İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam iyi bir Müslüman olmak için medrese okumak şart mı? Farz olan ilimleri bu zamanda almak yeterli değil mi? Annemiz medreseye gitmemiz için zorlarsa ne yapmalıyız, öncelik hangisinde olmalı?

Cevap

İyi bir Müslüman olmanın yolu doğru bilgileri öğrenmekten geçer. Bu bilgiler öğrenilecekse bu yerin adının medrese veya ev olması arasında fark yoktur. Yeter ki doğru bilgiyi öğrenin. Yaşınız ilerlediğinde dinimizle bağdaştırılması asla mümkün olmayan hurafelerin kurbanı olmayın. Esasen medreseler farz olan bilgilerin talim edildiği yerlerdir. Daha ötesini öğrenmek istemeyenler ileride kendileri için planladıkları hayata hazırlanırlar. Siz de öyle yapın. Farz olan bilgilerinizi tahsil edin. Sonrasında aileniz ve hocalarınızla yapacağınız istişare sonucuna göre hareket edin. Bu istişarelerinizde şu sorunun cevabı üzerinde de yoğunlaşın. Kur'an ilimlerini öğrenmeye gitmek istememe sebebiniz kişisel zevkinize düşkünlüğünüzden mi yoksa bu işe karşı heyecanınızın olmamasından mı? İstişareniz medresede okumamak şeklinde sonuçlanırsa annenizi gerekçelerinizi ve alternatifinizi sunarak ikna etmeye çalışın. Ama çatışmayın.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İyi bir niyet ve güzel bir ihlas için sıra numarası vermeye bile gerek yoktur. Bu ikisi yoksa ne medrese olur ne şeriat. Bu bilinmelidir. Bir başka olmazsa olmaz da üstadına vefa ile ona tapınma arasında itidalli bir çizgi çizebilmesidir. Gerisi biiznillah kolaydır. Yine de bir medreseli: Asıl hedefin dinin kendisini öğrenmek ve ardından da yaşamak olduğunu unutmamalıdır. Alet ilimleri adı üstünde alet ilimleridir. Asıl ilimlere geçmeli ve oradan da o ilimleri yaşamaya başlamalıdır. Yaşadığımız zamanda kimsenin yıllarını alet ilimlerine veremeyeceği kadar büyük bir aciliyet içinde yaşanıyor. Bilgisayarlı bir dünyada yaşadığımız unutulmamalıdır. Kabiliyetlerin ve fırsatlarınla uyumlu bir medresede bulun. Sakın bulunabileceğin en rahat ve güvenli yer olduğu için bir medresede yıllarını tüketme, sana da oraya da yazık edersin. İlim bir kabiliyet meselesidir. Sende olmayanı alamayacağını bilerek ömür tüketme. Kendi enerjini, ümmetinin umudunu boşa harcama. Seni Allah’ın orası için yarattığı yeri bul. Arkadaşların ve seni oyalayanlar yarın senin kazancın veya zararın olacaklar, ona göre arkadaş seçeceksin. Seni ilgilendirmeyen şeyle vakit geçirme. Âlimlerin tartışmalarına kulak asma, sen senin dersinle otur kalk. Yaşına, parana ve fırsatlarına göre kitaplık kurmaya başla. Medrese senin hayatını yönlendirecekse sana bir kitaplık da kurdurur demektir. Vaktine çok dikkat et. Şeytan seninle hocalarının arasına her zaman girmeye çalışacaktır, buna izin vermeyeceksin. İbadetlerini aksatmayacaksın. İbadet senin suyun gıdan gibidir. Çok dua edeceksin ki Allah sana zihin açıklığı versin, sana yardım etsin.

Medresede şeriat ilimleri okuyacak bir talebeye öncelikli olarak neler tavsiye e
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bacı, Allah Teâlâ ömrüne ve ameline bereket versin. En güzel kitap olan çocukları okuyorsun ya, neden dert ettin ki? Sen okusan okusan elli yıl daha okursun. Ama o çocuklar biiznillah bir nesil okuyacaklar senin himmetinle. Onların nesli okuyacak… Ve ecirler seni mezarında bulacak biiznillah. Bundan daha yaygın ve kalıcı okuma olur mu? Böyle düşün bacı. Ve şu planı uygula: Farzlardan hiç eksik yapmayacaksın. Haramlardan tam kaçınacaksın. Eşin ve aile huzurun birincil hedefin olacak. Nafile ibadetlerden ikincil olarak yapabildiğin kadar belki az ama öz yapacaksın. Fırsat doğduğu anları iyi değerlendireceksin. Eski okumalarının üçte biri kadar bile okusan yeterlidir. Sen annesin; senin çok vaktin olmaz ama çok işin olur. Kendini rahat günlerinle kıyaslama, bugünün hesaplarını yap. Allah yardımcın olsun. Âmîn.

Hocam iki küçük çocuğum var, onlarla ilgilenmekten sadece farz ibadetlerimi yapa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir Müslüman ne kadar az bilgiye sahip olursa olsun, bildiği kadarıyla namaza başlamalıdır. Çünkü namaz kılmak farzdır, öğrenmek de farzdır. Ancak namaz kılmayı öğrenmek için beklemek gerekmez. İkisi bir arada yürütülmelidir. Namaz, kulluğun temelidir. Bildiğiniz kadarıyla namaza hemen başlayın ve eksik bilgilerinizi zamanla tamamlayın. Örneğin, Fatiha’yı ve kısa sureleri biliyorsanız, onları okuyarak namaz kılabilirsiniz. Daha sonra namazın diğer kurallarını öğrenirsiniz. Eğer yanlış kıldığınızı düşünüyorsanız, bu sizi namazdan alıkoymamalı. Yanlış bir namaz kılmak, hiç namaz kılmamaktan daha hayırlıdır. Çünkü Allah kulun gayretini görür ve eksiğini tamamlaması için ona yardım eder. Namazın farzları, vacipleri, sünnetleri gibi temel bilgileri öğrenmek de bir Müslüman’a farzdır. Ancak bu bilgi eksikliği sizi namazdan uzaklaştırmamalıdır. Bir yandan namaz kılarken bir yandan öğrenmeye devam edin. Namaz ve ilim, bir müminin hayatında birbirinden ayrılmaz iki unsurdur. İlim, insanı namaza; namaz ise insanı Allah’a yaklaştırır. Sen bu iki yolda samimiyetle ilerlerken, Rabbim seni her iki alanda da muvaffak kılsın.

Hocam ilimsiz namaz, namazsız ilim mümkün müdür? Hangi yolu izlemeliyiz? Hangi m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Gitmeyi istediğiniz yerde de aradığınızı bulma ihtimaliniz yüksek değildir. Siz yine bulunduğunuz yeri iyi değerlendirin. Kura, yapılabilecek bir tercih olmadığı zaman başvurulabilecek bir yöntemdir. O şekilde abartılması doğru değildir.

Selamünaleyküm hocam. Ben ilim alıp Allah yolunda hizmet etmek istiyorum. Ama bu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İlim tahsilinin farz olanı vardır, nafile olanı vardır. Mesela namaz kılmayı bilecek kadar ilim tahsil etmek farzdır. Kur'an okumayı bilecek kadar Kur'an öğrenmek farzdır. Bunun gibi farz düzeyindeki bilgilerin eksikliğini gidermek için ilim tahsil etmeniz ailenizin hakkı değildir. Daha ötesi olan bilgide ise onların gönlünü hoş tutmanız gerekir. Her hâlükârda anne babanızla iyi geçinmeniz Müslüman olmanızın gereğidir, bunu unutmayınız. Onların kalbinin yumuşaması için dua etmeyi unutmayın. Bir de şunu bilmelisin ki, ilim tahsili için evin dışına ya da şehir dışına çıkman şart değildir. Bulunduğun ortamı en iyi şekilde değerlendirmeye bak.

Hocam, eğitimim ile ilgili ailem hiçbir şey demiyor ama yazın İslami bir eğitim
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin için şöyle bir özetleme yapabilirim: 1. Her Müslüman, günlük hayatına ve iş olarak yaptığına dair dininin hükümlerini öğrenmek zorundadır. Hayatına yeni soktuğu bir iş varsa mesela evleniyorsa onunla alakalı temel din bilgisini öğrenecektir. Külfetsiz, emeksiz ve kuralsız bir dindarlık olamaz. Bir iş kuruluşu yapan o işin temel inceliklerini öğrenecektir. 2. Bir Müslüman, dininin ona ne emrettiğini Kur'an’dan ve Peygamber aleyhisselamın hadislerinden öğrenir. Bu tür bir öğrenme elbette medreselerde yıllar süren bir eğitimi gerektirdiği için çok az Müslüman böyle bir öğrenme ile öğrenir. Bu nedenle Müslümanların geneli, âlimlere sorarak veya kitaplarını okuyarak dinlerini öğrenirler. Bu durumda da Müslüman’ın; a. Âlime sorması, b. Bir kitabı okuması öğrenme yöntemi olur. 3. Hangi âlim, hangi kitap sorusu öne çıktığında da deriz ki: Elbette, sesini yükselten herkes Müslüman’a din öğretecek değildir. Bilhassa bizim çağımızda iletişim imkânlarının yaygınlaşması ile herkes âlim rolüne girmiş sayılmaktadır. Bu noktada da Müslüman’ın “seçme kabiliyeti” bir imtihan olarak önünde durur. Dinine dair bir soru soracağı kişinin, ne kadar dininin adamı olduğunu incelemesi yani dine dair konuşan ama dini yaşamayan biri ile yaşayan biri arasında ayrım yapmak Müslüman’ın imtihanı olur. Sahte para ile doğru parayı ayırmak zorunda olduğu gibi, âlim ile âlim kılıklı arasındaki farkı da görecektir. Çevresi, birikimi, geçmiş örnekleri incelemesi, âlimin üzerindeki ihlâs belirtileri, ekonomi ve şöhret ile alakası gibi bağlantıları ile dininin âlimini bulmak zorundadır. Bu noktada şöyle bir benzetme yapabiliriz: Doktorlar arasında iyisini bulduğu gibi âlimler/hocalar arasında da iyisini bulacaktır. 4. Müslüman, dinini öğrendiği âlimin saygınlığını koruyacaktır ki, ondan öğrendiği din kendisi için ciddiyet sağlasın. Saygınlığını korumakla onu putlaştırmak arasında dengeli duruş şarttır. 5. Farklı görüşlerin bulunduğu bir ortamda Müslüman, aynı şartlar ve düzeyde gördüğü âlimler arasında ihlâsa en yakın olan, dünyaya meyilden uzak duran görüşü ve sahibini tercih eder. Müslüman’ın gayesi Allah’ın rızasıdır. O rıza da ahirete, haramdan kaçınmaya en yakın olana her zaman daha yakındır. Yaşadığı siyasi ortamın etkisi altında kalanla dini hissiyatında hür mantıklı olan arasındaki farkı, maişetini yazdığı kitaplarından temin edenle insanların malından istifade etmeyen arasındaki ince çizgiyi anlamak yol göstericidir. 6. Her zaman kolayı, gönüllere hoş geleni tercih eden, çevreyi ve toplumu üzmeme tarafına kayan birine tercih etmek Müslüman için, bile bile risk almaktır. Aynı şekilde âlimlerin, ruhsatlandırdıkları şeyleri arayıp bulmak da bir hastalıktır. Müslüman, Allah’ın rızasını, helali arayan insan olmalıdır. 7. Müslüman için “şu mezhepten olacak, bizim ekolden olacak” diye bir arayış da olmamalıdır. Ona dinini öğreten kim ise ya da yaşadığı yerde Allah’ı ve dinini kim öğretiyorsa ondan dinini alır. Marka tutkunluğu gibi bir tutkunluk gerekli değildir. Gerekli olan takvadır, şeriata uygunluktur. 8. Müslüman, önceden öğrendiği şeylerin bazılarını sonradan farklı olarak öğrenirse şunu yapar: Çıplak gözle bakıldığında yeni bilgiyi sunanın bilgisi daha derin, takvası daha üstün, siyaset ve çevreden etkilenmişliği daha az biri ise onu tercih eder. Böyle değilse her farklı görüşle yeni bir mecraya girmesi gerekmez. Bu hususta ilave bir bilgi olarak şunu da söylemeliyiz: Bu mesele, zannedildiği gibi içinden çıkılamaz, kavganın/kargaşanın içinde eriyip gidilecek bir mesele değildir. Allah, herkese aradığını verir. Tartışma ve sürtüşme arayan, âlimlerin birbirlerini yiyip bitirdiklerini zanneder ve o da yenir bitirilir o zeminde. Derdi dinini yaşamak olan ise aynı ortamda ibadetini yapar, haramlardan kurtulur. Belli şeyleri eksik yapsa bile Allah’ın rahmeti onu kuşatır. Ne aradığını bilmeyen biri de bir ona bir buna bakarak ömrünü geçirir gider. Dine bir eğlence gibi bakmakla onu dünya ve ahiretimizin saadeti olarak görmek meselesidir bu mesele. Allah Teâlâ hepimizin muini olsun.

Hocam, lütfen siz üzerinize almayın ama şöyle bir merakım var benim: Sıradan bi

anne konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Anlattığınıza göre anneniz sağlıklı düşünemeyen ve karar veremeyen bir kadındır. Onun agresif çıkışlarını görmezden gelin; sözlerine itibar etmeyin. Annenize elindeki nimetleri hatırlatarak şükreden ve çektiği sıkıntılardan dolayı da sabreden bir kul olması gerektiğini zaman zaman hatırlatın. Annenizle ilgilenmeniz kocanıza zaman ayırmanıza veya gerçek yuvanızla ilgilenmenize engel olmasın. Sizin şu an birinci derecede sorumluluğunuz kocanız ve çocuklarınızdır. Bunları ihmal etmeden kocanızın da gönlünü alarak annenize hizmet edebilirsiniz. Ama lütfen annenizin dertlerini kocanıza taşıyarak onun evinin havasını bozmayın. Kocanızı mutlu edin. Allah yardımcınız olsun.

Hocam annemin birçok kronik hastalığı var. En son beyin kanaması ve sonrasında k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Erkek veya kız bir çocuğun anne ve babasına karşı maddi/manevi sorumluluğu ölene kadar bitmez. Sadece erkek çocuğun kız çocuğuna göre ekonomik ve sosyal olarak yapabilecekleri farklı olduğu noktalarda kimi zaman erkeğin kimi zaman da kızın sorumluluğu artar. Mesela kız çocuğu annenin özel hizmetini yapmak konusunda erkekten daha çok sorumlu olur. Aynı şekilde evde çalışmadan beklemek durumunda olan kız çocuğu da çalışıp kazanan erkeğin sorumluluğu kadar sorumluluk taşımaz. Bunun bir ayrıntısı da kız çocuğunun evlendikten sonra anne ve babasına karşı yapabileceklerinin doğal olarak sınırlanması söz konusu olabilir. Genel olarak anlaşılması gereken budur.

Hocam benim annem yatalak. Sizin bir videonuzda kızların annelerine bakmakla yük
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Anne hakkını konuşmaya gerek yoktur. O senin cennetin veya cehennemindir. Zaten sen de bunu bildiğin için ona müdahale etmiyorsun. Buna rağmen annenin gelinine bu şekilde müdahale etmesi hakkı değildir. Yaptığı ihtimal ki zulüm düzeyine gelmektedir. Senin annene “gelinine karışma” demen hakkındır, görevindir de. Bunu söylerken ahiretini harap etmeden söylemen gerekir. Bir beyin ameliyatından daha zor bir iş yapmış olacaksın. Söyle veya söylettir, anneni kaybetmeden yap bunu. Kırk ölç bir biç.

Hocam annem eşimi küçük bir bebek gibi yönlendirmeye çalışıyor. Eşim iyi de yaps
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsan önce kendi anne babasını düşünmelidir. Ülfet gereği ikisi de gitsin isteniyorsa gitmeyen yine öncelikli olmalıdır.

Hocam Rabbim nasip ederse, aile büyüklerimizi umreye götürme ve onlarla birlikte
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Annenizin kazancı haram sınırlarını zorlayan ve kimi işlerinde de iç içe cinsten. Dolayısıyla mümkünse kabul etmeyin. Değilse çocuklarınızın yan giderlerine harcamaya çalışın. Direkt işiyle ilgili olmasa da emirlerini yerine getirmekle sorumlu olduğumuz Allah'ı hatırlatalım. Arkası gelir Allah'ın izniyle. Dua etmeyi de unutmayın...

Hocam annem kadın kuaför dükkânında çalışıyor ama kadın erkek karışık bir yer. O
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ yavrunuza afiyet size sabır versin. Annenizi uyarmışsınız, yeter. Siz onu değiştiremezsiniz. Kayınvalidenizi de değiştirmeniz zordur. Siz kendinizi kollamaya bakın. Seviyeli olun. O konuşurken aslında sevabından kırptığını fark edemiyor. Siz tatlı bir şekilde söyleyip işinize bakın. İnşaallah vebale ortak olmazsınız. Siz katılmayınca da bir zaman sonra o da bırakacaktır. Tekrar geçmiş olsun. Allah Teâlâ size sabır versin.

Hocam öncelikle sizlere çok teşekkür ediyorum. Videolarınız sayesinde ilmihal no

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.