Fetva Meclisi
Soru
Bankaların pos cihazlarını ticarette mecburen kullanıyoruz. Şuan ki durumda da banka karttan para kesiyor. O parayı ertesi gün kullanmak durumunda olduğumuz için yani pos cihazından çekilen para ertesi gün hesabımıza aktarıldığı için -kesintiden sonra- biz de ticarette bunu kullanmak durumunda kalıyoruz. Bu durumun hükmü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bankanın, paranın erken çekilmesinden ötürü kırma yapması başka şey, size pos cihazı kullandırdığı için masraf türünden bir kesinti yapması başka şeydir. Mümkün olduğu kadar alenen faiz işleten bankaların cihazlarını kullanmamalıyız.
Parayı paraya çevirirken kesilen fark caiz olmaz.
POS cihazı kullanabilirsiniz. Ancak, gününden önce tahsilat yapmak için bankaya ilave bir ücret vermeyin. Yani anlaşmanızı yaparken, bankadan 'şu kadar gün sonra hesabıma yatanı alırım' sözü alın. Onlar da sizden para kesmesinler. Şunu zihninizin bir kenarına kaydedin: Para ve banka kelimeleri birleştiği zaman kırmızı çizgide olduğumuzu bileceğiz. Bir de bankanın yaptığı taksitlendirmeye sizin aracı olmanızı ilave edersek kırmızı iyice koyulaşır. Fakat başka türlü neredeyse ticaret yapmak imkânsız hale gelmiştir. Bu da bir zarurettir. Zarureti hayati bir konu gibi algılayıp kullandığımızda inşaallah vebalde olmayız. Yeter ki aleni bir harama bulaşmayalım. Allah'a emanet olun.
Banka masrafı adı ile kesilen miktar için, gününden önce kesilen miktar gibi faiz hükmü veremeyiz. Ancak bankalarla olan ilişkileri tertemiz görmemiz de mümkün değildir. Becerebildiğimiz kadar uzak durmaya çalışalım. Pazarlık edelim, kesmesinler. Allah'a emanet olun.
POS cihazı da kullanabilirsiniz. Faizci olmayan bankalardan biri ile çalışarak cihaz alın.
Selamünaleyküm. Böyle bir durumu mesela, para kazanınca alkol satın alabilir diye esnaftan birinden alışveriş yapmama şeklinde takdir edebilir miyiz? Pos cihazı kullanmak caiz ise sahibinin onun üzerinden günaha girme ihtimali bizim alışverişimizi sakıncalı kılmaz. Alenen bir haram değildir bu.
alışveriş konusundaki diğer fetvalar
Dinimiz bizi, eli kolu bağlı bırakmış değildir. Alkol satılan yerden alışveriş yapmayı yasaklamış ama aç kalın, sürünün de dememiştir. Mü'min, alkolle ilgili hassasiyetini korur, çaresiz kalınca da kendisine ruhsat verildiğini bilir. Ruhsatı da gerektiğinde ruhsat kadar kullanır. Bunda bir sakınca yoktur. Allah'a emanet olunuz.
Anlattığınızda bilgi yeterli olmamakla beraber, bu tür bir iade sigorta sayılmaz. Defolu malı geri alan bir satıcı gibi davranmış olmaktadır. Allah'a emanet olun.
Kendisine cuma namazı farz olan birinin, cuma ezanı okunduktan sonra ticaret yapması caiz değildir. Sizin durumunuza gelince, eşinize cuma namazı farz olmadığı için onun kazandığı para bütçenize haram olarak girmiş sayılmaz. Zira ulemanın bir bölümü 'kendisine cuma farz olanın kazandığı' kaydını koymuşlardır. Elbette cumaya tazim açısından yapılan doğru değildir. Daha dikkatli olmak lazımdır. Allah'a emanet olun.
Cuma ezanı okunduktan sonra, kendisine cuma namazı farz olanların ticaret yapması haramdır. Bu durumda kazanılan mal da helallik sınırlarını zorlamış bir maldır. Allah'a emanet olun.
Sorunuzu şu şekilde anladım: 'Şu anda 140 lira olması gereken pancarı, bir yıl önceki fiyatı olan 80 liradan alsam caiz midir?' Eğer soru böyle ise ve burada sizin bir hileniz, baskınız yoksa bu alışveriş helaldir. Allah'a emanet olun.
Ticaret yaparken, haram olan nesneleri satın almayacağımız gibi, dinimize karşı savaş yürütenlerin ticaret merkezlerinden de alışveriş yapmayarak dini hassasiyetlerimizi göstermeye mecburuz. Cüzi bir farktan ötürü hassasiyetlerimiz erimemelidir. Ancak ciddi bir farktan ötürü veya alternatifsiz durumlarda o merkezlere gidebiliriz. Allah'a emanet olunuz.