Fetva Meclisi
Soru
9 yıllık evliyim ve iki erkek evladım var. Eşimin son iki yıldır itikadı bozuldu. Artık alenen sorgulamalara başladı ve bu sorgulamalar küfre vardı. İlk olarak, ‘neden bütün aradıklarımızı Kuran'da bulamıyoruz? Neden farklı mezhepler var ve bu mezhep imamları ayetleri farklı yorumluyor? Allah neden sade bir dille indirmemiş ve bu kadar yoruma açık ayetler var?’ bu ve benzeri sadece araştırmaya yönelik sorulara yoğunlaşmıştı. Bazı forumlarda merak ettiklerini aradı bütün bir yıl. Bazen, ‘şu ayet ne kadar saçma, öyle değil mi? Resmen çelişkili. Bak şu forumda bu ayeti ele almışlar, çelişkiler bulmuşlar’ derken hocam, en sonunda, ‘bence din çok saçma. Tamam, bir yaratıcı var ama dinlere inanmıyorum’ dedi. Cuma namazlarını bıraktı ilk olarak. Ardından bu Ramazan-ı şerifte bir kere bile oruç tutmadı ve bayram namazına dahi gitmedi. Ben de bunun üzerine, ‘lütfen! Bak çok küfre girdin, maazallah ölsen imansız gidersin, kelime-i şehadet getir, imanını tazele’ dedim. Eşim, ‘anlamı ne, bir söyler misin?’ dedi. Ben de, ‘Allah birdir ve Hz. Muhammed onun kulu ve elçisidir’ dedim. O ise aynen şu cümleyi kurdu: ‘Ben buna şahitlik edemem. Muhammed’i görmedim ve inanmıyorum.’ Bu ve benzeri şeyler oldu hocam. Şimdi benim nikâhım düştü mü, evli kalmam caiz mi? Nasıl bir yol izlemeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah sana gerçeği erkenden göstermiş. Sen de belanı aramıyorsan kaç ve kurtul. Uzak dur. Belana koşarsan da kimseyi kınama daha sonra!
İşler böyle başlıyor kızım. Herkes iyi niyetle ve haklı bir mantıkla giriyor yola da sonrası istediği gibi yürümüyor. On sekiz yaşında çocuk denebilecek yaştasın. Kendini aldatmışsın. Farz oldu derken ne demek farz ve nasıl oluyor, bunu ne kadar soruşturdun? Her neyse şimdi şuna bak: Evliliğin fıkha göre muteber mi? Şahitler kimdi ve ne üzere nikâhlandınız? Bunlarda bir sorun yoksa nerede ve nasıl evlilik sürdürüyorsunuz? Korsan ve kaçamak bir evlilik seni delirtebilir, dikkat edesin ve hepsinden önemlisi şimdi kulluğu tam yapmaya bak. Namaz başta olmak üzere donanın eşinizle kulluk işlerinize ki hayatınıza bereket gelsin. Aksi takdirde sen de eşin de kısa süren bir macera yaşamış olabilirsiniz. İlk fırsatta da anne babanın haberi olacağı bir evliliğe dönüştür bunu.
Ağır bir hizmet, acil bir durum söz konusu olduğunda gitmen zorunlu olur. Normal durumlarda gitmeyebilirsin.
Bacı, “ben Müslüman değilim” diyen biri ile aranızda iman farkı oluşur. Bu farkla nasıl nikâhlı kalabilirsiniz? Önce bunu çözmelisiniz. Eşiniz Müslüman değil ise sizin nikâhınız yoktur zaten. Namaz kılmayabilir ama dinden çıkmak daha başka bir şey. Çarşaf ise tesettürün olmazsa olmazı değildir. Çarşaf olmayan ferace gibi tesettürler de var, onları giyebilirsiniz. Çarşaf yüzünden boşanmanızın anlamı olmaz. Tekrar ve daha geniş düşünün. Allah yardımcınız olsun.
Kıymetli kardeşim, sonunda evlilik düşünmediğin bir ilişki bir oyalanmadır ve kötü niyetlidir. Bunun caiz olmadığı gün gibi açıktır. Sonunda evlilik niyeti taşıdığın ilişkilerinin de ciddi bir şekilde sürmesi icap eder ki bu da aileleri devreye sokup görüşmenin kurallarını gözeterek, gerekli istişareleri istişareye ehil kişilerle yaparak ve bu süreci çok uzatmayarak olur. Allah'a kul olma gibi sorumluluğumuz olduğunu unutmadan bir yol yürümemiz gerekiyor. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Tam bu anlattığınız gibi bir eş dinden çıkmış sayılır. Bir Müslüman olarak siz onun eşi olamazsınız. Onu karşınıza oturtup durumun vahametini konuşun. Konunun eşliğin bitmesi veya devam etmesi olarak anlaşılmasını söyleyin. Son sözleri bu sözler olan bir erkek, Müslüman kadının kocası olarak kalamaz. Ayrılmanız gerekir. Tabii bu arada eşinizin ailesiyle de görüşün ve destek isteyin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Gerçekten damladığını görünceye kadar vesvese kabul edin. Bir süre hiç bakmayın. Böylece bu kuruntuyu kurutun.
Öşür verilirken öşür niyeti ile verilmedikçe öşür olmaz. Onu alan kişiye bırakırsanız sadaka olur.
Kitaplara gelince iki şeye dikkat ederek okumak gerekir. Birincisi, imanını gizlice kemirip kemirmeyeceğidir. İkincisi de açık bir haram ihtiva edip etmediğidir. Şehvet sahneleri de bunlardan biridir.
Evet, ortada bir fındık israfı vardır. Bu israf bir kurala dayanmaktadır. O kuralın kendi içinde bir mantığı vardır. Kurallar her zaman çıplak gözle izlenebilen gerçeklerle dolu olmayabilirler. Bir milli servet israfına rağmen yöneticiler beş kilo alınmasını istemektedirler. Ayrıntısını incelemek yöneticilerin sorumluluğunda olur. Oradaki çalışanların meri kurallara uymaları gerekir. İsraf görüntüsüne rağmen şüpheli bir mal edinme riskine karşı da atılacak olanları almamalıdırlar. Aldıklarının helal olmayacağını zannederiz.
Bu ifadede bir nebze abartı var. Bir acıyı hatırlatmak için yapılmış abartı olabilir bu.
Evet, böyle bir durumu burada masa başında değerlendirmem kolay ama sizin yaşadığınızı takdir etmem zordur. Eğer siz, namazın nasıl bir ibadet olduğunu biliyorsanız oradaki şartları da değerlendirirken vereceğiniz karar inşaallah kurtarıcı olur. Bir kere yoğun bakım hastalarını bırakma gibi bir seçeneğimiz yoktur. Mümkünse tedavi vaktini beş dakika ileri veya geri alıp alamayacağımızı bakalım. Bir arkadaştan yardım isteyip istemeyeceğimizi bakalım. Mescide gitme yerine hemen orada temiz bir çarşaf üzerinde sadece farzı kılma yönteminin yeterli olup olmayacağına bakalım. Sünnetleri kılmasanız da olur ki, toplam dört dakika sürecektir bu. Hiçbir fırsat olmuyorsa Allah'ın mağfiretine sığınırız.