Fetva Meclisi
Soru
Hocam Semerkandî'nin Tenbihulgafilîn kitabı hakkında ne dersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
İHYAUULUMİDDİN bu ümmetin kütüphanesinin en önemli eserlerinden biridir. Allah Teâlâ, müellifi Gazali'ye rahmeti ile muamele buyursun. Ele aldığı konuların önemli bir bölümünde, kendisinden sonrakilerin temel dayanağı olmuştur. Yalnız şu hususu bilmemiz gerekir: Bir ilacın gücünün büyük olması aynı zamanda o ilacın yan tesir kabiliyetinin de var olmasını gösterebilir. Nitekim Gazali'nin engin görüşleri müessir bir ilaç gibidir. Bu zaman, Gazali'nin eserlerinin bir âlim nezaretinde okunması gereken zamandır. Sizin gibi pek çok insanda yan tesir yapmıştır. Bu durum, İhya'nın ne önemsizliğini ne de gereksizliğini göstermez. Ne yazık ki bizim yaşadığımız hayat, İhya'da anlatılan konuların bizi uçuk noktaya taşımasına neden olacak durumdadır. Tavsiyemiz şimdilik o kitaptan uzak durmanızdır. Onu size bir âlim okutsun. Aksi takdirde kâr/zarar dengesi kuramayabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Ebu Hanife rahmetullahi aleyh hakkında pek çok bilgi vardır. İyi bir ilmihal kitabının girişini bile inceleyebilirsiniz. Onun ilim dünyasına dalmanız için ise iyi bir Arapça bilmeniz gerekir ki, bunun için İstanbul’da medrese hayatınız olması doğru olur. Bizim, KADIN FIKHI OKULU derslerimizin giriş bölümlerini izlerseniz size yararı olur zannederiz. İbni Teymiye ile alakalı olarak da Türkçe kitap takip etmiyorum. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Hocam,Allah Teâlâ niyetinizi ve amelinizi rızasına muvafık kılsın. Umduğunuzdan güzeline kavuştursun sizi. Hayırlı amellerde muvaffak olmanız için dualar ederim.Mesele herhangi bir ilmihal veya tefsir meselesi değildir. Mesele bakış meselesidir. Nesillerimizi yetiştirenler, büyük bir hata ederek insanlara dinimizi camiye sıkıştırılmış bir din olarak öğrettiler. Netice de böyle oldu. Yeni bir bakışla dinimizi, ilk nesil gibi anlayıp uygulamaya yönelmemiz gerekiyor. Bu hususta da size yani Peygamber aleyhisselama vekil olan imamlara ve Kur'an muallimlerine çok iş düşüyor. Farklı bir ilmihal veya tefsir okumuyorum. Sizin de kitaplığınızda bulunan Buharî'yi, Riyazussalihin'i, Fikri Yavuz İlmihali'ni okuyorum. Ama okurken dikkatli ve gayeli okuyorum. Ümmetime acilen gerekli şeyleri bulmaya çalışıyorum. Vakit doldurmak gibi bir derdim olmuyor. Aksine işim hep vaktimden çok oluyor.
Selamünaleyküm. Gazali, bu ümmetin büyüklerindendir. İmam’dır. Hüccetulislam’dır. Müceddit’tir. Elli beş yıl yaşadığı bu dünyaya iman adına köklü izler bırakıp gitti Rabbine. İlmî hayatının başlangıcı ile bitişi arasında bazı farklılıklar oldu. Felsefeye girdi, felsefeye karşı cephe aldı. Öven ve yeren kitaplar yazdı. Batınıye gibi bir belayı inceledi. Fıkıhta muhteşem eserler verdi. Özellikle kelam ilminde önemli çalışmaları oldu. Eşarilik açısından köklü izler bırakan eserler yazdı. Kelam ile alakalı en son eseri, İLCÂMU’L-AVÂM AN İLMİ’L-KELÂM isimli eseridir. Bu eseri incelendiğinde, belli başlı konularda kelam ilmi öncesi diyebileceğimiz Selef düşüncesine döndüğü görülür. Tüm bid’at fırkalardan uzaklaşarak ve eşarî bir âlim olmasına rağmen müteşâbihat konusunda eşarî ve mâturîdîlikten ayrılarak Selef düşüncesine yöneldiği son eserinde görülmektedir. Yalnız burada kastettiğimiz Selef, İmam Malik (rahmetullahi aleyh) ve İmam Ahmed bin Hanbel (rahmetullahi aleyh) gibilerin temsil ettiği Selefiliktir. Bugünkü ismi ile müsemması farklı selefilik açısından bir benzetme asla mümkün değildir. Elli beş yıl içinde bu büyük dönüşümler ve etkiler onu muhteşem bir noktada ve takipte bıraktı. Minhâc derslerimizi, ilmi ağırlığı olması sebebiyle konu bütünlüğü içinde izlemenizi tavsiye ederiz. Allah Gazâlî’mize rahmet eylesin Selamünaleyküm Konu ile ilgili olarak:
Keşke ilmi birikiminizi, yaşınızı ve işinizi de belirtseniz, size daha isabetli tavsiyelerde bulunabilirdik. Sizin sadece İHL okumuş olduğunuzu var sayarak şunu tavsiye edebiliriz: Sizin için şerhi ile basılmış hadis kitabı dışındaki kitaplar umduğunuz yararı vermeyebilir. Sonuna kadar okuyamazsınız, okusanız da aradığınızı bulamayabilirsiniz. Müslüman bir evin temel kitabı RİYAZUSSALİHİN adlı eserdir. Bu eser, hadis kitabı olarak size yeter biiznillah. İlmihal kitabı okumadan önce hadis kitabını sıralama hatası ile okumuş olabilirsiniz. Önce ilmihal okuyun. Diyanet’in bir ciltlik ilmihali yeterlidir. İlahiyat, medrese veya bir âlimin dizi dibinde yıllar geçirmiş olma gibi farkınız varsa size tavsiyemiz Buhari ve Müslim olur. Onları da muhakkak şerhleri ile okumalısınız. Bu iki kitap ümmetimizin ulemasının itibar ettiği, bilgisini güvenli bulduğu iki kitaptır. Bunlar da ileri seviyede ilim sahiplerine daha çok hitap ederler. Bir âlimin ders halkasında ise mükemmel bir bereket üzere okunabilirler. Bu iki kitaptan sonra İmam Malik’in Muvatta adlı eseri gelir. Ardından Ebu Davud, Nesaî, Tirmizi, İbni Mace, İbni Huzeyme, İbni Hibban, Darimi, Darekutni ve Müsned isimli eserler gelir. Bunların dışındaki hadis kitapları ilim adamları için uygundur.
Vahyin ilk indiği yıllara ait tek tek gelen hükümlerin zamanını düşünmelisiniz. Şimdi ise bir bütün olarak dinimizin tamamı elimizdedir elhamdülillah. O zamanki şartların değiştiğini gören sahabiler ilk zamanlarda sakladıklarını son günlerinde tebliğ etmiş oldular. Ara vakitleri kendinizi kültür ve fizik çalışarak da olsak dinçleştirerek, abdest alarak, bir âyet veya hadis ezberleyerek değerlendirmeye çalışın.
hadis konusundaki diğer fetvalar
Selamı alıp cevaplayacak bir pozisyonda olmayana selam vermek, onu taciz etmek olur gerekçesi ile böyle söylenmiştir. Yemek ortamı böyle bir sakınca taşımıyorsa selam verilebilir.
Bu ortamdan imanını ve aklını koruyarak çıkmaya çalış. Böyle bir sözün sahibi ile tartışma sakın. Tam anlamıyla bir söz tuzağı ile karşılaşmışsın. Allah seni korusun.
Mevcut Müsned’te böyle bir hadis yoktur. Büyük ihtimalle Şii kaynaklı bir bilgi olarak yayılmış bulunmaktadır.
Hocamızın meali özellikle hadislerle izah edilmesi bakımından da faydalıdır ve Türkçesi güzel bir mealdir. Meal okuyup anlama düzeyinde birisi için inşaallah yararlı olur.
Allah Teâlâ ölenlerimize rahmeti ile muamelede bulunsun. Prensip olarak, hadislerde belirtilen hususları muayyen bir kişi veya kişiler için “işte bu o idi” şeklinde müşahhaslaştırmak doğru değildir. Evet, “yaşadığın gibi” ölme ilkesine uygun bir durum vardır ortada ama bunu o kişinin kötü bir durumda öldüğü şeklinde anlamaya yönelik açılım yapılmamalıdır. Akıbetinin hayrolmasını temenni etmek en güzelidir.