İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam bir insanın ağır bir hastalığa yakalanması onun dünyadaki cezasıdır denebilir mi?

Cevap

Hayır böyle bir söz söylenemez. Peygamberlerden bazıları ağır hastalıklar geçirmişlerdir. Onlar için de mi aynı şeyi söyleyeceğiz? Evet, Allah Teâlâ, bazı kullarının bazı hatalarını dünyada iken cezalandırmış olabilir. Bu cezalardan biri de hastalık olabilir ama bunu “şunun hastalığı şu günahındandır” şeklinde söylemek sadece bilmeden konuşmak olabilir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle kati bir ifade kullanmak yerinde olmaz. İnsanın başına gelen sıkıntıların bu pencereden değerlendirilmesi açısından şunları söylememiz mümkündür: İnsanın başta Allah’ı inkâr ve genel olarak haramlar gibi işlediği suçlar dünyada iken asıl ceza ahirette olmak üzere ön ceza olarak ceza görmesine neden olabilir. Bireyler veya toplumlar için bu mümkündür. Ancak kimin hangi sıkıntısı böyle bir nedenle gelmiştir, bunu bilemeyiz, bilmemiz de mümkün olmaz. Özellikle günahkâr mümin insanların başlarına gelen sıkıntıları bu mantıkla değerlendirip gereğini yapmaları isabetli bir davranış olur. Bunun gereği de tevbe edip salih mümin olma yolunda yürümektir. Kimi zaman da kulun durumu iyiler arasında olmakla beraber o kulun derecesi yükselsin, daha çok sevap kazansın diye zorluk çekeceği sıkıntılar çektiği de olur. Peygamberler ve pek çok salih kulun bize ulaşan sıkıntılarında bu gerekçeyi okuyabiliriz. Bir başka yorum da şudur: Kulun günahkâr kimliği sıkıntı ve bela çekmesine neden olur. Kul sabreder kadere itiraz etmez ve ecir kazanır. Bu da bir nevi cezayı (belayı) hayra dönüştürmek olur. Bu incelikler kâfirler için geçerli değildir. Onların bu dünyada çektikleri sadece sıkıntı olarak kalır onlar için. Özet olarak denebilir ki: İman ve sabır ile karşılaşılan sıkıntılar öyle veya böyle mümin için kazanç vesilesidir. Kul, sıkıntıya düşmemek için tedbirli olur. Yine de sıkıntıya düşerse bu sefer insan olarak sıkıntıyı gidermek için yapabileceklerini yapar. Ve kazanan olur biiznillah.

Hocam insanın başına gelen sıkıntılarla belalar Allah’ın o kuluna cezası ve azab
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önce şu bilinmelidir: Eyyüb aleyhisselamın çektiği hastalığı/sıkıntısı bir cezalandırma değildir. Zira ayetler onu ve sabrını övmektedir. Hadislerde de onun bir hatasının söz konusu olmadığı anlaşılır. Meseleyi günahının cezası olarak değil de Allah’ın hikmetlerinden bir hikmet olarak görmek gerekir. Yaşadığı sıkıntı on sekiz yıl kadar sürdüğü belirtilen hastalığı ve insanların onun etrafından dağılmaları olmuştur. Eyyüb aleyhisselam ve diğer peygamberlerin çektikleri sıkıntıların asıl nedenini sadece Allah Teâlâ bilir. Biz, bize bildirilen kadarını bilebiliriz sadece. Genel bir bakışla baktığımızla onların sıkıntılarının şu nedenlere dayanabileceğini söyleyebiliriz: Peygamberler de beşerden biridir, melek değildirler. İnsanlardan bir insandırlar. Başlarına gelen olaylar da onların insan olduklarının açık bir belgesidir. Peygamberlerin evlenip çoluk çocuk sahibi olmaları, aile içinde sıkıntılar yaşamaları da insan olmalarını destekler bir bilgi olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle Eyyüb aleyhisselamın hastalığının ne olduğu bilinmemektedir ama ona yıllarca ağır eziyetler getiren ağır bir hastalık olduğu kesindir. Allah Teâlâ peygamberler üzerinden bütün mü'minlere hayatın nasıl ağır imtihanlarla yaşanabileceğini göstermiş olmaktadır. Onlar bile arzu ettikleri gibi huzurlu bir hayat yaşayamıyorsa diğer insanlar bu durumdan kendileri için büyük dersler çıkarmalıdırlar. Her durumda peygamberler sabrın en güzel örneğidirler. Pek çok peygamberin başına gelenlere topluca bakıldığında sabrın hayatın bütün alanlarını kuşatması gereken bir hava, bir su olduğu anlaşılacaktır.

Peygamberlerden biri olan Eyüp aleyhisselamın başına gelen sıkıntı ne idi ve seb
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir ağır zaruret olmadıkça harama bakmak, okumak, onu konuşmak harama ortak olmaktır. O haramın günahı oranında günaha girmek demektir. Böyle bir hatadan istiğfar gerekir.

Hocam, birinin yazdığı kötü şeyleri okuyunca biz sorumlu oluyor muyuz yoksa o ki
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Sanal olarak işlemediği var sayılabilir ama ideal olarak bu söylenemez. İnsanın hata işlememesi mümkün değildir.

Peygamberler haricinde bir insanın hiç günah işlememesi mümkün mü yoksa muhakkak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Allah o gün yardımcımız olsun; karşılaşalım veya karşılaşmayalım, durum ağırdır. O kişiyle karşılaşsan o ağır, onu yaratan ile karşılaşsan o daha ağır. Kul hakkını düzeltip ahirete gitmekten başka çaremiz yoktur.Evet, orada da helalleşmek mümkündür ama bu bizim ibadetlerimizden öbürüne verilmek yoluyla olacaktır. Allah Teâlâ bir yolla onu râzı edebilir ama böyle bir garanti yoktur, umuttur o sadece. Karşımızdakinin zararı telafi edilebiliyorsa açıklamaya gerek olmayabilir. Allah yardımcımız olsun.

Hocam bu dünyada helal edilmemiş bir kul hakkı için öbür tarafta o kişiyle hesap
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikle geçmiş olsun deriz size. Bunu özellikle tıbben inceletin. Zekâ veya başka bir alan itibariyle sıkıntılı mıdır değil midir baktırın. Dinen bu sizin zannettiğiniz şekilde bakmanız yerinde olmaz.

Benim bir erkek kardeşim var bebekliğinden beri hep kazalar, yaralanmalar üzerin

bela konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ne yazık ki dediğinizde haklısınız. Allah’a sığınıyoruz. Hasbunellah. İmanımızı korumak, Daha ağır fitnelere neden olmamak, Dinimize ait kavramların yıpranmasına karşı eğitim tedbirleri almak gibi ek faaliyetlerle üzerimize düşeni yapacağız. Ama unutmayalım: Açık bir belanın içinde gizli bir bela yaşıyoruz.

Hocam bu sıralar demokrasi ve hâkimiyet milletindir sözü çok kullanılıyor hatta
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu dünya hayatının belli kuralları vardır. Bunlara tabiat kuralları veya başka bir isim verilmesi sonucu değiştirmez; bu kurallar üzerinden biz ve diğer canlılar yaşıyoruz. İnsanların hataları ve isyanlarının yaşadığımız dünyaya ve buna bağlı olarak da hayatımıza olumsuz etki bıraktığını gözlerimizle de izleyebiliriz. İnsanların iyi olmasının hayatımızı etkileyen olumsuzlukları da iyileştirmeye katkı vereceği kesindir. Ne var ki bu iyi olma durumu bir iki kişinin namaz kılması ile sınırlı tutulabilecek kadar basit zannedilmemelidir. İnsanlık iyileşmeye doğru yön çevirmelidir ki toplu bir bereket ve iyileşme görülsün. Öyle veya böyle biz üzerimize düşeni yapar ve iyi olmaya gayret edersek en azından Allah katındaki sorumluluğumuz ve taşıdığımız vicdanımız için gerekeni yapmış oluruz. Bu da yarın ahirette azap çekmememizi sağlar biiznillah.

Hocam hataların ve günahların çokluğu arttıkça başımıza gelen bela ve dertler de
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Borcu olan bir müminin, o borcu karşılayacak birikimi varsa ya da borç açısından bir risk oluşmuyorsa dilediği gibi sadaka vermesinde bir sakınca olmaz. Borç açısından sıkıntı söz konusu ise öncelikli olarak borcu dikkate alarak hareket etmek gerekir. Öyle bir durumda sadaka tercih edilmemelidir.

Hocam birine borcumuz varken sadaka vermemiz dinen uygun mudur? Özellikle herhan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır olmaz. Bilakis güzel bir iş yapmış olursunuz. Buna dini literatürde “salih amelle Allah’a tevessül etmek” denir. Bu da dinimizin tavsiye ettiği amellerdendir. Fakirleri sevindirmek, onlardan dua talep etmek, ilim talebelerine destek olmak ve bunu yaparken “işlerim iyi gitsin, sıkıntılarım kalksın, belalar kalksın…” gibi niyetleri yapmakta sakınca yoktur.

Hocam iş ortamında sıkıntılarım var. Çok dualar ediyorum. Yine de sadaka versem,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sadaka belayı def eder biiznillah. Her zaman ama özellikle bela zamanlarında çok sadaka vermek gerekir. En iyi sadaka: En uygun zamanda, En işe yarar, En ehli olana verilen sadakadır. Bugünlerde kurban kesip sadaka olarak et dağıtmanın işe yaramıyor olması muhtemeldir. İnsanların bir liraya muhtaç olduğu günlere doğru hızla yürüyoruz. Böyle geniş bir açı ile bakınız. Allah kabul etsin.

Belalı günlerde Allah bizi korusun diye sadaka vermek istiyorum. Kurban mı kesse
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsanların başına gelen belalar, musibetler için GÜNAHLARI NEDENİYLE şeklinde bir tespit yapmamız yeterli değildir. Evet, günahlar da bir nedendir ama tek neden günahlar değildir. Peygamberler örneğinde olduğu gibi mesela hiçbir günahı olmayan çocukların da başına belalar gelebilmektedir. Belalar ve musibetler konusuna daha geniş bir açıdan bakılmalıdır. Biz insanız, bilgimiz ve idrakimiz bizim biyolojimizle sınırlıdır. Duyu organlarımız, aklımız gibi kapasitesi sınırlı ve fani nitelikte yardımcılarla biliyor ve kavrıyoruz. Bu durumumuz bizi ve bu büyük evreni yaratan Allah’ın her işini kavrama seviyesinde asla değildir ve olamaz da. Bu nedenle Allah’ın yaratması ile alakalı işlerde bizim kapasitemizin çok üstünde derin hikmetler olmasını kabul etmek zorundayız. Belki ahirette cennet ile mükâfatlandırıldığımızda buradaki meraklarımızın cevaplarını bulabileceğiz orada. Peygamberlerin başına gelen musibetleri de bu çerçevede anlayabiliriz. Onların derecelerinin yükselmesi, kendilerinden sonraki iman edenlerine mükemmel bir örnek olarak kalmaları gibi muhtemel nedenler de bu başlığa ilave edilebilir. En doğrusunu ise Allah Teâlâ bilir.

Hocam, insanların başına gelen belalar günahları nedeniyle ise peygamberlerin gü

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.