Fetva Meclisi
Soru
Bir erkek ve mahremi olmayan bir bayan arasında ne kadar uzaklık olmalıdır? Değmemek yeterli midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Nikâh akdi olmadan yalnız kalmanın tehlikesini göze almak doğru değildir. Muhakkak üçüncü bir şahsın beraberinde bulunmak gerekiyor. İyi niyet yeterli değildir.
Bir kadın ile kontağı o kadının mahremi veya bir kadın sağlamalıdır. İdeal olan budur. Ön şartlar oluştuktan sonra ise kadın ile erkek uygun bir ortamda görüşürler. Bu görüşmede kadının peçesini açması caiz olan bir iştir.
Meselemiz yolculuk meselesidir. Seksen km mesafeden daha uzun mesafelerin gidişi bir yolculuk, dönüşü ise ayrı bir yolculuktur. İki ayrı yolculuk gibi görünüz meseleyi.
Bayanlar iki kişi de olsalar mahremsiz olarak umreye gitmeleri caiz olmaz.
Nikâh akdinden sonra iki taraf için de gerdeğe bir mani yoktur. Sadece kadının aybaşı durumu gibi bir hâli varsa cinsel ilişki yasak olur. Cinsel ilişkinin dışında da bir yasak yoktur. Ertelemenin belli bir zamanı veya şekli olmaz. Bu eşlerin bileceği bir iştir. Ne acelesinin sevabı vardır ne de ertelemesinin günahı ama ertelemenin şeytana kapı aralayabileceğini unutmamalıyız.
Yabancı bir bayanın yabancı bir erkekle tokalaşması konusunda hüküm kesindir. Tartışılabilecek bir yönü yoktur. Allah'a emanet olunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kocası ikinci bir evlilik yapan kadın, bu ikinci evlilikten ötürü bir zulüm görüyorsa yani, erkeğin ikinci evlilik yapmasının şartlarından olan adaleti sağlamayı gerçekleştiremiyorsa elbette kadın hakkını talep eder. Bu talep de günümüz şartlarında herkes için kendi imkânları doğrultusunda olacaktır. Hayır, Müslüman kadın, duygusallığı gereği bir itirazda bulunacaksa, o zaman iki değerlendirmemiz olacaktır: - Bu sürecin böyle ilerlemesinde kendisinin de payı bulunup bulunmadığını, eşinin neden ikinci bir hanıma gittiğini düşünecektir. - Bu şikâyetini Allah Teâlâ’nın dışında birine yapmayacaktır. Zira erkeğe bu ruhsatı veren Allah Teâlâ’dır. Dikkat edelim, şeytan kuyumuzu kazmasın. Dünyamız giderken ahiretimiz de gitmesin. Tavsiyemiz, birinci kadının sabretmesi ve kadınlığını daha aktif duruma getirmesidir. Çok geçmeden eşi ona daha sadık olarak geri dönecektir. Ama kadınlık hâleti ruhiyesi ile illa bir isyan söz konusu ise o, kadının bileceği şeydir.
Eğer sizin için hayat, buradan ibaretse size battığınızı söyleyebilirim. Allah kurtarsın, vay hâlinize! Hayır, hayat burası değil, biz sadece bir misafirhaneden isek, neyin hayır neyin şer olduğunu nasıl bilebiliriz. Bunun için: - Hemen tövbe istiğfar edin, eşinizi de üzmeyin. Dört gözle gelecek çocuğunuza hazırlanın. Böyle cahiliye mantığıyla moral bozacak yerde, bir Meryem babası olmak için gayret edin. - Bu durumu kimseye anlatmayın, kıyamet günü şahitleriniz çoğalmasın. - Eşinizden helallik isteyin.
Buluğ çağına girdiğiniz tarihi biliyorsanız, o tarihten itibaren; bilmiyorsanız on beş yaşından gün aldığınız tarihten itibaren namaz başladığınız güne kadar üzerinizden kaç vakit namaz geçtiğini hesaplayın. Ondan sonra da yaptığınız gibi bir kaza takvimi yapın. Mesela 2000 sabah namazı, şu kadar öğlen namazı diyerek borcunuzu bilin. Her fırsatta da 'üzerime kaza kalan son sabah namazı' diyerek bir namazı kaza edin. Sadece farzları kılacaksınız. Bir de vitir namazını. Yalnız sabah ve ikindi namazından sonra kılmasanız daha iyi olur. Başka yapacağınız bir şey yok. Tövbenizde samimi oldukça endişe etmeyin. Allah ğafûrdur, rahimdir.
Bu ruhsatlar farz olan hac için konuşulabilir. Mutat geziler için veya nafile ibadetler için konuşulması doğru değildir. Mezheplerden birini, ikinci sınıf mezhep olarak görmemiz kesin bir hatadır. Bizim o mezhebe intikalimizde samimiyet var veya yok sorusu sorulmalıdır.
Müzik, üzerinde ciddi tehditlerin bulunduğu bir meseledir. Uzak kalmanızı tavsiye ederim. Zira, sizin körpe zihinlere haramlığı bildirilen bir şeyi aşılamanız, normalin üstünde bir vebaldir.
Biz, Peygamberimizden, onun ashabından, onun mirasçısı ulemadan duymadıklarımıza kulak asmayız.