Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Hayvanların zekâtı, para olarak da verilebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Ticaret mallarının zekâtı, malın değeri üzerinden hesaplanıp parayla verilebileceği gibi malın kendi cinsinden de verilebilir.
a- Ticaret mallarının içinden çıkarıp verileceği gibi bedelleri, b- Altının yerine karşılığı gümüş veya aksi, c- Tarım ve hayvanlarının zekâtının değeri, d- Ramazan fitresinin değeri yani para olarak karşılığı, e- Fidye ve kefaretlerin değerleri verilebilir. Hanefi mezhebi fukahasının görüşü bu şekildedir. Diğer fıkıhlarda da büyük bir fark yoktur.
Zekat vermede asıl olan paradır. Para yerine eşya üzerinden zekat vermeye bazı zorunluluklar nedeniyle ruhsat verilmiştir. Afet bölgelerinde zekat verirken bu ruhsattan istifade edilmektedir. Dolayısıyla daha yararlı olacağı düşünüldüğünde pişmiş yiyecek gibi ekonomik değeri için kalıcılık düşünülemeyen şeyler hariç ekonomik değeri olan şeylerle zekat verilebilir. Piyasa fiyatı ne kadar ise o kadar zekat verildi kabul edilir.
Kendilerine zekât verilecek gruplardan biri de fakirlerdir. (et-Tevbe, 9/60) Bir kişi zekâtını, elindeki malın cinsinden verebileceği gibi bedeli olan başka mallardan veya nakit olarak da verebilir. Bu itibarla evlenecek kişiye, zekât alma şartlarını taşıyor ise ihtiyacı olan eşyalar zekât olarak verilebilir. Velisi fakir olan çocukların sünnet masrafları da zekât niyetiyle karşılanabilir. Ancak daha uygun olanı zekâtı ihtiyaç sahiplerine verip harcamayı onların yapmasına imkân tanımaktır.
Zekât alacak kimsenin baliğ olması şart değildir, baliğ olmayana da zekât verilebilir. Mühim olan zekât verilecek olanın “fakir” kabul edilecek durumda olmasıdır. Dolayısıyla onu fakir olma vasfından çıkaracak bir velisi olmayan çocuğa zekât verilebilir. Oyuncak, maddi değeri olan ve temlik edilebilir bir nesne ise o da zekât olarak verilebilir. Bu iki ölçüye göre çocuğa zekât malından oyuncak verebiliriz.
Zekâtı kıyafet olarak vermekte bir sakınca yoktur. Maliyeti kaç para ediyorsa o kadar zekât vermiş sayılırız.
ZEKAT ve SADAKA konusundaki diğer fetvalar
Emlakçıların ticarî amaçla alıp sattıkları gayrimenkuller zekâta tâbidir. Buna göre, emlakçıların alıp satmak amacı ile mülkiyetlerinde bulundurdukları gayrimenkuller, borçlar düşüldükten sonra değeri nisap miktarına ulaşmış ve üzerinden bir kamerî yıl geçmiş ise kırkta bir (%2,5) oranında zekâta tâbidir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/20) Her bir gayrimenkul üzerinden ayrı ayrı bir yıl geçmiş olması şart değildir. Dolayısıyla zekât vermekle yükümlü olduktan sonra mülkiyete geçen emlakın, diğer mal ve emlak ile birlikte hesaplanarak zekâtı verilir. Bu kapsama giren gayrimenkullerin zekâtları verilirken zekât hesaplama anındaki güncel değeri esas alınır.
Üretim araçları zekâta tâbi değildir. Ancak bunlarla elde edilen ürün veya gelirler, tek başına ya da diğer birikimlerle birlikte nisap miktarına ulaşır ve üzerinden bir yıl geçerse kırkta bir (%2,5) oranında zekâta tâbi olur.
Altın ve gümüşten yapılmış ziynet eşyaları, zekât için gerekli diğer şartları da taşıdığı takdirde Hanefîlere göre zekâta tâbidir. Bu itibarla altından yapılmış ziynet eşyaları, 24 ayardan 80,18 gr. veya daha fazla olup üzerinden de bir yıl geçmiş ise kırkta bir oranında zekâtları verilir. Altın ve gümüş dışındaki maden ve taşlardan mamul ziynet eşyası ise zekâta tâbi değildir. (İbn Nüceym, el-Bahr, 2/243) Şâfiî mezhebine göre ise kadının mutad ölçülerde ve israfa kaçmayacak şekilde ziynet olarak kullandığı altın ve gümüş takılar, aslî ihtiyaç sayıldığından bunlardan zekât gerekmez. Ancak ziynet eşyası olarak değil de tasarruf amaçlı saklandığında bunların zekâtı verilmelidir. (Nevevî, el-Mecmu’, 6/35-36, 46; Şirbînî, Muğni'l-muhtâc, 2/99; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/41-42)
Öşrü verilen tarım ürünleri, üreticisi tarafından paraya dönüştürülmedikçe ürün olarak ambarda ne kadar kalırsa kalsın yeniden öşre tâbi olmaz. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/268, 298) Ancak öşrü verilen bir ürün satılır ve paraya dönüştürülürse bu para nakit türü diğer zekât malları ile birlikte değerlendirilir.
Vergi bir vatandaşlık görevidir; zekât ise dinî bir yükümlülüktür. Ayrıca zekât ile vergi; mükellefiyet, temel gaye, oran, miktar ve harcanacağı yerler (et-Tevbe, 9/6) bakımından birbirinden farklıdır. Bu itibarla, devlete ödenen vergiler zekât yerine geçmez. Zekâtın ayrıca verilmesi gerekir. (Karadâvî, Fıkhu’z-zekât, 2/1118; İslâm Ticaret Hukukunun Günümüzdeki Meseleleri, 996)
Birbirinden farklı ayardaki altınların zekât nisabı, 24 ayardan 80,18 gram altın değeri üzerinden hesaplanır. Buna göre, ayarları veya ağırlıkları ne olursa olsun kişinin elinde bulunan altınların toplamı 24 ayardan 80,18 gram altın değerine ulaştığında kırkta bir (% 2,5) oranında zekât verilmesi gerekir.