Fetva Meclisi
Soru
Duvara âyet yazılması veya nakşedilmesi günah olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Camiler, mescitler Allah’ın evleri olarak bildiğimiz mekânlardır. Bu sebeple mescitlerimizi namaz ve takva ile canlı tutmak, güzelleştirmek gayemiz olmalıdır. Sanat eserleri ile süslenmiş mescit Allah’ın bizden oluşturmamızı istediği mescit değildir. Şüphesiz dinimizi temsil eden bir mekân, her türlü güzelliğe ve hizmete layıktır ama bu, asla o mekânın asıl misyonuna galip gelmemelidir. Caminin duvarlarının sıva ile bırakılmış olmasından daha ağırı o caminin cemaatinin olmamasıdır. Böyle düşünmeliyiz. Sorunuzun cevabı olarak net ve kesin bir zaman, şekil veremeyeceğim, bunu incelemeye de vaktim yoktur, hakkınızı helal edin ama kısaca şunları söyleyebilirim: Mescitlere sanat eseri denebilecek ilk uygulamalar yaklaşık olarak Osman bin Affan radıyallahu anh zamanına dayandırılabilir. İlk resmi müdahale de Emevi halifesi Velid bin Abdülmelik zamanına tesadüf eder. O günler, ashabı kiramın yaşadığı son zamanlara rastlamaktadır. Mescitlere yapılan nakışlar, duvarlarına yazılan âyetler ne kadar benimsendi, ne kadar tepki gösterildi bilemiyoruz ama huzur adına açık bir haram olmayan şeylerde sessiz kalmış olmaları da muhtemeldir. Netice olarak teberrük için, okuyana vaaz olsun için yazılmış olabilir. Fukaha ise Kur'an âyetlerine saygıda sıkıntı oluşturma riski olan durumlar için kerih olarak görmüşlerdir bu yazma işlemini. Bilhassa kıble duvarındaki bu tür işlemelerin, namaz kılanın dikkatini dağıtma sıkıntısı da bulunmaktadır. Bu da ayrı bir kerahet konusudur. Bunu direkt bir haram konusu olarak görmek yerine; • Yazılan âyet veya hadisin ya da asılan bir âyet levhasının, bir basit görme oluşturup oluşturmadığına, • Anlaşılır bir şekilde ve uygun olanın olup olmadığına bakılarak bir karar verilebilir. Öyle veya böyle, camilerimizi oradaki namazlarımız ve uhuvvetimizle süslemeliyiz. Gerisi olmasa da olur.
Özellikle Hanefi mezhebi fukahası Kur'an ayetlerinin altın zemin üzerine yazılmasını caiz görmüşlerdir. Fakihlerden bazıları da Kur'an ayetlerinin böyle işlerle asıl saygının dışına taşırılmış olacağını düşünerek bunu caiz görmemişlerdir.
Aleykümselam. Müstehcen bir şekilde bulunulmayan odada ayet ve hadis levhalarının bulunmasında sakınca yoktur. Tv ve benzeri cihazlarımızı o levhalar bulunmasa da ahlaksız olmamalıdır zaten. Çocuklarımıza din motifi işlemekte bu tür levhaların müspet etkisi olabilir. İnşaallah bizim de etkilenip ahireti hatırlamamıza vesile olur. Size dualar ederim, dualarınızı beklerim. Allah'a emanet olunuz.
Üzerinde Arapça Allah’ın adı veya ayet yazan kâğıtların kesinlikle çöp gibi yerlere atılması caiz değildir. Yakılmalıdır. Türkçe veya başka bir dil ile yazılanları ise mümkün olduğu kadar çöpe atmamalıyız. Onların da yakılması doğru olandır.
Dinimiz naslar üzerinden yaşanmaktadır. Yani âyet ve hadislerle çizilmiş bir parkurda yürümekteyiz. Mesela, Kur'an'ın yazılı metnine abdestsiz (ya da cünüp olarak) tutulmayacağı hükmü âyette geçmektedir. Ama aynı âyet veya başka bir âyet, abdestsiz okumaktan söz etmediği için fukaha böyle bir hükmü bize aktarmıştır. Kısaca mesele, âyet ve hadislerle bağlı kalmamızdan kaynaklanmaktadır. Bu tür konularda fukahanın yolunu izlemek en iyisidir. Aksi takdirde kaş yaparken göz çıkarmak da mümkündür.
Kur'an'ımızdaki ayetlerin hangisinin nesh edildiği ve yerine neyin geldiği meselesini fıkıh yolu ile kesin sonuca ulaştırabiliriz. Bugün müminlerin dışında kalan kitlelerle nasıl yaşayacağımız konusu fıkhın konusudur. Bu konuda ilk asırlardan itibaren fukaha eserler vermiştir. Günümüzde de muasır ulema bu konu ile alakalı ayrıntılı çalışmalar yapmışlardır. Dolayısıyla Kur'an'ımızdaki bir veya iki ayeti esas alarak bugün nasıl bir siyaset izleneceğini belirlemede başarılı olamayabiliriz. Esasen fukahanın da Kur'an dışına taşma gibi bir durumu da yoktur. Ayetlerin bir bütün olarak ele alınması şeklinde de anlaşılabilir bu durum. Özet olarak sorunun çözümünün fıkıhta olduğunu ve çözülmüş olduğunu söyleyebiliriz.
abdestsiz konusundaki diğer fetvalar
Telefon cihazı Mushaf hükmünde değildir. Ondan abdestsiz de okuyabilirsiniz ama Kur'an okumaya karşı beden ve ruhumuzu hazır tutmamız daha uygundur.
Bunun için tevbe ve istiğfar edin. Kendiniz o namazı muhakkak kaza edin. O namazda orada bulunduğunu bildikleriniz varsa onlara o gün abdestinizde bir sıkıntı olduğundan şüphe ettiğinizi söyleyerek sabah namazını kılmalarını söyleyin.
Dokunamazsınız/dokunmamalısınız.
Telefona yüklenen Kur’an-ı Kerim, Mushaf gibi değildir. Bu sebeple Mushaf’a abdestsiz tutmama kuralı Kur’an yüklenmiş ama o esnada Kur’an sayfaları açık olmayan cihazlar için geçerli değildir. Ancak ekranda Kuran-ı Kerim olduğu zaman cihaz abdestsiz tutulmamalıdır.
Selamünaleyküm.Elin durumu ile dilin durumu aynı olmadığından el için abdest gerekmektedir, dil için gerekmemektedir. Kuran'ın bir muhtevasına bir de üzerinde yazılı olduğu kâğıdına saygımız vardır, olmalıdır. Kuran'ın tilaveti bir tür zikirdir, zikir için de abdest gerekmemektedir.