İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Kadın kocasındaki alacaklarından ya da haklarından vazgeçebilir mi? Vazgeçip sonrasında tekrar hakkını isteyebilir mi?

Cevap

Eşler, aralarındaki haklardan geçmişte kalan bazılarından feragat edebilir, istemiyorum veya helal ettim diyebilir. Mesela erkeğin temin etmek zorunda olduğu nafakasına ait geçmiş alacaklardan feragat edebilir. Bu sadece geçmişe yönelik bir helallik verme olur. Aynı haklar yenilendiğinde mesela yeni nafaka gerektiğinde hak yeni ortaya çıktığı için eski feragat yeni hakkı kaldırmayacağından kadın da eskiden yaptığı feragatten vazgeçebilir. Böylece kadın yeni durumdan dolayı hak sahibi olur. Söz konusu hak evliliği ayakta tutan nikâh ve talak gibi ana başlıklarda ise bunlardan feragat etme hakkı iki taraf için de yoktur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mehir kadının tabii hakkıdır; hakkından vazgeçmek de bir başka hakkıdır. O zaman mehir olan şey size helal olur.

Evlenmeden önce anlaşılan mehirden eşim benim isteğim üzere vazgeçer ve helal ed
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eski eşiniz size borç olarak verdi ise borcu almak hakkıdır. Borç olarak değil de daireye parası kadar ortak olmak için verdi ise payını istemesi hakkıdır. Ne borç ne de ortaklık değil de size hibe olarak verdi ise ki anlatımınızdan anlaşılan hibe verdiğidir, onu istemesi hakkı olmaz. Eşler arasındaki bu tür hediyeleşmelerden daha sonra dönmek caiz değildir. Eski eşinizin sizden böyle bir talepte bulunmaya hakkı yoktur.

Eski eşim (kocam), evliliğimizin ilk yıllarında babamın bana satın almak istediğ
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eşler boşandıktan sonra çocukları almak annenin hakkıdır. Anne yeni bir evlilik yaparsa bu hakkı kaybolur, evlenmedikçe hak onundur. Annenin çocuğunu alması hakkı olduğu için istediği zaman hakkından vazgeçebilir, bunda bir sakınca olmaz.

Hocam anne eşinden boşandıktan sonra çocuğunu almaktan vazgeçebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Erkek, bir avukata vekalet verir gibi, evliliği bitirme yetkisini eşine verebilir. Bu caizdir. Kadın da bu hakkı kullandığında evlilik sona erer.

Sa. Bir erkek hanımına kendinde olan boşama hakkını kastederek, "bu hak benden a
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bekâretinizi ona verdiğiniz zifaftan sonra size verilecek mehri yüzde yüz hak etmiş bulunuyorsunuz. O mehri alın. Verilmezse mahkemenin vereceği başka isimli şeylerden onu karşılayın. Size hediye edilmiş altın ve benzeri şeyleri de geri vermeniz gerekmez. Kadın boşandıktan sonra, kesin boşama ile boşanmışsa (bain talak) kocasından nafaka alamaz. Rici talakla yani eşinin dönme ihtimali devam eden talakla boşanmış ise o durumda masraflarını alır. Kadın boşandığında hamile ise doğuma kadarki masrafları da eşinden alır. Buna göre durumunuzu değerlendirin. Geçmiş olsun.

Selamünaleyküm. Ben severek başlayan bir evlilik yaptım. Fakat 1 bucuk ay sürdü.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mehrini aldıktan sonra eşine bağışlayan kadın bunu teslim etmeden önce bağışından dönebilir; zira teslim gerçekleşmediği için hibe akdi tamamlanmamış; yani bağış gerçekleşmemiştir. Ancak hibe edilen mehrin teslimi gerçekleşirse kadının bu hibeden vazgeçme hakkı yoktur. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 3/48, 52) Şayet kadın mehrini almamış ve kocasının zimmetinde borç olarak bulunuyorsa bu mehrini bağışlar ve koca da kabul ederse artık geri dönemez. Çünkü borç kocanın zimmetinde olduğu için hibe akdiyle kabz (teslim alma) tamamlanmış olur. Şu da bilinmelidir ki, mehrin veya başka bir malın hibesinden maksat, eşler arasında bağlılığı ve kaynaşmayı güçlendirmektir. Hibeden dönmek ise bu bağlılığı ve kaynaşmayı koparmak anlamına gelir; eşler arasında sevgisizliğe ve soğukluğa sebep olur.

Mehrini eşine bağışlayan kadın daha sonra bu bağışından dönebilir mi?

alacak konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Konu iki tarafı ilgilendiren bir husus olduğu ve yaşananların da aynen sizin anlattığınız şekilde gerçekleştiğini varsayarak şunları ifade edebilirim. Borçlu ödeme gücüne sahip olduğu hâlde borcunu ödemiyor ve lüks harcamalar yapıyorsa, borcun tahsili için hukukî yollar caizdir. Yani Allah'tan korkmayanları yerel mahkemelerle korkutarak hakkınızı alabilirsiniz. Yalnız bu süreçte kin ve öfkeden uzak durulmalı, hakkını ararken adaletli ve sabırlı olunmalıdır. Sizin borcu silme teklifinizi reddetmesi sebebiyle de borcu yerinde durmaktadır; silinmemiştir. Allah yardımcın olsun kardeşim.

Hocam faizli borçtan kurtulması için birine borç verdim ancak borcunu ödemekte s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Borca gecikme farkı koymak faizdir ve asla caiz değildir. Başka tedbirler almaya bakmalıdır kardeşimiz.

Hocam, bir yakınım Türkiye’de yatırım yapıyor. İş yaptığı müteahhit parası olduğ
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İki kişi arasındaki borç ilişkisinde böyle bir denkleşmeye rastlanması durumunda birbiriyle ödeşmeleri yani benim borcumu alacağıma sayıyorum demeleri ve anlaşmaları caizdir. Buna fıkıhta MUKASSA adı verilir.

Hocam, esnaftan birine bin lira borcum vardı. Şimdi onun da bana ona denk gelen
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an’ımızın “yazın” emri, şeytana fitne sebebi bırakmamak içindir. Mal herkes için bir fitne ve sapma nedeni olabilir. Aldığını inkâr etme, rakamlarla oynama gibi sıkıntılar kıyamete kadar devam edecektir. Kur'an’ımızın “yazın” emri bir farza işaret etmese de hayatın derin gerçeklerinden birine işaret etmektedir. “Belgeleme” niteliği olan her şey “yazma” emrinin yerine getirilmesi sayılabilir.

Hocam Kur'an borç vermeyi yazmayı emrediyor, bunu biliyoruz. Buradaki yazma emri
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, vasiyet esasen insanın maddi bağlantılarını beyan edip taleplerini belirtmek için yapılır. Bunun yanında manevi istekler ve izahlarda bulunmak da ilave edilmiş bir kültür vardır geçmişimizde. Asıl olan kime borcum var, kimden alacağım var gibi durumları geride kalanlar açısından kolaylaştırmak maksadı ile yapılmasıdır.

İslam’da vasiyetin önemli olduğunu biliyoruz. Fakat vasiyetin mahiyeti nasıl olm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin bu meseleniz eski fıkıh kitaplarında örnekleri ile bulunmaktadır. Fukaha, hakkını alamayan kişinin, fırsatını bulduğunda hakkını almasının caiz olduğunu ama bunun şartlarına dikkat etmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Söz konusu şartlar şunlardır: a. Tam hakkı kadarını alacak, fazla almayacak. b. Hırsızlık gibi bir şeyle itham edileceği ortam ise o fırsat ona yanaşmayacak. Müslüman’ın onurunu kaybedeceği şeyi bilerek yapması caiz olmaz. c. Emniyet ve yargı yollarını tüketmiş olacak yani kanuni yollarla alma imkânı olmayacak. Yine de biz size yasal olmayan çarelerin sonunda başka sorunlar olarak size dönebileceğini unutmamanızı tavsiye ederiz.

Hocam, bir işverende alacağım var. Adam yıllar geçti benim gibi bir fakirin hakk

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.