Fetva Meclisi
Soru
Değerli hocam benim yeğenim Hristiyan bir erkekle evlenmeye karar verdi. Bu kararını bize ilk açıkladığı anda şeriatımızın hükmü gereği nikâhın geçersiz olacağını ancak Hristiyan erkeğin İslam’ı kabul ederek müslüman olduğunda evlenmelerinin mümkün olabileceğini kendisine tebliğ ettim ve nasihatte bulundum. Ailesi de bu konuda maalesef dik duruş sergileyemiyor. Bu nikâhın sahih olmamasının yanı sıra içkili bir düğün merasimi planlıyorlar. Örf adet gereği olsa bile beni düğüne çağırdıklarında düğüne gitmemeye karar verdim. Benim bu sahih olmayan evlilik için takı hediyesi vermem olanları tasdik etmem manasına gelir mi? Şeriatımızın bu hususta aksi bir görüşü yoksa ablamın hatırı için takı takmak istiyorum, takmam caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Önce 'dini nikâh' deyimini düzeltmem gerekiyor. Nikâhın dinlisi dinzisi mi olur? Nikâh nikâhtır. Sizin mantığınızla bakanlar için belediyeden başka bir yerde kıyılan nikâhın ciddi olmayacağını düşünüyorum. Nikâhınızı belediyede kıydırın. Hatanızdan çok ciddi bir tevbe edin. Melekler tevbenize şahit olsun. Bu tevbenizin samimiyetini de birbirinizden uzak kalarak gösterin ki, göstermelik bir tevbe yaptığınız anlaşılmasın. Hem çok pişmansınız hem de bir yıl bekleyemiyorsunuz; anlamlı bir çıkış mı bu? Ebeveyninizin haberi ve rızası olmadan kıydıracağınız bir nikâh, evli olmanız açısından bir sakınca doğurmaz; nikâhlı sayılırsınız. Ama ezilip geçilmiş bir anne babanızın varlığı mutsuzluk için evlenmeniz anlamına gelebilir. İyi düşünün, Allah'tan korkun, aklınızı çalıştırın.
Nikâhınız olmuş olabilir. Böyle kabul edelim. Nikâhtan daha kesin ise talak gerçekleşmiş duruyor. Yeni bir erkekle evlenmedikçe de onunla nikâh kıymanız bu durumda mümkün değil. Bir realite olarak da bu süreç sizi tekrar aynı kişiden uzak durmaya sebep olmalı değil mi idi? Böyle düşünün, ders çıkarmış olun kendinize.
Aleykümselam. Anlattığınız kadarı ile o kişinin hakkında dinden çıktı denebilecek bir durum yoktur ama size tavsiyem, böyle biri ile evlilik yapmamanızdır. Yarını belli gibi bir evlilik yapmış olacaksınız. Bundan sonra görüşü değişse bile geri durun siz.
Selamünaleyküm. Eğer sözünü ettiğiniz nikâh Şeriat'ımızın nikâh dediği şey ise ve siz de bunu yaparken aklınız başınızda baliğa idiyseniz durum şudur: Nikâh ile beraber sizin üzerinizdeki aile velayeti diyebileceğimiz velayet eşinize geçmiştir. Ailenizin diretmesinin bir anlamı yoktur. Hakları olmayan bir şeyi istemektedirler. Eşiniz, birinci eşindeki resmi yazışmayı alıp size verirse bu da onun kişiliğinin zafiyetini gösterir ki, yarın da sizden alıp başkasına verecek demektir. Zannederim, gereksiz bir tartışmanın içindesiniz. Eşiniz adaleti sağlıyorsa kâğıt üzerinde de olsa yapılabilecek bir şey yoktur. Ailenize karşı nezaketinizi bozmayın, hürmette kusur etmeyin ama onlar da sınırlarını bilmelidirler. Genç kızlar bin bir alanda haklarını korurken kimsenin sesi çıkmıyor ve 'bu onun tercihi' oluyor da Allah'ın verdiği bir hak kullanılırken neden 'onun tercihi olmuyor?'
Nikâhtan sonra eşinizin sizi evinize alması gerekirdi. Makul bir sebeple bunu yapmaması sizi haklı duruma getirir. Siz de hakkınızı talep edebilirsiniz ama bu esnada oluşabilecek gerginlik, ileriki yıllarda sizi sürekli bunaltabilir. İyi ölçün iyi tartın ve öyle karar verin. Bu anlattığınız durumda siz haklısınız ama hakkınızı size kim ve nasıl verecek onu iyi tespit edin.
Bir kere, böyle büyük bir ayıp hakkında yüzde yüz bilgi sahibi olmalısın ya da o itiraf etmelidir. Bunu böyle bilin, maazallah iftira olursa yaptığınız büyük bir vebale girer. Eğer durum kesin ise bunun üzerine de mahkemeye müracaat etti iseniz, mahkeme ile beraber dini nikâh da bitecek zaten. Başka şahide gerek yoktur. Elinizi ve dilinizi bir hataya bulaştırmadan bu işi resmi yollarla bitirin. Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin. Geçmiş olsun.
alkol konusundaki diğer fetvalar
Tam bir sarhoşun öyle bir talebine en azından sizin güvenliğiniz açısından cevap vermemeniz hakkınızdır. Daha az sarhoş iken de durumu ve zamanı kollayarak hareket etmelisiniz.
Şarap yapılmak için satılmış bir üzüm necis olmuş değildir, yenmemesini gerektirecek bir durum yoktur ama mü'min insan şarap imalatından artırılmış bir üzümü kerih görmelidir.
Bira mayası alkollü bir nesne değildir diye biliyoruz. Bu nedenle BİRA MAYASINI kullanmak haram olmaz ama gıda konusunda bin bir hilenin içinde kalmış olabileceğimiz için çok dikkat etmek zorundayız. Bu konuda aşağıdaki adrese de bakabilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/anne-sutunu-artirmak-icin-maltana-icmek-caiz-midir
Ona tenezzül etmeyerek imanı gür mümin ol. Onlara da kalmaması için al ve bir muhtaca ya da derneğe ver. Günlük gıdanı temin edemeyecek kadar sıkıntıda isen alabilirsin ve yiyebilirsin o parayı. Bunun için de istiğfar et.
Prensip olarak alkollü bir sıvının sirkeye dönüşmesi helal olması için yeterlidir. Sirkeleşme, alkolden arınma demektir. Sirkenin içinde de bulunabilecek çok cüzi bir alkol ise haram olan alkol değildir. Sözünü ettiğiniz ürünün özel bir ayrıntısını bilmiyorum. Özellikle alkol oranı mesela yüzde beşlerde kalan bir sirke oluyorsa onu kullanmak haram olur. Bunun dışında haram olmayı gerektirecek bir durum bilmiyorum.
Evet, “az” kelimesinin karşılığı olan alkol/alkollenme haram değildir. Buradaki az veya çok için ölçü şudur: O nesne çokça tüketildiğinde beyne uyuşturucu etkisi yapıyorsa onun azı da haramdır. Mesela bir nesne bir litre içildiğinde ve ölçüm yapıldığında beyin etkilenmiş ise o nesnenin tüketilmesi haram olur. Bu durumda o nesnenin bir litresi gibi bir gramı da haram demektir. Hadisi şerif böyle izah edilmektedir. Buradaki “az” kelimesinin yüzde bir gibi ifade edilmesini kabul edebiliriz ama bu yüzde birin yerine göre etkinliği daha fazla olabileceğini ve doğallık oranını aşabileceğini de unutmayalım. Evla olan, külliyen bu tür şeyleri terk etmektir. Bahsettiğiniz süt riyazeti ile alakalı emir niteliğinde bir sünnet bilmiyorum.