Fetva Meclisi
Soru
Ben devletimizin bir köy okulunda çalışan İngilizce öğretmeniyim. Hocam öğrencilerimize daha faydalı olabilmek adına çeşitli yayınlardan, etkinlik veya alıştırmalardan fotokopiler çektirip dağıtıyoruz. Bu kaynak kitapların kimini kendimiz alıyoruz kimini ise yayın evlerinden örnek olarak temin ediyoruz. Öğrencilerimizin de maddi durumu da zayıf olduğundan kitap alma ve aldırma durumumuz pek olmuyor. Kısacası sormak istediğim, bu şekilde fotokopi çektirmekle kul hakkına girmiş olur muyuz hocam? İngilizce öğretmeni olduğum için yeri geldiğinde yabancı yayınlardan da faydalanmak durumunda kalıyoruz ki böylelikle kafirlerle kul hakkına girme durumu söz konusu. Bu konuda bizlere nasıl bir tavsiyede bulunursunuz hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Yine benzer bir hizmet için öğrencilere kullanmanız durumunda inşaallah sıkıntı olmaz.
Selamünaleyküm. Yakmanız gerekmez. Baştan yapmasaydınız daha iyi olurdu, şimdi yapacak bir şey yok.
Selamünaleyküm. Kitabın hakkını koruyan uyarı varsa çoğaltılması hatadır.
Kitabın yayıncısının yasakladığı ve hakkını talep edeceğini söylediği bir şeyi yapmamalısınız. Bilgi edinebilirsiniz ama bereket bulamazsınız. Kâfir olması bir insanın hakkının yok sayılmasını gerektirmez. Öyle bir eser için koruma hakkı belirtilmemiş ise ya da sizin yapacağınız iş o hakkı ihlal düzeyinde değilse yapabilirsiniz.
Fotokopide caiz olmayan şeyler de çekilebiliyor diye sizin öyle bir işe girmeniz yasak olmaz. Siz helal olanları yaptıktan sonra ne sakıncası olacak? Yasal olarak suç işlemiş sayılacağınız bir telif hakkı ihlali yapmazsınız, o mesleği de icra etmenizde sakınca olmaz.
Selamünaleyküm. Bazı eserlerin başında, o eserin muhtevasının hiçbir bölümünün fotokopi yoluyla da olsa kopyalanmasına izin verilmediği vurgulanmaktadır. Böyle bir eserden kopya yapmak caiz olmaz. Bunun dışında bir bölümü fotokopi çekmek hak ihlali olmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Mevcut yasalara aykırı ve hileli bir iş yapmazsanız sıkıntı olmaz.
Burada kafa karışıklığına neden olan bölümü anlayamadım. Her hadiste bir kere kafa karışırsa kafa kalmayabilir. Buna dikkat ediniz. Meseleye gelince, bu hadiste İslam toplumunun yaşayacağı bir güven ortamı zikredilmektedir. Sözü edilen kadının çıkıp Kâ'be'ye gelmesi tasvip edilmiş bir iş olarak da sunulmamaktadır. Öyle yapan bir kadın söz konusu olmuş olabilir. Ayrıca hadiste zikredilen kadının yolculuğu 'yanında mahremi olmamak' şeklinde anlaşılmadan önce 'bir kafileye katılmadan' sefere çıkmak şeklindedir. Çünkü insanlar o zamanlarda bir kafileye katılıp yolculuk yapıyorlardı. O kadın yanına bir mahremini alsa da neticede bir kafileye katılmadığı için 'tek başına yola çıkmış' gibidir. Kadının tek başına seferilik mesafesine çıkmasını yasaklayan hadisler daha açık ve sahih hadislerdir. Hüküm de onlar üzerine kuruludur.
Siz orada kanuni yollarla bulunuyorsunuz. Sizin kanuni yollarla bulunmanız oradaki yasaları tabul etmeniz demektir. Kabul ettiğiniz yasalara karşı hile ile elde edilen kazanç helal olmaz. Bunun dışındaki akıl oyunları sadece kendinizi aldatmanızı sağlar, haramı helalleştirmez.
İnsan olarak bütün insanlar eşittir. İmanda daha iyi olanın Allah katındaki değeri yüksektir. Maddi durumu daha iyi olanın zenginlik farkı vardır. Bileği güçlü olanın fiziği sağlamdır. Bu ve benzeri nedenlerden hiçbiri insanın başka bir insana köle olma nedeni değildir. Köle mantığı ile baktığımızda durum budur ama evlat anne babaya hizmet eder. İşçi iş sahibinin işini görür. Küçük büyüğe yardım eder. Bunlar da hayatın akışı içinde tabii olan şeylerdir.
'Gizlilik ilkesi' ve 'hayra teşvik' ilkesi iki önemli çizgidir. Bunu iyi yakalamışsınız. Biri diğerinden önceliklidir diyemeyiz; kişiden kişiye, yerden yere değişebilir bu. Kalbinizi kontrolde sıkıntı çekmeyecekseniz yani riya sizi abluka altına almayacaksa teşviki öne çıkarın. Bunun garantisi olur mu? derseniz, elbette olmaz derim. Siz kendi durumunuza göre bir ortalama bulabilirsiniz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Tecavüze uğramak, İSTEMEDİĞİ, RAZI OLMADIĞI HALDE bir insanın saldırıya uğramasıdır. Bu cinsel saldırı ise cinsel saldırıya uğramasıdır. Bir insan istemediği bir işin mesulü olmaz.