Fetva Meclisi
Soru
Bildiğiniz üzere noterlik "serbest meslek grubu" olarak geçmektedir. Bu durumda işlemlerin daha hızlı yürümesi için notere verilen ekstra parayı nasıl değerlendirmemiz gerekir. Rüşvet gibi midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Rüşvet, 'yasal bir gücü elinde bulundurandan olmayacak bir işin yapılmasını ya da hızlandırılmasını istemek için verilen para veya çıkar' anlamına kullanılmaktadır. Rüşvet eskilerden beri var olan bir suçtur. İnsanların mallarını haksız yollarla yemek olarak kabul edilmiştir. En yaygın olarak eski zamanlarda İsrailoğulları arasında yayılmıştır. Alimlerinden siyasetçilerine kadar herkes rüşvete bulaşmıştır. Bir zulüm olduğu için de Allah'ın lanetini beraberinde getirmiştir. Allah rüşvet alanı da vereni de rahmetinden uzak tutmuştur. Rüşvet duaların kabul olmamasına bir sebeptir. Emanetin hıyanetle karşılık bulmasının da sebeplerindendir. Toplumda bozulmuşluğun, kin ve nefretin kökleşme sebeplerindendir. Yöneticilerin zan altında olmasına, ahlakın erimesine, bireyler arasında özgüven kaybına, iş yapma, güvenle yaşama beklentilerinin kaybolmasına sebeptir. Ashab-ı kiramdan itibaren ümmetin bütün alimleri rüşvetin haram olduğuna ittifak etmişlerdir. Bu konuda farklı düşünen bir alim yoktur. Açık bir zulmü ve hak ihlalini önlemenin başka bir yolu kalmadığı durumlarda ise domuz ve alkolün zaruret durumlarında zarureti giderecek kadarı ile haramlığının ertelenmesi gibi rüşvet de verilebilir. Bunun adı o durumda rüşvet olmaz. Alan için haram olmaya devam eder ama veren için haram olmaz. Yalnız bu durumda zaruretin ölçüsünün ne olacağını belirlemede herkesin imanı karar verici olacaktır. Rüşvet din ölçüleriyle bakıldığında bir haram olduğuna göre rüşvet alan da veren de tevbe ederek o haramın günahından kurtulmalıdırlar. Bu tevbe ile beraber de alınan rüşvet mal sahibine iade edilmelidir. Mal sahibi bilinemiyor veya bulunamıyorsa o miktar fakirlere veya kamu yararına olacak bir yere harcanır. Zira alınan rüşvet alan için hiçbir zaman edinilmiş helal bir kazanca dönüşmeyecektir. Rüşvet olarak toplanan para ile hacceden birisinin haccının kabul olacağını ama işlediği günahın azabını tevbe etmemesi durumunda çekeceğini söyleyen alimler olmuştur. Ancak rüşvet vererek farz olan hacca gidebilecek birisinin de rüşvet vermesi onun açısından rüşvet sayılmamaktadır. Rüşvet vererek hacca gidebilir. Bu kural farz haccı yapmak isteyen için geçerlidir ve özellikle haccetmesi hakkı iken engelleniyor olan için söz konusudur. Ancak kura çıkmadığı için hacca gidemiyor olmak gibi bir durum hak ihlali veya engelleme değildir. Rüşvetten birikmiş paranın zekatı verilmez. Zira rüşvet olarak alınan para alanın helal malı değildir, hiçbir zaman da olmayacaktır.
Selamünaleyküm. Rüşvet hak olmayan bir şeyi elde etmek için verilenin adıdır.
Bu pozisyon bir rüşvet ortamını aynen yansıtmıyor ama almamayı tercih etmenizi tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. Sizi yöneten yönergeler, kanunlar açısından yasak olan şey sizin için rüşvettir. Uzak durmanız gerekir. Başkalarını da engellemelisiniz, engelleyemiyorsanız siz kendinizi koruyun. Allah yardımcınız olsun.
Haram bir işi icra etmiyor olduğu sürece müteahhitlik için asla haram diyemeyiz. O da helal bir meslektir. Mesela bir meyhane inşaatı veya faizli bir banka binası değilse söz konusu taahhüt bir sakınca iş olarak söz konusu değildir. Yalnız ülkemizde ve zamanımızda sürdürülen müteahhitlik mesleği üzerinde bazı hatalar da göz ardı edilemez. Özellikle kul hakkı boyutu ile bakıldığında bu meslek tehlikelidir diyebiliriz. Devletle bağlantılı ihalelerle ilgili olarak not düşmeye gerek yoktur zannediyorum, herkesin bildiği açık bir milyonların hakkı ile ölüp gitme riskinden söz edebiliriz. Diğer sivil olan müteahhitlikte ise insanların sınırsız zevklerine hitap edilen bir işte ne kadar hakkı verilerek bir iş yapılabilir bunu iyi düşünmek gerekiyor. Müteahhit kardeşlerimiz bitmiş işlerini satmalıdırlar. Söz verilerek yapılan işlerde daha sonra sorun oluşması ihtimali yüksektir. Bir bina yapımını örnek alacak olursak yüzlerce itiraz noktasından söz etmek mümkündür. Sözleşmeler çok ayrıntılı ve noter şartlarında yapılmalıdır. Akraba veya dost değil iş yapılan muhatap olarak bakılmalıdır herkese. Kul anlamasa da kulu yaratan anlıyor diye bilinmelidir. Bu inceliklere dikkat edilemiyorsa bu meslek tehlikelidir. Yarın Allah’ın huzurunda düşük kaliteli bir musluktan ötürü hesap vermek Müslüman için zordur. Bunu anlatmak istiyorum. Allah yardımcımız olsun.
Meri kanun ve yönetmeliklerde yazılı bir durum ise bu aldığınız size helaldir. O dairede kendiliğinizden oluşturduğunuz veya kabul ettirdiğiniz bir para ise haramdır.
devlet konusundaki diğer fetvalar
Memurun bağlı olduğu idarenin kuralları ne ise o kurallara göre maaşını hak ettiği veya etmediği belirlenebilir. Din de bu konuda o kuralları ölçü alır. Yeter ki o kurallar arasında açık bir haram işlenmesi durumu olmasın.
Devletin yaptığı ödeme için istediği şartlar oluşuyorsa hiçbir sakıncası olmaz. Alınan maaş gibi o da helal olur.
Böyle bir aile zekât alabilir durumda ise devlet verse de vermese de onun zekât alabilirliği devam ettiği için siz zekât olarak vermek istediklerinizi verebilirsiniz. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Devletin ancak ücretle kullanılabilir diye kural koyduğu su, kaçak kullanılamaz. Orman veya başka bir yerde serbest bırakılmış suyun kullanılmasında ise sakınca olmaz.
Bu yaptığınız yanlıştır. Size tahsis edilen vaktin yemeğini yemediğinizde orada bir hakkınız kalmaz. Vaktinde orada hazır olana yemek vermek gibi bir sözleşmedir yurdun yaptığı. Sizin vaktinde orada olmamanız hakkınızın kaybolması demektir. Sonradan aldığınız bir hak ihlalidir. Şirketse o yemeği yapan, aldığınız kadarını onlara iade etmeniz gerekir. Devlet kurumu ise o kadar parayı bir fakire sadaka verin.
Bunun için tevbe et, tekrar etmemeye karar ver. İlk fırsatta ondan kurtulmaya bak. Gerisi hallolur inşaallah.