Fetva Meclisi
Soru
Hocam gerdek gecesini düğün gecesi mi yapmamız gerekli? En fazla ne zamana kadar uzatabiliriz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Gerdek gecesinde kan görülmesi şart değildir. Sadece bu nedenle iffet tartışması oluşturmanın doğru olmayacağını bilmeliyiz. Bir doktor yardımı da alınabilir.
Nikâh kıyıldıktan sonra cinsel ilişkiye girmek şart değildir. Ayrıca evlendikten sonra cinsel ilişkinin olmaması nikâhı da düşürmez.
Nikâh kıyılırken aybaşı olmanın hiçbir artısı veya eksisi yoktur. Bunu tabii bir durum gibi görün. Mübarek olsun.
Nikâh, nikâhtan sonrası için bir teminattır. Geçmiş için samimi bir tevbe yapmalıdırlar. Allah'a emanet olun.
Nikâh ya nikâhtır ya da değildir. Eğer nikâh ise ebedîdir, zaman onu aşındırmaz. O dönemdeki nikâh, ihtiyaten yani yedek dursun mantığı ile yapılıyorsa o nikâh olmayabilir.
Kayınpederiniz dinen ve hukuken böyle bir hak sahibi değildir ama onun yaşadığı toplumun hassasiyetlerine dikkat etmesini sizin kabullenmeniz gerekir. Bu nedenle düğünden çok önce nikâh akdedilmesinin iyi olmayacağını söylüyoruz. Gereksiz yere böyle bir meseleden dolayı aranıza fitne sokmayın. Sabredin. Böylece senden erkek bir aile reisi olacağı da anlaşılmış olsun.
cinsel birliktelik konusundaki diğer fetvalar
Bu insanca bir şey değildir.
İLÂ, kocanın eşiyle cinsel ilişki yapmamaya yemin etmesidir. Ciddi veya espri ile olması arasında fark yoktur. Erkek eşine “seninle cima etmeyeceğim” derse ortaya çıkan hükme ilâ denmektedir. İlâ yapmak kadına eziyet etmek kastedildiği zaman haram bir iştir. Yalnız burada şu incelik bilinmelidir: İlâ, erkeğin yemin etmesi ile gerçekleşir, yemin yoksa ilâ da yoktur. İlâ yemini yaptıktan sonra DÖRT AY geçer ve erkek yemininden vazgeçmezse Hanefi mezhebi fukahası erkekle kadın arasındaki nikâhın kendiliğinden düşeceğini söylemişlerdir. İlâ yapan erkek, dört ay dolmadan önce yemininden vazgeçerse yemin keffareti verir. Dört ay dolduktan sonra eşine dönerse keffaret gerekmez. İlâ’dan dönmek cinsel ilişki ile olabileceği gibi sözlü olarak da olur.
Yatak odasına dair benzetmemiz, evlilikte eşler arasındaki ilişkiyi temsil etmesi içindir. Buna göre şöyle bir tablo çıkmaktadır: a- Bazı evliler, birbirlerinin şehvetini söndüren itfaiyeci gibidirler. İyi bir evlilikleri vardır. Evliliklerinin anlamı vardır. Bunların yatak odası itfaiye odası gibidir. O oda sağ ayakla girilecek bir odadır. Peygamber aleyhisselamın bize nasihat buyurduğu evlilik o evliliktir. b- Bazı eşler de birbirlerinin ateşini daha fazla körükler durumdadırlar. Evliliklerinin anlamı yoktur. Onların evliliğini simgeleyen yatak odaları bu durumda yangın yeri gibidir. c- Sizin bu durumdan çıkaracağınız ders, bu evliliklerden hangisini yapmak istediğiniz veya ona nasıl hazırlandığınız şeklinde olmalıdır.
Karı-koca ilişkinizi daha doğal bir zeminde yaşayabilmek için ortak bir kanaate varmaya çalışınız. Kadının gece geç saate kadar beklemek zorunda olması fıtraten kendisini zorlayabilir. Erkek de kendi açısında zorlanıyor olabilir. Ortak bir karara varamamanız durumunda bir uzman desteği almanız birbirinizi daha iyi tanımanız anlamında yardımcı olacaktır. Günaha girmemek için uğraşmak, çabalamak ve ortak bir kanaati istişare ile uygulamak gerekir. Eşler birbirlerini taraflardan birine zulüm olacak bir pozisyona düşürmemelidir.
Ezan vakti girdikten sonra CİNSEL İLİŞKİ bitmiş olmalıdır. Vaktin girmesine rağmen ilişki devam ederse bu ilişki orucu mahveder. O anda niyet edilmiş bir oruç idiyse ALTMIŞ GÜN keffaret orucu tutulur. Vaktin girmesi ile beraber ilişki de bitmiş ise gusül daha sonra alınsa da oruca bir zarar gelmez.