: Harama kayma riski mubah için sınır olmalıdır. Bu haram alkolden, ibadet ihmaline, aile içi görevleri aksatmaya kadar pek çok alan için geniş bir yelpazede düşünülmelidir. Gereğinden fazla konuşmak da buna dâhildir, aslı mubah olsa bile nemimeye veya gıybete götürdüğünde haram sınırlarına girmiş olur. Kazancı artanın hayatını din dışına kaydırması da buna benzer. Mubahlara en çok temas eden konulardan biri de israf konusudur. İsraf haramdır. Hangi konuda olursa olsun israf varsa esas mubah bile olsa uzak durulmalıdır. Bir başka hassasiyet ise mubahların dünya sevgisini putlaştırması riskidir. Dünya sevgisi abartıldığında ve kontrol dışına taşırıldığında ibadetler ihmal edilecek haramlara temas sağlanacaktır. Bu da kul için bir tehlikedir. Bu tehlike önceden giderilebiliyorsa ki giderilebilir, biz de mubahlarda sınırsızlık olamaz deriz. Elbette bu sınırı da din belirlemelidir.
bilgisayar oyunu konusundaki diğer fetvalar
Hanefi mezhebi alimleri menfaatler üzerinden ticareti uygun bulmazlar. Bu da menfaati satmak olduğu için caiz sayılmaz. Diğer mezheplere göre ise haram bir oyun değilse caiz olabilir. Tamamen hayal ürünü olan bir oyunun satılması ise olmayanı satmak olacağı için her türlü caiz olmaz.
Oyun zaten adı üstünde oyun; geneli sakıncalı ve caiz olmayanlardan oluşmaktadır. Ne kadar helal olacak ki bir de üzerine yalan ve aldatma getirilince helal olabilişin. Bu işlem tam anlamıyla bir hile üzerine kuruludur veya hile karıştırılmıştır. Söylenebilecek en kolay söz, haramın tonunun ağırlaştırılmış olması şeklindedir.
İki veya daha çok kişinin bir bedel koyup karşılığında kazanma ihtimali için oynanan oyun olduktan sonra kumar kumardır. Köyde çakıl taşları ile oynanması ile özel makinelerle oynanması arasında fark yoktur. Elektronik sistemler ve cihazlar bu haramı daha kolay ve cazip hale getirdiği için haramlığı ve tehlikesi de daha büyük olmuştur. Normal kumar hangi zararı veriyorsa modern kumar kat kat onu vermektedir. Daha kolay ulaşılan, daha kolay oynanan elektronik kumar aileyi ve toplumu daha çabuk ifsat etmektedir. Kısa zamanda bağımlılık yapması da bunun göstergesidir. Büyükler, gençler hatta çocuklar bu illete dalıp gitmektedirler. Kumar oynayanların bir mekânda toplanıp oynamaları ile birinin bir kıtada diğerinin öbür kıtada olması da aynıdır. Bu kumar türünü daha sakıncalı hale getiren farklılıklardan biri de uluslararası şer şirketlerinin insanları sömürmesi ve sömürdüklerini insanlığın ifsadı için kullanmalarının daha yoğun olmasıdır. Gerçek bir para veya mal alıp verme şeklinde yapılmıyor olsa bile elektronik oyunların kumara benzeyen şekillerinden kesinlikle uzak durulmalıdır. Yarının açık bağımlılığı ve haramını bugünden hazırlayan ve kolaylaştıran bir oyun da haram kabul edilmelidir.
Hilesiz oyun oynamak, sabır ve emeğin kıymetini öğretir. Oyun bile olsa helal ve haram çizgisine dikkat eden bir mümin, Allah katında büyük bir incelik sahibidir. Hileye gerek kalmadan kazandığın şey hem vicdanını rahatlatır hem de karakterini geliştirir. Allah seni doğrulukla, dikkatle ve ahlâkla yaşamaya muvaffak kılsın. Oyun gibi masum görünen alanlarda bile “helale harama dikkat eden” gençler ümmetin umududur. Rabbim seni o güzel gençlerden eylesin.
1.Hile; dinimizde yasaklanan mü’minin asla başvurmaması gereken bir husustur. Müslümanın özü de sözü de bir olmalıdır. Dinimizde; “Harama götüren vesileler de onlar gibi haramdır.” kaidesi vardır. Eğer yapılan eylem bir haramı direkt veya dolaylı olarak işin sonunda o yanlışa yönelik davetiye çıkarıyorsa ona da haram muamelesi yapılmaktadır. Misal; zina çirkin bir eylemdir ama o yola sevk edecek bakma eylemi de yasaklanmıştır ki zina gibi bir tehlikeye sevk etmesin diye. Kişinin önce “şaka veya sadece oyundu” gibi bahanelerle başlattığı, uzun uzun başında vakit geçirdiği sanal bir oyun daha sonra huy halini alabilir buna öncelikle dikkat etmek gerekir. Hiçbir durumda kişi adı “oyun” bile olsa kendisini korumak adına hile gibi bir yola başvurmamalıdır. 2.Çevrimiçi (online) bir oyunda her şeyden önce bir isim ve kimliği ile karşı tarafta bulunmaktadır. İstediğini elde edemediğinde hoş olmayan bir yola başvuran kişi izlenimi vermemelidir kişi. Bu da insanı zayıf hale düşürebilir. 3. Oyunda, çevrimdışı (offline) olduğu durumda hile yapmanın günah olup olmadığı sorgulanmadan önce internet üzerinde oyun oynamanın doğru bir hareket olup olmadığı değerlendirilmelidir. Sonuçta adı “oyun” olan bir şey kişi için ne kadar gereklidir? Mü’minin dinlenmesi, eğlenmesi, ailesi ve arkadaşlarıyla keyif yapması mübah olan bir durumdur, bunların olması da gerekir. Ama kendisine ve beraberinde başkasına fayda vermeyen bir eğlenceden uzak durması gerekir zira bu tür eğlence tarzında uzun uzun vakit geçirmek en başta zihni yoracak bir durumdur. Bunun yanında “karşı tarafta kimse olmadığı halde hile yapmak haramdır” denemez aşırı düşüncelere girip vesveseli bir hale de girmemek gerekir ama boş bir eylemdir. Allah sabit olmamızı nasip etsin. Allah’a emanet olunuz.
Sadece oyun üretmek ve satmak kazancı haram kılmaz. Oyunun içeriğinde Şeriatımıza aykırı bir şey bulunması veya yaygın olarak insanların o oyunla iman, ibadet ve sosyal sorumluluklarından uzak kalmaları gibi bir sonuç oluşuyorsa oyun sakıncalıdır deriz. Bizim şahsi kanaatimiz için bu dijital oyunların bir nesli dininden ve insanlığından uzaklaştırmanın ana figürlerinden biri olduğu için caiz olmayacağı şeklindedir.