Fetva Meclisi
Soru
Namaz vakitlerinde camilerde okunan ezanların tek merkezden (merkezi ezan) okunması uygun mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Ezanın okunmaya başlanması o saniyede vaktin girdiğini göstermektedir. Vakit girdiği saniyeden itibaren de namaz caizdir. Ezan vaktinin girmediği anda namaz caiz olmaz. Müezzinin bir hata yapma yani erken ezan okuma ihtimali yoksa namazda da bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Eksik ezanı yeniden tamamlamak gerekirdi. Ezanın eksik olması veya hiç okunmaması o vakitte kılınan namazın kabul olmasına mani değildir.
Mesela ikindinin vakti saat 16.00'da ise tam 16.00'da ikindi namazına başlamak mümkündür. Ezanın okunmasını veya bitmesini beklemek şart değildir. Yalnız bunu itiyat haline getirip namazın önemli sünnetlerinden olan ezanı küçümseme anlayışına neden olmamak gerekir.
Selamünaleyküm. Ezan vaktinin girmesiyle beraber o vaktin namazı da kılınabilir. Ne var ki, ezanı dinlemek de kılacağınız namaz gibi bir Sünnet'tir. Birini yaparken diğerini ihmal etmeniz iyi olmaz.
Bilindiği gibi “ezân” farz namazlar için okunan özel sözlerdir. Ezân aracılığıyla halka hem namaz vaktinin geldiği ve cemaatle namaz kılınacağı duyurulmuş olmakta, hem de Allah’ın eşsiz büyüklüğü, Hz. Muhammed’in (s.a.s.) peygamberliği ve namazın kurtuluş vesilesi olduğu ilan edilmektedir. Ezân, namaz vakitlerini ilan olduğuna göre, muayyen kalıplarını muhafaza ve ifade etmek suretiyle bu ilanın, hoparlörle veya hoparlörsüz yapılması arasında dinî açıdan bir fark yoktur. Bununla birlikte teyp kasetinden veya CD’den ezân okunması İslâm’ın şiarlarından olan ezânı basite almak, ona gereken saygıyı göstermemek anlamına gelir. Ayrıca kayıttan okutulması, Hz. Peygamber’den günümüze kadar gelen teamüle uygun değildir. Onun için ezânın CD veya teypten verilmesinin sakıncasız olduğu söylenemez. Fakihlerin, Kur’ân’ın aks-i sadasının Kur’ân hükmünde sayılmayacağı yönündeki yaklaşımları da bu hükmü desteklemektedir. (Meydânî, el-Lübâb, 1/60, 103) Diğer taraftan, ezân sünnettir. Sünnetin mükellefiyeti olan biri tarafından yerine getirilmesi, bu sünnetin tamamlayıcı bir unsurudur.
Ezanın bir dakikalık bir limit de olsa takvimde yazan saatinde olması önemlidir. Müezzin de camide erken veya geç okumuş olabilir. Saatine güvenenin kendi saatini esas almasında sakınca yoktur.
cami konusundaki diğer fetvalar
Evet, Cuma namazı için şartların henüz olgunlaşmadığı anlaşılmaktadır. İnşaallah cumaya gidemeyenler bu şartlardan ötürü vebal altında olmayacaklardır.
Evde kalmanızda bir sakınca olmaz. Evde kendiniz farz namazları kılarsınız.
Müslümanların izni ile Müslüman olmayan birinin, orada ibadete engel olmamak, tahkir edici tavır içinde olmamak kaydıyla camiye girmesinde sakınca görülmemiştir.
Bunu eğer cami görevlisine tahsis edilmiş bir alanda ve kamuya masraf oluşturmadan yapıyorsa helalliği açısından sıkıntı olmaz ama imam olan kişinin böyle bir kullanımdan istisna göstermesi onun lehine bir tavır olur. Daha faziletli olur.
Senin vazifen insanların tam mü'min olmasını sağlamak değildir. Senin vazifen Peygamber aleyhisselamın vekili olarak onun çalıştığı gibi çalışmaktır. Sen yapabildiğini ihlasla yapmaya devam et. İnsanlar duymasa da melekler duyar. Bin kişi olmasa da bir kişi olur. Bir kişi olmasa da sen kendini yetiştirmiş olursun. Bu arada şunu unutmayasın: Kendin de neticede bir kişisin. İnsanlara namazı öğretirken kendin nafileleri ihya edebilirsin. Çok Kur'an okuyabilirsin. On beş günde bir hatim indiren biri olabilirsin. Kitap okumayı geliştirebilirsin. Gelecekteki vaazlarına dair güzel notlar tutabilirsin. Günlük tesbihatlar yapabilirsin. İnsanları telefonla namaza davet edebilirsin. Camide sesli aşır okuma tatbikatı ile sesin güzel olmasa bile mükemmel bir kari olabilirsin. Bunları becerebildiğin zaman mesela üç yıl sonra orası senin için bir medrese olarak hafızana kazınır. Doğal ve bireysel medrese örneğini kurarsın. Sonuçta da kazanarak ayrılırsın oradan. Şu da muhtemeldir ki, senin oradaki bereketli işlerin, okuduğun Kur'anlar, kıldığın nafileler, yaptığın zikirler senden belki on sene sonra aktif bir cemaat verimi getirir, sen de Rabbinin rızasını kazanmış olursun. Bugüne bakarak iş yapma, Rabbinin huzurunda hesaba çekileceğin güne bakarak iş yap. Biiznillah kazanman mümkündür. Allah yardımcın olsun.
İkisi de aynı şeyi farklı boyutları ile ifade eder. Mescit, secde edilebilen yani namaz kılınan yer demektir. Cami de Cuma namazı kılınabilen yer demektir. Her cami aynı zamanda mescittir ama her mescit cami değildir. Bu durumda da cami mescitten daha büyük olmaktadır. İbadet edilme değeri açısından ikisi arasında bir sevap farkı yoktur.