Fetva Meclisi
Soru
İş yerimde tüm görev ve sorumluluklarımı aksatmadan yerine getiriyorum. Lakin yine de mesai saatinde boş vaktim oluyor. Bu durumu yöneticilerime bildirdim. Bana ilave olarak başka bir sorumluluk vermiyorlar. Boş vakitlerimde ya kendimi mesleki anlamda geliştirecek şeyler yapıyorum ya da internetten dini yayınları takip ediyorum. Bu yaptığım doğru mu acaba?
Cevap
Benzer fetvalar
Gizli saklı bir iş olmadıkça, devlet yöneticisinin ve onu temsil edenin bu tür müsamahaları normaldir. Bir hak ihlali olarak görülmez. Zira mesul kişi sorumluluğu altındaki işi icra etmekle mükelleftir. İcra edebileceğine inanarak belli müsamahalar gösterebilir. Eğer bir sorumluluk varsa o sorumluluk yetkiliye aittir.
Yalanın tamamını veya birazını sahiplenmek durumunda oluyorsunuz. Belki o vebalin tümü sizin üzerinizde değildir ama siz yine de uzak dursanız daha berrak bir görüntüde olursunuz.
Selamünaleyküm. Bir işte çalışan mü'min, anlaşmasındaki çalışma saatine sadık kalmak zorundadır. İş sahipleri izin vermedikçe nafile bir ibadeti bile işini aksatacak şekilde yapamaz. Ancak farzlar için izin almak gerekmez. Mesela namaz kılmak için izin gerekmez; mü'mini çalıştıran onun namaz kılacağını bilerek işe almıştır kendisini. Nafile ibadetlerde ise durum böyle değildir. İlim de genelde nafile ibadetlerdendir. Dolayısıyla, sizin anlattığınız gibi ise siz yanlış yapmadınız.
İş yeri idarecinizin izin vermesi veya vermemesine göre değerlendirin bunu.
Bu durum, eşinizin iş yeri sahibi ile anlaşmasına veya alakasına bağlıdır. Genel olarak iş sahibi izin veriyorsa veya müsamahalı davranıyorsa kazançta sorun yoktur. Öyle değilse kazançta sıkıntı var demektir. Bu ise sizinle direk alakalı değildir, eşinizi tatlı dille ikaz etmeniz yeterlidir.
Müslüman sözünün eri olmak zorundadır. Başka bir şirkette veya işte çalışmamaya söz vermiş birisi normal bir durumda başka bir işte çalışamaz. Ancak bu çalışma: Mevcut şirketine bir zarar vermeyecek, Günlük performansını etkilemeyecek düzeyde olması hâlinde hoş olmamakla beraber haram bir iş denecek seviyede de olmaz zannederiz.
boş vakit konusundaki diğer fetvalar
Bizim bir ibadet etme yükümlülüğümüz var bir de hata işlememe yükümlülüğümüz vardır. İbadetlerimizi yapıyor da hatadan da kaçınmıyorsak bu, bir yandan kazandığımızı bir yandan da borç yaptığımızı gösterir. Borçlar kazançtan fazla olması halinde terazi cehennemi gösterecek, aksi durumda da cenneti gösterecektir. Meseleye böyle bakalım. Oyun oynamaya gelince, mağlup olan ya da şöyle yapan ödeyecek denmesi durumunda bu bir kumardır, haramdır. Aksi takdirde boş işlerden bir iş olarak sahiplerini zarara uğratan bir hata işlenmiş olur. İstiğfar gerektirir. Şunu da unutmayalım: Tarikatta olmak, hata işlememek teminatı değildir. Biz, İslam'dayız da yine hata edebiliyoruz, tarikatta olmak nasıl garanti olsun. Mühim olan hemen Allah'ın kapısına yönelmektir. Allah'a emanet olun.
- Namazı ebediyyen bırakmamaya kararlı ol. - Seni boşlukta tutan, yanlışa sevk eden şeyleri terk etmeye azimli ol. - Birden yapma yerine adım adım yapma planı kur. - Sosyallikten kopma yerine sosyal alan ve arkadaşlarını birer birer değiştirmeyi dene. - Namazın yanında hususi dua et. - Ve Kur'an okumayı muhakkak öğren, oku. - Kitap oku ve bir ders halkasına katılmayı dene.
Bunu bir veya iki kere söylemekle anlayıp düzeleceğini zannetmemelisiniz. Bu bir bağımlılık ise uzun süre sabırla mücadele etmeniz gerekecektir. a- Sabır sizin yegâne silahınız olacak, unutmayın. b- Bir bayan olarak sözleriniz, siteminizden çok bayanlığınızla onun vazgeçemeyeceği biri olmaya çalışın. c- Oyunları tenkit yerine ona yeni şeyler üretin ki vaktini onlarla doldursun.
Herkes için farklı cevaplar gereken bir konudur bu. Öncelikle ve herkes için ortak payda ise boş vakit ve hedefsizliktir. İbadet eksikliği, göz kirliliğine dikkat etmemek ise başka bir konudur.
Siz bir işten kaytarma göstermediğiniz sürece neden size haram olsun maaşınız? Size gösterilen yerde beklersiniz, bir yıl bile orada işsiz dursanız size maaşınız helal olur.
Güzel kardeşim, Bir insanın hayatı için hangi dakika “ölüm için uygun dakika” değildir? Buna ne cevap vereceğiz? Mecburen diyeceğiz ki her dakika ölüm dakikasıdır. Hayat bunun aksini söylememize izin vermiyor. Peki, ölmeden geçirdiğimiz dakikalara ne isim verelim? Kelepir dakikalar mı desek? Hayır, doğru olmaz bu cevap. Doğrusu nedir peki? Her dakikayı ölüm dakikası bileceğiz ama hayatı helal sınırları içinde yaşamayı sürdüreceğiz. Hayat budur. Ölümle düğün aynı binada gerçekleşir. Toprağı ölülerle diriler paylaşır; biri altta diğeri üstte durur. Vakti kullanırken, ibadet ederken, insanlarla ilişkileri sürdürürken mantığınız bu olsun. İmanınızı sağlam tutun. Haramlardan uzak durun. Farzları kısmayın. İnsanlıktan geri kalmayın. Serbestsiniz. Yaşayın. Allah yardımcınız olsun.