İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, eşimin dedesinin babasından aktarım yoluyla kendisine intikal eden, çok sayıda hisseli tarla bulunmaktadır. Eşimin babası, dedesinden önce vefat ettiği için bu gayrimenkuller devlet tarafından doğrudan 70’i aşkın yasal varise otomatik olarak paylaştırılmıştır. Bu hisseli gayrimenkullerden zaman zaman elektrik direği veya boru hattı geçmesi gibi sebeplerle eşime küçük meblağlarda ödemeler yapılmaktadır. Ayrıca ileride, bir varisin izale-i şüyu (ortaklığın giderilmesi) davası açması durumunda, satıştan da eşime bir miktar gelir düşmesi muhtemeldir. Şer’î miras paylaşımı yapılmamış bu tür mülklerden elde edilen gelirin tamamının tasadduk edilmesi mi gerekir? Zira İslam hukukuna göre kız ve erkek çocuklar arasında miras farklı paylarda dağıtılır. Mevcut durumda 70’in üzerinde hissedarın bu paylaşım şekline rıza göstermesi mümkün görünmemektedir. Amacımız, çocuklarımıza haram olma ihtimali bulunan bir miras bırakmamak. Bu durumda nasıl bir yol izlememiz gerekir?

Cevap

Bugünkü Türkiye gibi karmaşık ve kuşaktan kuşağa geçmiş büyük aile yapılarında, özellikle tarım arazilerinde şöyle bir durum sıkça yaşanıyor: • Devlet, veraset ilamına göre kanunen varis görünenlere tapu hissesini bölüştürüyor. • Bu paylar bazen şer’î miras sistemine uygun düşmese de herkes kendi hissesine göre gelir alıyor, kullanım yapıyor, hatta satış işlemlerine rıza gösteriyor. Bu durumda, fiilî durum bir tür zımnî (üstü kapalı) rızayı doğurur. Herkes devletin verdiğini kabul etmiş, hakkını aramamış, müdahale etmemişse bu, şer’î mahiyette olmasa da fiilen geçerli sayılan bir taksimdir. Ayrıca diğer mirasçıların tamamına ulaşmak ve helalleşmek mümkün olmadığından, devlet eliyle yapılmış bu türden miras taksimi, fiilen ve zımnen herkes tarafından kabul edilmiş olur. Bu şartlar altında bir Müslümanın eline geçen miras payında, sakınca olmadığı kanaatindeyim.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir hile yapılmış ve erkek çocuk kollanmış ise kesinlikle bunu yapan dedeniz vebal altında kalmıştır ve işlediği günahın hesabını verecektir. Erkek çocuklarının kız kardeşlerinin hakkını vererek babalarına yardım etmelidirler. Dayın, “sizin payınızı şeriata göre vereceğiz” demekle bir hakkı kabul etmiş olmaktadır. Bu hakkı vermelidirler. Yalnız bu cevap, tapular verilirken bir kaçırma yapılması üzerine kuruludur. Mahkeme şeriatın takdirinden fazlasını verecek olursa o fazlalık da teyzelerine helal olmaz.

Hocam anneannem ve dedem vefat etti. Dedem, hayattayken tüm mirasını (tarlaların
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Babanın veya annenin mirasını kendi sağlığında taksim etme hakkı yoktur. Yapsa da değeri ve bağlayıcılığı yoktur. O öldükten sonra değiştirebilirsiniz. Sağlığında yaparsa bu bir hibe olur. Çocuklarına sağlığında mal vermiş olur. Buna çocuklardan biri itiraz etmedikçe de sakıncası olmaz. Eğer babanızın taksimine diğer kardeşleriniz gönülden razı iseler, helal olması bakımından size zararı olmaz. Onlardan biri malı hukuk sistemine göre değil de mesela kıza düşecek fazlalığı erkek kardeşine verecek şer’i anlayışa göre iade ederse bu durumda da sakınca olmaz. Ama öyle veya böyle baban yaptığı yanlıştan ötürü vebale girer. Ona rıza gösteren her mirasçı da vebale girer. Bu seçeneklere göre bir tercih yap ama babanı da bir din düşmanını karşına alır gibi alma. Bile bile onu ateşe doğru koşturmuş olursun.

Miras konusunda babam beşeri kanuna göre takdim etmek istiyor ama ben şer'i kanu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kişinin hayattayken malını paylaştırmasına miras değil hediye ismi verilir. Miras ise kişi öldükten sonra malının paylaşılmasına denir. Bir kimse hayattayken malını paylaştırmak isterse tüm çocuklarına eşit bir şekilde dağıtım yapmalıdır. Ancak engelli olan çocuğunu muhtemel mağduriyetini önlemek amacıyla ona diğer kardeşlerine göre daha fazla hibe/hediyede etmesinde âlimler sakınca görmemişlerdir. Babanıza hak/ölüm vaki olur ve geride mal kalırsa; -Eğer mirasçılar kendi aralarında anlaşarak paylaşırlarsa (rızâî taksim) sakıncası yoktur. Fazla hakkı olanlar daha az hakkı olanlara hediyede bulunmuş sayılır. -Eğer kendi aralarında anlaşmazlarsa miras hukukunun yargı boyutu devreye girer. Buna göre de mirasçılar tespit edilip hakları verilir. Bize yazdıklarınıza göre erkeğe iki, kıza bir şeklinde taksim edilmelidir. Belirttiğiniz mallar üzerinde anlaşamazsanız tüm mallarınız satılığa çıkar ve iki erkek bir kız şeklinde taksim edersiniz.

Hocam babamın yatırımlık bahçesi, iki evi, arabası ve bankada parası var. Bir ab
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir insan sağlığında malını çocuklarına dağıtabilir. Bu durumda da herkese eşit oranda verir. Miras sahibi öldükten sonra uygulanmak üzere miras yönlendirmesi yapamaz. Yaparsa geçerli olmaz. Miras bırakan mirası alacaklardan birine fazladan bir hisse vasiyetinde de bulunamaz. Miras sahipleri ortadaki duruma gönülde razı iseler ve mirasçılardan birini rızası dışında dışlamıyorlarsa, taksim nasıl olursa olsun dinen sakınca olmaz. Yapılan taksime önce rıza gösterip sonradan vazgeçmek hak değildir.

İslam’da miras paylaşımında erkek çocuklar kız çocukların iki katı pay alır. Bu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Allah size de eşinize de imanla bitireceğiniz uzun ömürler nasip etsin. Siz vefat ettiğinizde, sizin adınıza kalan ne varsa o malın tamamının % 50 si, eşinize gerisi kardeşinize kalır. Eşiniz vefat ettiğinde ise kalan malın tamamının % 25 i size, 37,5 erkek kardeşe, 18,75'er kız kardeşlere kalır. Ancak eşiniz vefat ettiğinde kardeşleri ve siz, ona ait mallarda bu taksimi yapacaksınız. Size ait olan özel mal, onun ölümü ile mirasa ortak olmaz. Allah'a emanet olun.

Ben evli çocuğu olmayan bir bayanım. Ben önce ölürsem veya eşim önce ölürse sonr
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mal, bu ümmetin en ağır imtihanlarından biridir. Hatta bu ümmetin imtihanı mal imtihanıdır. Bu nedenle Allah Teala'nın kitabında ayrıntılarıyla izah ettiği konulardan biri miras konusu olmuştur. Maalesef, Kur'an hükümleriyle şekil bulmuş yasalarla yönetilmiyoruz. Mirasla ilgili durum da böyledir. Miras hukukumuzu Allah'ın hükümlerine göre belirleme imkânımızın olmadığı bir ortamda şöyle bir siyaset izleyebiliriz: a- Miras sahipleri, kendi aralarında ihtilaf etmeyecekleri bir şekilde anlaşabiliyorlarsa dinen bir sakınca kalmaz. Zira dinimiz, ihtilafı giderecek son sözü söylemiştir. Daha sonra resmi yollarla da ittifak ettikleri sonuçları tescil ettirebilirler. b- Miras sahiplerinden biri veya bir kaçı Şeriat'ın ahkâmını kabule yanaşmıyorsa, mecburen resmi sonuç talebine baş vurulacaktır. Bu durumda da fazla bir pay alan, Allah'tan korkup, kendisine intikal eden fazlalığı öbür hak sahibine iade eder. Böyle bir işlemden ötürü, kalbinden bunu istemeyip zorunluluk olarak avukata dilekçe veren vebale girmez. c- Mirasçılardan bir bölümünün Kur'an'ın taksimini kabul etmemesi nedeniyle o mirası kökten reddetmek gerekmez. Sadece üzerine fazladan hak geçmesi halinde onu zimmetinden çıkarır. d- Allah'tan korkarak hareket etmenin gereklerinden biri de, taksim nasıl yapılırsa yapılsın fıkha göre nasıl bir taksim yapılması gerektiğini ehli biriyle istişare etmektir. Biz, kimin ne yaptığına bakmayalım. Bu bir imtihandır; kazanan olacak kaybeden olacak. Biz, imtihanı kazanmanın yollarına bakmalıyız. Allah'a emanet olun.

Miras konusunda İslam hukukunun çizdiği hudutların ve payelerin yanı sıra bir de

dede konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dedenizin tek gelir kaynağı orası ise haramdan rızık temin ediyor demektir. Bu durumda onun verdiklerini aç kalmadıkça yemeyin. Hayır, mesela emekli maaşı gibi ikinci bir geliri de varsa zorunlu durumlarda verdiğini yiyebilirsiniz. Allah'ın haram ettiği bir işi engellemek için elinizden ne geliyorsa yasal sınırlar içinde kalmak şartıyla onu muhakkak yapın. Dedeniz de sizi dinlerse nasihat edin ona.

Hocam benim dedemin bir dairesi var. Daire kumar oynanan bir kıraathane olarak k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eğer ninelerinizin her birinin kurban kesmesi gerekecek malları varsa ayrı ayrı kurban kesmeleri gerekir. Hayır onların kurban kesmesi gerekmiyor da nafile olarak “bize de kurban kesin” demek istiyorlarsa o zaman durum şudur: Bir kurban bir kişi için kesilir. O olmuyorsa dede için nafile olarak kesilir, onlar da kesilen kurbandan sadaka vererek sevap kazanırlar.

Hocam dedem iki evlilik yapmıştı. Geçen sene vefat etti ama iki ninem de şu an a
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dedeniz öldüğünde babanız ve amcalarınız yaşıyorsa siz dedenize mirasçı olamazsınız. Siz dedenize mirasçı olmadığınıza göre size MALININ ÜÇTE BİRİNİ GEÇMEMEK ŞARTIYLA vasiyet bırakabilir. Eğer malının üçte birinden fazla olursa bütün mirasçılarının izin vermesi ile o fazlalık size verilebilir. Tabii mirasçıların “verdim” demesinin kabul edilebilir olması, reşit olmalarına bağlıdır.

Dedem ölürken bana malından vasiyet etti. Babamlar bu vasiyetin caiz olmayacağın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Torunun dededen miras alması meselesi şöyledir: a- Bir çocuğun babası öldüğünde, baba mal bıraktı ise elbette çocuğu o malı alacaktır. Dedesi ve diğer varisleri de nasipleri kadar maldan alırlar ama asıl mal çocuklara kalır şüphesiz. Bunda anlaşılmayan bir durum yoktur. b- Çocuğun babası ölmüş, babanın bir malı yoktu. Dolayısıyla çocuğa mal kalmadı. Bu babanın babası da yani çocuğun dedesi de sağdı. Daha sonra dede öldü. Yani daha önce çocuğun babası ölmüştü, malı olmadığı için çocuk mal alamamıştı. Dede ölünce, çocuğun babası sağ olsaydı ona mal kalacaktı. Önce öldüğü için ÖLMÜŞ BİRİNE MAL KALMASI söz konusu olmuyor. Dede öldüğünde eğer kendinden önce ölen çocuğundan başka çocukları varsa yani bu çocuğun amcaları varsa doğal olarak DEDENİN ÇOCUKLARI OLARAK, DEDENİN TORUNUNDAN önde gelmektedirler. Bir insanın çocuğu varken torununa malı kalmaz. Bu nedenle de torun bu pozisyonda mala mirasçı olmaz. c- Böyle bir durumda dedenin bırakacağı malın 1/3 kadarını aşmamak şartı ile torununa vasiyet bırakması emredilmiştir. Böylece de torun fakir kalmaz. Eğer dede bu vasiyeti yapmadı ise çocuğun amcaları malı taksim ederken çocuğun mağduriyetini giderecek bir taksim yapmaları tavsiye edilir. Meselenin hukuk boyutu böyledir. Duygusal boyutu ise elbette ayrı bir mesele olarak ele alınmalıdır.

Babası ölen çocuğa dedesinden miras düşer mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Nikâh kıyma, şahit olma anlamınadır. Dedenin veya başka bir erkeğin nikâh şahidi olmasında sakınca yoktur.

Dede, torununa nikah kıyabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Sini dedenizin yanlışlarını düzeltmeniz de bir yanlıştır. Onu yanlışlarını düzeltemezsiniz ama kalbini kırarsınız. Başınıza iş almanın gereği yoktur. Ninenize acıyorsanız, ona işinde yardım edin. Böylece torunluğunuzu yapmış olursunuz.

Selamünaleyküm. 68 yaşındaki dedemle bazen sert davrandığımı fark ediyorum hocam

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.