Fetva Meclisi
Soru
Hastanın tıbbi komaya sokulması caiz değildir denebilir mi? Bunu yapan doktor günah işlemiş olur mu? Şöyle bir itiraz yapılıyor: "Hastanın aklı tamamen uyuşturulduğu için kaybolmaktadır. Bu da tefekkür şeklinde de olsa ibadetini, kulluğunu engellemektedir. Tıbbi koma yapılmamalıdır."
Cevap
Benzer fetvalar
Hak etmediği bir bedduanın bir insana yapılması zulümdür. Eğer doktorunuz, tıbben yapabileceğini yapmış ve bir ihmali söz konusu değilse sizin ona bedduanız haksızlıktır. Yaparsanız zulmetmiş olursunuz. Duanız da kabul olmaz. İyi inceleyin, haksızlık etmeyin. Eğer doktorun ihmali varsa, ilgili makamlara şikâyet edip hakkınızı arayın. Böylesi daha iyi olur.
Bu konudaki kararda tıbbi kurallara bakılmalıdır. Tıbben “öldü” dendiğinde zaten dışarıdan bir gözle “ölmemiştir” demek mümkün değildir. Bu durumda iken de organlara işlem yapılması açısından ön kurallar sağlanmış ise müdahale yapılabilir.
Evli bir insanın çocuğu olmuyorsa tıbbî tedavi yöntemlerini uygulamalıdır. Bu uygulama esnasında ve daha sonrasında Allah'a dua etmesi de vazifesidir. Bunun dışında gidilmesi gereken bir yer ve kişi bilmiyorum.
Şu anda yapmanız gereken bir düzeltme yoktur. Yalnız insan canının söz konusu olduğu bir zamanda namazı bile bozmak caizdir hatta gerekli olduğu durum da olabilir. Bu sebeple böyle bir durumda gürültüye neden olmadan 'doktor var mı?' diye sormalı idiniz. Allah Teâlâ o hallere düşmekten hepimizi muhafaza buyursun.
Selamünaleyküm. Makine ile yapılan kesimin caiz olmayacağını düşünüyorum. Gazlı içecekler, fıkıhtan önce tıbbın engeline takılmaktadır. Tıbben kullanılması sakıncalı bir nesne fıkhen de sakıncalıdır. Ancak bu sakınca, tıbbın kurallarına bağlı olarak haramlıkla mekruhluk arasında iner çıkar. Henüz tıp, kati bir kural koyamadığı için haram demiyoruz ama ciddi bir tereddüt de taşıyoruz. Uzak durulması evladır.
Tedavi olmamayı normal gören görüşler olmuştur. Meseleyi bu açıdan ele almak yerine “tedavi olmak farz mıdır” şeklinde sorularak söze başlanırsa daha rahat anlaşılır zannederiz. Buna cevap olarak deriz ki: a- Bir trafik kazası örneğinde olduğu gibi acil kanaması olan birinin ölüm tehlikesi hâli ortada iken tedavi olması farz olur. Allah Teâlâ bile bile ölüme gitmeyi nehyetmiştir. b- Gebelik zehirlenmesi, mide kanaması gibi durumlarda acil tedavi farz olur. c- Diğer insanlara bulaştırma ve zarar verme niteliği olan hastanın gerekli tedbirleri alması farz olur. d- Bu nitelikli hastalıklarda tedavi olmadığı için ölen birinin kendi katili olduğunu söylememiz yerinde olmasa da hata ettiği ve vebale girdiğini söylememiz mümkündür.
doktor konusundaki diğer fetvalar
Hayır doktor fetva veren değildir. Doktor fetva verecek kişi veya makamın fetva için gerekli bilgisini temi etmektedir. Bu noktada da doktor ona sorulan meselede kararı bağlayıcı olan şahit durumunda olmaktadır. fetva verecek müftünün insan sağlığı ile alakalı ayrıntıları bilmesi mümkün değildir. Fetva da o ayrıntıları bilmeyi gerektiriyorsa bu ayrıntı, uzman doktordan alınmalıdır. Örnek olarak orucu alabiliriz: Kullanılan bir ilacın orucu bozmada temel prensibi oluşturan ‘yemiş veya içmiş olma’ noktasında olup olmadığını yani hasta bu ilacı kullanırsa bir şey yemiş gibi olur mu sorusunun cevabını fetva veren değil doktor bilebilir. Bu da doktordan sorulur/sorulmalıdır. Başka bir örnek de down sendromu ya da otizm teşhisi konmuş kimselerin mesela evlilikleri açısından ne kadar caizdir ne kadar değildir sorusunun cevabı onların o hastalık açısından ne durumda olduklarına bağlıdır. Bunu da ancak uzman doktor bilebilir.
Allah yardımcınız olsun. Önemli ve alternatifi zor oluşabilecek bir mesleğiniz var. Gayret edin her saatiniz ibadet değerinde olsun. Bedensel temasa ve laf gevşekliğine dikkat ettiğiniz sürece bu durumda halvet oluşur diyemeyiz. Dikkat edin ve imanî hassasiyetinizden asla taviz vermeyin.
Tıp dünyasında genel kabul görmüş kıyafetler kullanılmaktadır. Beyaz tercih edilmesinde temizliğin belli olması vb. hususlar olsa da herhangi bir dinî boyutu olan bir konu değildir. Ameliyat vb. durumlarda da kullanıma göre farklı tarzda önlükler kullanılması doğaldır. Müslüman doktor, hangi önlüğü giyerse giysin insan ile temasın birebir olduğu bir alan olduğu için kibre kapılmama mücadele vermesi ise onun cihat alanlarındandır. Doktorluk mübarek mesleklerden görülmektedir. Bir insanın hayatına etki etmek çok önemlidir. Yaratıcısını unutmadan, insanlara saygısını yitirmeden yapılan hizmet mübarektir. Böyle bir hizmet vesilesi ile bir insanın sağlığına kavuşması, o kişinin yaptığı ibadetlere vesile olmaktır. Her an kendini hem maddi hem manevi geliştiren, insanlığa hizmeti bir dava gören doktor olana dualar ederiz. Rabbimizi unutmadan, kibir önlüğü giymeden hizmet etmeleri nasip olsun.
El çizgileri, genetik ve fiziksel özelliklerimizin bir parçasıdır. Tıbbi açıdan ellerimizdeki çizgiler sağlık durumumuz veya genetik yapımızla bazı ilgili ipuçları verebilir. Yalnız el çizgilerini okuyarak geçmiş veya gelecek hakkında bilgi verme iddiası İslam’da kabul edilemez ve gayba dair bilgiyi iddia etmek anlamına gelir. Bu tür uygulamalara inanmak günahtır ve inanç zedelenmesine yol açabilir. Doktorun geçmişle ilgili söyledikleri doğru olsa da, bu gaybdan bilgi aldığı anlamına gelmez. Tesadüfler veya genel bilgilerle açıklanabilir. Geleceğiniz Allah’a aittir ve sizin dualarınıza, çabanıza ve O’na olan tevekkülünüze bağlıdır. Bu tür düşünceleri zihninizden çıkararak hayatınızı Allah’ın rızasına uygun bir şekilde şekillendirin.
Siz, size uygun plan saati tercih etmeye çalıştınız. Anlattığınız olayda kul hakkına dayalı bir bölüm gözükmemektedir. Sistemi oyalama, dalga geçme ya da doluluk oluşturma gibi kasıtlarınız olmadığına göre yaptığınız şey, sizin için daha iyi olduğunu düşündüğünüz ihtimali seçmektir. Sistem, suistimalin önüne geçmek için önlem almaktadır. Dolayısıyla sistemin önlem aldığı bir konuda sizin kul hakkına girmenizin de önü kapanmıştır.
Bedenimiz Allah Teâlâ’nın emanetidir. Rabbimiz emanetinden dolayı kıyamet günü hepimizi hesaba çekecektir. Beden üzerinde kalıcı değişiklik yapmayı haram kılan da odur. 1- Beden üzerinde kalıcı olmayan değişikliklerde avret mahalli dediğimiz bölgenin (göbekle diz kapağı arası) kadın doktora dahi olsa gösterilmesi caiz değildir. Şeri sayılabilecek bir özür varsa kalıcı olmayan müdahale için avret bölgesi kadın doktora açılabilir. Yine burada kadın doktorun bulunmadığı yerde erkek doktorun bu müdahaleyi yapmasıyla ilgili ayrıca ruhsat durumu değerlendirilir. Kadının zihinsel yorgunluğu, istişareyle karar verilmiş bedensel yorgunluğu şeri özür kabul edilebilir. 2- Beden üzerinde kalıcı yapılacak değişiklikler ancak kadının can tehlikesi gibi durumlarda Müslüman, uzman bir heyetin raporuyla mümkün olabilir. Keyfî ya da can tehlikesi oluşturmayacak durumlarda kalıcı değişiklik mümkün değildir. Kordon bağlatma işlemi de buna göre değerlendirilir.