İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hamburg'da gideceğim yerlere tren ve otobüsle gidiyorum. Eğer bir açık bir kadın yanıma veyahut karşıma oturursa oradan kalkıp ayakta durmam gerekir mi? Diyelim otururken kadının avretini görmüyorum ve dokunmuyorum. Bu şekildeyken oturmak caiz midir?

Cevap

Ölçünüzü otobüs, tren şeklinde almayın. Ölçünüz, nefsinizi haramdan en azami şekilde koruma olarak alın. O anda, sizin harama karşı en emin ya da en az zararlı olacağınız pozisyon ne ise onu takdir edin. Kalkıp gitmek bir çare ise onu, oturup kalmak bir çare ise onu takdir edin. Şunu da bilmelisiniz ki, bu bir cihaddır. Cihadda taktik kullanmak ise sizin mücahidliğinizi belirleyecektir. Allah'a emanet olun. Allah sizi ve ailenizi bütün haramlardan muhafaza buyursun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Günlük hayatınızda bu titizliğinizin bir benzeri farklı işlerinizde varsa bu bir psikolojik sorun gibi duruyor. Sadece bayanlarla ilgili alanda ise bu titizlik, ne mutlu size! Allah mübarek etsin, seni bu heyecanda sabit tutsun. Kesinlikle sen haklısın. Yaşadığımız hayat Allah'ın haramlarına çiftlik gibi olmuş bir hayattır ne yazık ki. Hiç taviz vermemeni tavsiye ederim sana. Şöyle bir kural belirle kendin için: Haramlardan ve harama iten ortamlardan uzak dur. Bilerek sen harama göz uzatma. Buna rağmen gözüne çarpan haramdan sen sorumlu değilsin. Bulunmak zorunda olduğun bir ortamda veya ortamlarda gözüne ilişen haramlar sende gevşeme nedeni olmaya başladı ise yani bir kayma hissetti isen o ortamı terk et. Bunun dışında sabredeceksin. Unutmayacaksın ki, bu sabrın senin Bedir'de, Uhud'da sabretmek gibi bir şeydir. Rabbim seni muhafaza buyursun.

Hocam, bildiğiniz üzere erkeğin tesettürü göz kapaklarıdır. Kur’an bize başımızı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Meseleyi, büyük bir imtihanın içinde bulunma açısından anlamaya çalışın. Allah Teâlâ sizi otobüste de imtihan etmek murat etmiştir. Otobüsü bu gözle görün. Karşınıza çıkan fitneleri bu gözle görmeye çalışın. Yapacağınız tek şey bu şuurla yaşamaktır. Kendinizi salmayın, gevşemeyin. Sabredin. Fitne olduğunu anladığınız ortamlardan uzak durmaya gayret edin. Zorunlu olduğunda da tedbirli olun. Gözünüzü, dilinizi boş salınmış bırakmayın. Allah size yardım edecektir. Ufak tefek kaymalar olduğunda da istiğfar edin.

Selamünaleyküm. İstanbul'da yaşamak bir hayli zor, bir genç olarak daha da zor o
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ailemizin huzuru ve istikrarı bizim için çok önemlidir. Allah’ın haramlarından birine açık ve net bir şekilde batmadıkça önceliğimizi aile huzurumuza vermeliyiz. Mesele açık bir harama girme düzeyine gelince ahiretimizi öncelikli tutmamız gerekeceği bellidir. Mesela alkol kullanma, elle temas etme, dans etme gibi bir abeslikle yüzleşecek olursanız net tavır koyarsınız. Bu noktaya gelmeyen sıkıntılar için yaptığınız gibi yapmaya devam edin yani kendinizi kollayarak, en kenardan yürüyerek devam edin. Allah yardımcınız olsun.

Hocam ben sonradan tesettüre girmiş evli bir kadınım. Önceden akrabalarla görüşü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Otel eski zamanlardan beri bilinen bir uygulamadır. Şu andaki konforu ile kıyaslanmasa da eskiden de vardı. Dolayısıyla otelde bir mü'min olarak bulunmamıza getirilecek kurallar sabittir. Şunlara dikkat etmelisiniz: 1- Sahibi mü'min olan ve otelini mü'min insan ölçüleri ile işleten bir otel tercih edin. Zorunlu olmadıkça mahremiyet kurallarını gözetmeyen, haramlara karşı lakayt olan otellere gitmeyin. Bilhassa alkol ve kumar gibi otellerde hizmet olarak sunulan haramlara karşı gevşememiş olmalıyız. Bulunduğunuz şehirde bu açıdan temiz bir otel yoksa veya güvenliğiniz açısından diğer otellerde kalmanız sakıncalı ise zarureten bu otellerde konaklayabilirsiniz. 2- Otelle konaklama sözleşmesi yapmadan konaklama yapmayın. Sürekli kullandığınız bir otelde olsa gecesi şu kadardan şu kadar gece şu odada kalacağınıza dair sözleşme ile konaklayın orada. 3- Otellerdeki lokantalarda alkol veya domuz eti gibi haramlar söz konusu ise yemeğinizi otel dışında yiyin. Şehir bu açıdan aynı riski taşıyorsa o zaman otel lokantasının helal olan bölümünü kullanabilirsiniz. 4- Otelin lokantası veya büfesinden size izin verilen dışında alıp dışarı götürme veya odanıza çıkarma gibi işleri yapmanız caiz olmaz. 5- Otellerdeki AÇIK BÜFE kullanılabilir. 6- Otelde müşterilere sunulan hizmetlerden size hediye edilenler dışındakileri alıp götürmeniz caiz olmaz. Odalarda ‘size aittir’ diye verilenleri alabilirsiniz. Bunların dışındakileri almanız çalmak olur. 7- Size verilen odada, KAÇAK OLARAK ikinci bir kişiyi barındırmanız caiz olmaz. Özellikle yatak sayısı olarak değil de oda olarak size verilen bir oda ise o zaman ikinci bir kişiyi barındırmanız mümkün olur. Otel hizmetlerini mesela büfeyi sizi ziyarete gelen ama o otelde kalmayan birine sunmanız da böyledir. 8- Otel asansörleri ve benzeri müşterek kullanım alanları mahremiyet kurallarımız açısından riskli alanlardır, hususi dikkat gerekmektedir. 9- Otel hizmetlilerine bahşiş vererek ilave bir hizmet almanız caiz olmaz. Bu bir bahşiş değil rüşvettir.

Hocam, Allah sizden razı olsun. Dinimizi yaşama konusunda bize desteğinizden çok
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Başka bir ayrıntı yoksa sadece kocası yanında olan bir kadını ziyaret için haram ifadesini kullanamayız. Haram olmasa da riskten ve kerahiyetten söz etmemiz de şarttır. Mahremiyete dikkat ediliyorsa ve evde o yabancı erkekle tek başına kalınmıyorsa haram demeyiz. Bunu, bir zaruret olmadığı sürece sadece keyfi bir maksatla yapmanız ise mü'min bir bayan vakarına yakışmaz.

Hocam dönem dönem eş dost ziyareti sebebiyle şehir dışına çıkıyoruz. Bazılarında
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kadının kadından sakınması gereken avreti göbekle diz kapağı arasıdır. Baş bu avrete dâhil değildir. Uçak geçecek düzeyde bir inceltme yapılması çok uygun olmaz.

Hocam İslam’a uygun tatil otellerinde açık havuzların etrafını brandayla çeviriy

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dünya müstekbirlerinin şamaroğlanına dönmüş, tabii afetlerle eriyip giden bir Müslüman Dünya'nın mensubu olarak, Müslümanlar arasındaki ayrıntılarla uğraşmanın ne yararı vardır? Böyle bir araştırmaya nasıl vakit bulunabiliyor anlayamıyorum. Kendi işimize baksak daha iyi olmaz mı? Allah Teala, bize önce bizi soracaktır. Kimse İbni Teymiye'nin hesabını vermeyecektir. Size bir ipucu vereyim: Şimdi siz nasıl Vahhabileri merak edip koğuşturuyorsanız onlar da sizi merak edip koğuşturuyorlar. Ama iki taraf da sömürülüyor, toprakları ve şerefleri çiğneniyor. Daha dikkatli olalım.

Vahhabilik ve İbn-i Teymiyye hakkında bana bilgi verebilir misiniz? Vahhabi bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Düğündeki takılarınız şu anda eşlerin ortak malı gibi görünüyor. Bu durumda seksen bir gram altın veya o değerde bir miktarı buluyorsa yüzde iki buçuk kadarı zekât olarak verilecektir. Siz, takılarınızı bölüştürün. Bölüştürdükten sonra kimin hissesi seksen bir gramdan fazla altın tutarında oluyorsa o zekât verir. Bu arada bir yıl dolduğunda (355 gün) zekât hesabı yapacağınız zaman tahakkuk etmiş faturalar, o ay ki kira, imzaladığınız taksitlerinizi de elinizdeki sermayeden düşerek hesap yapın. Allah kolay getirsin.

Oturduğumuz ev kira, toprağımız ya da aracımız yok. Yeni evli çiftiz. (1 yıl yen
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müzik hakkında pek çok hadisi şerif vardır. Bu hadislerde müzik yasaklanmaktadır. Son dönemlere ait yazan, konuşan âlimler, bu umumi yasaktan hangi türlerin istisna edilebileceğine dair görüşler belirtmişlerdir. Sizin karşınıza çıkan da budur. Netice olarak şunu söyleyebiliriz: Bir kere müzik ve türevleri ibadetteki, ihlastaki lezzete manidir. İstisnai olarak caiz olabileceği yerler olabilir. Mesela mehter için durum böyledir. Çünkü mehter cihadı teşvik unsurludur, nefsani bir boyutu yoktur. Mehtere benzeyen, sonuç olarak onunla paralellik gösteren müzik türleri de caiz olabilir. Ama esas olan Peygamber aleyhisselamın dilinden yasaklanmış bir işten tamamen uzak durmaya çalışmaktır. En küçük tavizin bile bizi sürükleyeceği yeri tahmin etmemiz gerekiyor. Allah Teala, takva ehli olma hazzını yaşamayı hepimize nasip buyursun.

Hocam benim müzik konusunda aklım biraz karıştı; Bir yerde bazı şeylere dikkat e
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadının, göbekle diz kapağı arası kadına karşı da avrettir. Herhalükârda tıbbî gerekçeler dışında gösterilmesi haramdır. Temizliğin tıbbî bir neden sayılması ne kadar mümkündür bilemiyorum. Bu ancak, o bölgeye ait temizliğini yapması bir nedenle gerçekleşemeyecek kimseler için caiz olabilir.

Kadınların kadınlara haram olan bölgesi var, bunu biliyoruz. Fakat malum bölge t
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tirmizî'nin rivayet ettiği bir hadiste Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin, karnının üstüne yatıp uyuyan birini gördüğünde ona: 'Bu yatışı Allah sevmez.' dediği rivayet edilmiştir. (Edeb,21/2768). Bu nedenle, yüzüstü yatmanın sünnete aykırı olduğu kaydedilmiştir. Bu yasağın erkek veya kadın için olduğuna dair bir ayrıntı da yoktur. Dolayısıyla yasak umumidir. Sünnete dikkat ederek uyumak gerekir. Allah Teala rızasına uygun yaşamaya bizi muvaffak kılsın.

Yüz üstü yatmanın hükmü nedir? Bayan ve erkek için bir farklılık var mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namazın, dinin direği olmaktan dinde önemli bir ibadet olmaya doğru kaydığı bir zamanda yaşıyoruz. Dinin dağılacak en son halkası olan namaz, toplantı, misafir gibi hiçbir şekilde özür sayılmayacak nedenlerle terk edilebilmektedir. Daha da vahim olanı, Müslümanların namaz kusuru bulunan insanları ayıplı görmemeye başlamalarıdır. Diploma ve kariyerin namaz kusurunu örtebildiği bir zamanda yaşadığımızı bilmemiz gerekiyor. Namaz, asla önemli bir ibadet olarak tarif edilemez. Namaz dindir, İslam'dır. Namazın terk edilmesi durumunda kaza edilip edilmeyeceği hakkında konuşulanlar sözünü ettiğimiz anlayıştan kaynaklanmaktadır. Bu ümmetin ilim erbabı olan büyükleri (bunların başında da dört mezhep imamı gelmektedir.) namazın herhalükârda kesinlikle kaza edilmesi gerektiğinde ittifak etmişlerdir. Sadece İbn-i Hazm ve İbn-i Teymiye, BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE TERK EDENİN namazlarını kaza etmesinin mümkün olmadığını iddia etmişlerdir. Onlara göre böyle bir tavır kaza ile kapatılamaz bir durumdur. Ama onlar da BİLİNÇLİ BİR TERK OLMADIKÇA namazın kaza edileceğini söyleyenler arasındadırlar. Netice olarak ilim erbabı, namazın unutma, sıkışıklık ve benzeri özürlerle kılınamaması veya kasten terk edilmesi halinde kesinlikle kaza edilmesi gerekmektedir. İmam Nevevi, bu konuda görüşüne dikkat edilmesi gereken ulemanın icmaı bulunduğunu söylemektedir. (Mecmu', 1/578, Beytülefkârıddevliyye, Lübnan,2009) Ümmet olarak, dinimizin direğinde ortaya çıkan gevşekliğe karşı topluca onu güçlendirme hamlesinde olmamız şarttır. Zaten fırsat kollayan tembel nefislerimizi, kenarda kalmış itibar edilmez görüşlerle kışkırtmak akıllıca değildir. Bu ümmet namazın din demek olduğuna, onu bir nedenle kılamayanın kesinlikle kaza etmesi gerektiğine ittifak etmiştir. Kimin ne diyeceği çok önemli değildir. Sözüne itibar edilir âlimler diyeceklerini demişlerdir. (Bkz. Said Ebu Ceyb, Mevsuatulicma', 3/954, Dımaşk; el-İkna' Fi Mesaililicma', el-Fasî, Tahkik, Faruk Hammade, 1/354, Dimaşk,2003; el-İcma' İnde Eimmeti Ehilssünnetilerbaa, 42, Riyad, 2003) Namazın nasıl kaza edileceğine dair bilgiyi de herhangi bir ilmihalden okumanızda fayda vardır. Zira namazın kaza edilmesi ürkülecek kadar ağır bir yük değildir. Allah'ın rahmetinin ne denli geniş olduğunu unutmayalım.

Hocam kaza namazı var mıdır? Hadislerde 3 durumdan dolayı kaza namazı olduğunu b

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.