Fetva Meclisi
Soru
Hocam Âdem aleyhisselamın boyunun kırk metre kadar olduğu bilgisi Kur'an’da mı geçiyor, doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İnşaallah cennette görünce gerçek bilgimiz olacak, gerisi tahminden öte değil.
Peygamberlerin günah işlememesi esasen, peygamberliklerini lekeleyecek tarzda bir günah işlememeleridir. Onlar da insan olarak bize göre normal ama onların ağırlığına göre 'daha iyisini yapabilirdi' denebilecek şeyleri özel hayatlarında yapmış olabilirler. Bu genel bir kuraldır. Âdem aleyhisselamın hatası ile alakalı durum ise daha da özeldir. O hata zamanında peygamber mi idi şeklinde bir bilgi eksikliği de mevcuttur. Net bir bilgimiz bu hususta yoktur. Allah yardımcımız olsun.
Aleykümselam. Onu ölçü kabul etmeyebilirsiniz. Kırk günü geçmemeyi ya da tüylenmiş denmeyecek oranı ölçü alabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Boynu meshetmek, kulağı meshetmek gibi bir Sünnet değildir. Abdestin müstahaplarından bilebiliriz onu. Müstapah ise Sünnet'ten bir alt seviyenin adıdır.
Bilimsel çalışmaları yürütenler büyük rakamlar kullanıyorlar. Onların elindeki bilgi kazılar ve buluntular üzerinden yürütülmektedir. Bir kenarda bekletilmesinde sakınca olmayan bilgi olarak bakarız o bilgiye. Neticede bilim adamları da iki kere iki der gibi önümüze koymuyorlar bu bilgiyi. Elimizde ilk insandan bugüne şu kadar zaman geçmiştir denebilecek kesin bir bilgi yoktur. Âdem ile Nuh aleyhisselam arasındaki yaklaşık zamana, Nuh’tan İbrahim aleyhisselama gelen zamana, İbrahim aleyhisselamdan bu zamana gelen dilime ait yaklaşık rakamlar oluşturulabilir. Bu da en fazla yirmi beş bin yılı bulabilir. Öyle veya böyle mü'minin imanına ve ibadetine ait bir yarar oluşturmayacak konularda zihin yorulmasını isabetli bulmayız. Allah Teâlâ akıbetimizi hayır kılsın. Âmîn.
Elimizde “şu tarih” diyebileceğimiz kesin bir bilgi yoktur. Yaklaşık olarak M.Ö 6000-10000 arası bir rakam zannedilmektedir. Bu bilgi kesin değildir, tartışılabilir bir bilgidir.
alim konusundaki diğer fetvalar
Bu konu âlimlerimizin farklı görüşlere sahip olduğu bir konudur. Tartışılmayacak bir şekilde “böyledir” dememizi sağlayacak bilgimiz yoktur. Böyle konuların bize de bir faydası olmayacağına göre vakit harcamamıza gerek olmayacağını bilmeliyiz.
Âlimlerimizin bir bölümü bu tür bağışları bir sadaka olarak görmektedirler. Bu da bir teşviktir. Organ bağışı ölümden sonrası için yapılabilir. Şu üç ayrıntıya dikkat edildiğinde biiznillah sakıncası yoktur: - Üreme organları bağış konusu olmayacak. - Bağış yapan kanuni ehliyete haiz kimlik sahibi olmadır. - Dinen yaşaması caiz olmayacak mesela katil birinin yaşaması için bir organ bağışı yapılmayacak.
Güzel koku kullanmak sünnettir. Yalnız kokunun çeşidi hakkında sabit bir sünnet yoktur. Yöresel özelliklere dikkat edilmelidir. Farklı kültürlerde farklı koku kaynakları üretilebilir. Alkollü koku ise fıkhen bir sorundur. Mümkün olduğu kadar alkolsüz koku kullanılmalıdır. Kokudaki alkol için ruhsat veren âlim de vardır, o görüşten istifade edilebilir. Adının parfüm olması bu kuralları değiştirmez.
Diyobendilik diye bir mezhep veya tarikat yoktur. Hindistan Müslümanlarının içinde gelişmiş bir medresenin adıdır. Oradan mezun olan ilim talebelerine Diyobendi denmektedir. Hindistan’daki 1857 ayaklanmasından sonra âlimlerin dini ilimleri yaymak için kurdukları bir medresedir. İngiliz zulmüne karşı dini ve din ilimlerini canlı tutmayı amaçlamışlardı. İlim ve fikri aynı ağırlıkta gören bir anlayışları vardır. İlk anda akla gelen meşhur isimleri arasında Muhammed Enverşah Keşmiri, Ebulhasen Nedvi gibi isimler oraya mensupturlar. Hanefi/Maturidi ekolündendirler. Tasavvuf bağlantıları vardır. İslam’ı bütünüyle sahiplenme, şuurlu Müslüman yetiştirme, İslam karşıtlığına karşı müdafaa, İngilizlere karşı kıyam, Arapça dilini öne çıkarma gibi özellikleri dikkat çeker.
İki durum var. Biri erkeğin kadından ders almasıdır. Diğeri de kadının erkekten ders almasıdır. Erkeğin kadından ders almasının mahremiyet açısından sıkıntısı giderilemez diye düşünüyorum. Kadının erkekten ders almasında ise aradaki temas mesafesi, ilişkide gevşeklik, kıyafette ölçüleri koruma gibi şartlara riayet edilerek olabilir denmiştir. Hiç şüphe yok ki sıkıntı tamamen giderilmiş de olmuyor. Keşke kadınlar da âlim yetiştirseler de bu dertlerimiz olmasa!
Kur'an’ımızı sadece ezberlemiş olmak yetmez. Kur'an ile amel edildiğinde gerçek hafızlık sağlanmış olur. Bu nedenle siz ezberlediğiniz Kur'an’ın size ne dediğine de bakın. Hadis dersleri alın. Fıkıh öğrenin. Bir âlimin derslerine katılın ve en önemlisi iman ettiğiniz şeyleri yaşamaya çalışan bir çevrede yaşayın. Arkadaşlarınıza dikkat edin.