İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, çok sinirleniyorum. Ama çok sinirleniyorum. Kendimi nasıl sıyırabilirim bu sinirden? Bana yardım eder misiniz?

Cevap

Önce şunu bilin: Sıfır sinirlilik mümkün değildir; insanız, yaratılışımız böyledir. “Sıfır sinir” olmaz. “Kontrol edilmiş sinir” olur. Bu da insanın kendisini sinir sistemine göre bir ortamda bulundurması anlamına gelir. Nasıl bedenimizin üşüyeceğini hissettiğimiz yerden uzak duruyorsak, sinir sistemimizi tahrip eden ortamlar için de bunu becerebilmeliyiz. Sinirlerin gerilmesi uzun dönemde sağlığı da tahrip edecek bir sorundur. Kişinin sağlığını, ruhi yapısını, ibadet düzenini ve insani ilişkilerini bozacak bir yapıyı insan kontrol etmeye çalışacaktır. Sadece “sinirliyim” diye itiraf etmek yeterli değildir. Şöyle yapmaya çalışınız: a. Bunu bir hastalık kabul edin ve diğer hastalıkları sizden gidermesi için Allah’a dua ettiğiniz gibi çokça dua edin. Böylece en can sıkıcı hâliniz için Allah’tan yardım istemiş olun. b. İşiniz ve arkadaş çevreniz çok önemlidir. Sizi gerecek ortamlar ve işlerden becerebildiğiniz kadar uzak durmalısınız. Bir doktorla görüşün, size yan etki edeceği muhtemel gıdalar için sizi uyarsın. c. Çokça zikir yapın, Kur'an okuyun. Sinirinizi içinize gömmeyi sizin için bir sevap kaynağı olarak görmeye çalışın. d. Sinirlenecek işler olunca hemen şeytandan Allah’a sığının: Euzu billahi mineşşeytanirrecim, deyin. e. Bulunduğunuz ortamı ve pozisyonu değiştirin. Mesela yürüyün ya da uzanın. Balkona çıkın. Bahçeye çıkın. f. Kendinizi susma ile zapt etmeye bakın. Susun ve bir saat mesela konuşmayacağım deyin. g. Hemen abdest alın. İki rekât namaz kılın. h. Uyku düzeniniz çok önemlidir. İş durumunuz ağırsa sekiz saat uyuyun. Normal bir işiniz varsa yedi saat uyuyun. Uyku bozukluğu iyi bir sinir nedenidir. Spor yapmanın da bedeninizi dinlendirmesi açısından faydası olabilir. i. İnsanları artı veya eksi abartmayın. Herkes insandır ve hiç kimse tam senin istediğin gibi değildir, olamaz da. Sen geçici olarak aradığını bulduğunu zannedersin. İnsanları ezme, kimseye de ezilecek görüntü verme kendin için. Tatil yapmaya çalış. j. Sıla-i rahim bereketli bir iştir. Özellikle anne baba gönlü almanın önemi büyüktür. k. Sinirlendikçe: Lahavle velâ kuvvete illa billâh, de. Bu senin sloganın olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Gayet güzel yapıyorsunuz, Allah kabul buyursun. Bu programınıza Kur'an okumayı da ilave edin. Kendinizi ağır bir programa kilitlemeyin. Bir hocadan yaptığınız zikirlerin okunuşunda hatanız olup olmadığını öğrenin. Zorlanmadan yapabildiğiniz kadar zikir yapın. Eksiğiniz varsa ilmihal de okuyun. Sosyal görevlerinizi ve özellikle de ailenizi ihmal etmeyin. Gayet güzel. Allah yardımcınız olsun.

Hocam ben işten sonra akşamları dinlenirken kendim bir program yaparak program d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Biz Allah’ın kullarıyız. Bizi yaratan, kaderimizi yazan odur. Böyle inanıp böyle yaşayan için hayat kısa bir imtihandır. O imtihanda elinden geleni yapar, gerisini Rabbine bırakır kul. Böylece de her durumda kalbi huzur içinde olur. Asla bugünkü durumunuza size son on dakikanızdır denecek durum arasında fark görmeyin. Şimdi de o on dakikada da siz Allah’ın kulusunuz, sizin için bir şey değişmemelidir. Allah tamam demedikçe sizi kimse bu dünyadan çıkaramaz. Adına hastalık dönemi demeyin, hayatınızın bir anı deyin, öyle görün, şeytan sizinle oynamasın, ona fırsat olacak dalgınlıklar içine girmeyin. İşinizi ve meşguliyetinizi hiç bırakmayın. Gücünüz yettikçe çalışın. Doktor izin vermeyince kenara çekilin. İbadetler ve sadaka için son nefes engeldir. Son nefesinize ise sizin bilmediğiniz kadar uzun bir zaman vardır. İki şeye dikkat edin. Birincisi size moral kırıcı telkinlerde bulunacak arkadaştan uzak durun. İkincisi de, başta Kur'an ve zikir olmak üzere manevi takviyeyi eksik etmeyin. Kur'an okuyun. Hayat sizi sıkıştırdıkça Kur'an’a sarılın. Dua edin. Allah Teâlâ’dan size afiyetler dilerim, sıhhatiniz için dua ederim.

Hocam ben kaza namazlarımı düzenli olarak azaltmaya çalışıyorum. Ancak şu anda o
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizi tebrik ederim, güzel bir noktadan tutunmuşsunuz. Allah’ın yardımı olmadan ne başarılabilir ki onun dinine hizmet etmek başarılabilsin? Bu noktaya iyi tutunun ve asla taviz vermeyin. Sizi tekrar tebrik ederim. Bir çalışma programı olarak değil ama öncelikli olarak dikkat edilecek başlıklar olarak şunları zikredebilirim: İhlas şarttır. İhlas ise Allah için yapılan bir işi sadece onun rızasını ve ecrini umarak o işi yapmak demektir. İnsanların övgüsü ve yergisine itibar etmemektir. Bunu yasalara ve örfe karşı savaşmak olarak anlamak isabetli olmaz. İbadetten insanların etkisini kaldırmak olarak anlamak yeterlidir. Sizi muvaffak etsin diye dua edeceksiniz. “Bize yardım et Allah’ım” demek gerekir. Herkes yaptığı iş ne ise o işle ilgili dua edecek. Allah’ın rızasını kazanmak bir tuşa basmakla elde edilen bir sonuç olmayacaktır. Uzun süren bir mücadele, bıkmayan ve usanmayan bir azimet sahibi olmak şarttır. Gelişmeler karşısında dökülmeden yola devam etmeyi becermek şarttır. Allah kibirli kullarını sevmez. Tevazu sahibi olacağız, alçak gönüllü ama vakur olarak bilineceğiz. Özelde yaptığımız işle ve genelde de Allah’a kulluğumuz ile iftihar edeceğiz. Onun rızasını kazanmak bizim için her şeyden daha değerli olacak. Çalışmalarımızda fıtratla yani insan tabiatıyla ters düşmeyeceğiz. Mesela uykuyu engelleyerek bir iş yapmaya çalışmayacağız. Çünkü uyku insan fıtratının tabii bir sonucudur, onu engellemek bile bile önünü kesmek olabilir. Hedefe yürürken sayıya takılmayacağız; kaç kişi kazandık değil ne kadar Şeriata uyduk diye hesap yapacağız. Şeytanın tuzakları ve yolun zorluklarına karşı sürekli istiğfar edeceğiz. Allah ile olan ahdimizi tazeleyeceğiz. Başardığımız işler için Allah’a şükretmesini bileceğiz. Her başarının onun bir nimeti olduğunu bilirsek, şükretmenin de tabii bir görev olduğunu bilmiş oluruz. Şükretmenin birinci şartı da eldeki nimetin sahibinin Allah olduğunu bilmek ve itiraf etmek olacaktır. Allah için yaptığımız işte bir görevden diğerine geçmek vardır ama emekli olmak yoktur diye bileceğiz.

Hocam biz bir grup arkadaş dini konularda faydalı işler yapmak istiyoruz. Allah
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şu fani alemde söylenebilecek en gerçek söz şu sözdür: İnna lillahi ve inna ileyhi raciûn / Biz Allah’tan geldik Allah’a döneceğiz. Bu kadar. Şu anda insanlık olarak, istilası altında olduğumuz bela herkesi sarsmıştır. Kendisi gittikten sonra da izi senelerce sürecek gibi durmaktadır. Allah Teâlâ rahmeti ile hepimizi muhafaza buyursun. Belki şu anda zamanı değil ama bütün insanlık ve bütün mü'minler neden geldi, nasıl geldi sorusunu maddi ve manevi her iki yönden incelemelidirler. İnşaallah hepimiz için de büyük bir ders olur. Bu olay gösterdi ki insan, öyle sanıldığı kadar da abartılı bir gücün sahibi değildir. Hastalıktan önce hastalık korkusunun erittiği bir insan nasıl kendisini ‘Allah’ın kulu’ olmanın ötesinde bir yerde görebilir? İnsan zayıf yaratılmıştır. Herkes Allah’a muhtaçtır. Beşer olarak becerebildiğimiz kadar tedbirler alıp Allah’ın kapısında yalvarır olacağız, kurtuluş buradadır. Öldürme oranı yüzde üçü bulmayan bir hastalıktan korku her şeyi alt üst etti. Hâlbuki ölümün öldürme oranı yüzde yüzdür, ölümden korkup tedbirler almamız gerekirdi. Hastalık bulaşan kardeşimizle alakalı olarak neler yapabilirize gelince: Zaten tıbbın kontrolü altına alındığını söylüyorsunuz. Yapabileceğimiz yapılmıştır. Doktorların tavsiyesine de kulak verelim. Onunla alakalı ve çevresi ile alakalı neler tavsiye ediliyorsa o yapılsın ve asla ihmal edilmesin. O ve hepimiz, sabrederek bu sıkıntıyı sevaba dönüştürmeliyiz. Çok dua edelim. Genel dualar yapalım, kardeşimizin ismi ile de dua edelim. Biiznillah kardeşimiz iyileştiğinde günahlarından temizlenmiş olarak iyileşecektir. Bu da onun için kazanç olacaktır. Eğer kaderinde aramıza dönmek yoksa bu da onun için bir şehitlik mertebisidir ki, ne mutlu ona deriz o zaman. Bu süreçte kasıtlı veya kasıtsız ama ihmalle bir insana hastalık bulaştırmanın büyük bir vebal olacağını hiçbirimiz unutmayalım. Allah’tan umudumuzu eksiltemeyiz. Son nefesimizde bile biz onun rahmetini umarak bitiririz nefeslerimizi. Allah yardımcımız olsun.

Hocam, çok değer verdiğimiz bir yakınımız bu veba hastalığına yakalandı. Zamanın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her şeyin başlangıcı ve sonu Allah’a bağlıdır. Kısmet ve talih dediğimiz kavramlar aslında, Allah’ın takdiridir ve insanlar için çok farklı yollarla görünür. Bazen işler yolunda gitmez fakat Allah bu durumu bizim için bir iyiliğe dönüştürür. Hayatımızda zor bir dönem geçirdiğimizde, biz bu dönemi yanlış algılayabiliriz. Ancak unutma ki Allah’ın rahmeti sonsuzdur ve O, senin hayrını en iyi şekilde bilir. Böyle anlarda, Allah’a sığınmalı, sabırlı olmalı ve tevekkül etmelisin. İşlerin ters gitmesi, bazen bir nevi Allah’ın seni koruması, yanlış yollardan uzak tutması olabilir. Bu yüzden zor zamanlarda, dua ve sabırla kalmak seni Allah’a daha yakın kılacaktır. Dua etmek, Allah’a yönelmek, O'na içten bir şekilde yalvarmak, her zaman doğru bir yoldur. İslam’da dualarımızın ya hemen kabul olacağını ya da Allah’ın takdiri doğrultusunda bir şekilde bizlere fayda sağlayacağına inanılır. Bazen, bizler dua ettiğimizde, beklediğimiz şey hemen gerçekleşmez. Çünkü Allah, bizim için en hayırlısını bilir. Şerre çevrildiği iddia edilen dualar, yanlış anlaşılmalar olabilir. Belki de yanlış yerden, yanlış bir inançla yapıldığında, zorluklar yaşanabilir. O yüzden dua ederken, Allah’a olan güvenin tam olmalı ve dualarını doğru niyetle yapmalısın. Allah, hiçbir zaman kulunu zarar uğratmak istemez. Aksine O'nun dileği kulunun hayrına olandır. İçinde bulunduğun bu durumlarda, şunu unutma: İman etmek ve sabretmek, hayatın gerçek sınavıdır. Zorluklar geçici ama sabrın ve Allah’a olan güvenin kalıcıdır. Dua et ama sabret ve her şeyin sonunda Allah’ın en güzel takdirine rıza göster. Allah’a emanet ol, sabrın mükâfatını versin.

Hocam benim işlerim bir süredir ters gidiyor. Bu yüzden birkaç kişiye baktırdım
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ sizi muvaffak kılsın. Size güzel ve bereketli bir ders halkası oluşturabilmeniz için şu prensipleri tavsiye edebilirim: Yapacağınız işin ibadet olarak kabul edilebilmesi ve size sevap kazandırması için niyetiniz önemlidir. Ne kadar niyetiniz varsa ya da niyetiniz ne ise o kadar sevap bulacaksınız, o kadar bereketiniz olacak. Niyeti önemli bulun. Gerçek niyet şudur: “Allah’ın dinini öğreneceğim, Peygamberimin izinde gitmeye çalışacağım.” Gerisi boş veya yararsız niyetlerdir. Yüzde yüz bunu yakalamaya çalışın. Bu kolay değildir; şeytan ve şeytana ayak uydurmuş çevreniz sizi zorlayabilir. Muhakkak bir hoca ile okuyun, oturun. Hoca muhakkak akademik kimliği veya büyük icazetleri olan birisi olmalı değildir. Öyle olursa ne güzel ama sizden önce bir bilenden o kitabı okumuş ve anlamış birisi sizin için hoca demektir. İnsanlar on kişi bir araya gelip sağlık dersleri yapıyorlar mı, yapsalar bir yararı olur mu? Elbette olmaz. Doktor olmadan sağlıkta ileri geri konuşmak cana zarar verir. Din neden herkesin bilip rahatça konuştuğu bir alan olsun, olabilir mi? Bu notu unutmamaya çalışın. Dersin başlama ve bitiş saatleri muhakkak sabit olmalı. Ne ileri geri oynamamalıdır. Yaptığınız iş bir kültür çalışması olmadığına göre ibadet ağırlığı ile yapacaksınız. Bunun için de: Sadece İslam konuşulacak. Ticarete direkt veya dolaylı girilmeyecek. Bid’atlerden uzak kalınacak. Şahıslar öne çıkmayacak. Bencillik yapılmayacak. Ben değil ders şuuru olacak. Öğrendiğimizi saklamak için değil yaşamak ve yaymak için öğreneceğiz. Bir kere veya beş kere aynı şeyi okumak ve öğrenmekten kaçınmayacağız. Biz namaza çok kıldık demiyoruz çünkü ibadettir. Bu da ibadettir. Ne okuyacağız sorusunun cevabı şudur: Önce güzel bir ilmihal. İlmihal okumadan yaptığımız hiçbir okuma veya ders gerçek ilim olamaz. Çünkü ilmihal farz bilgilerden oluşur. Tefsir, hadis gibi büyük isimler tuzak olabilir. Sonra Kur'an kıraati. Üç dakikada hatasız bir sayfa okuyana kadar Kur'an tilaveti görevimiz devam ediyor demektir. Bu seviyeye gelince de günlük virde geçeceğiz. Sonra siyer okuyabilir. Sonra da Riyâzü’s Salihin veya diğer hadis kitaplarından biri. Ders yapılacak zamanı iyi belirlemek gerekir. Kadınların uygun olacağı zaman dilimi ile erkeklerin uygun olacağı zaman dilimi aynı olmaz. Derse katılanların zaman ve zihin bakımından uygun ortalamasını bulmak gerekir. Çocukları yok kabul ederek ders yapamayız. Onların dağıttığı dersin de anlamı olmaz. İkisinin ortalamasını bulmak her gruba göre farklı olacaktır. Kısa bir Kur'an tilaveti ile ders başlayabilir. Namaz saati gelince cemaatle namaz kılınsın. Herkesin anlayacağı; Dil, Hız bulunmalıdır. Tekrardan kaçınılmamalıdır. Okunacak kitabın herkeste olması ciddiyet kazandırır. Her derse başlandığında kısa bir geçmiş konuların özeti yapılmalıdır. Önemli görülen ve anlaşılmayan konular tekrar edilmeli, vurgulanmalıdır. Zor konular için bilen birinden destek alınmalıdır. Ayet ve hadisle ilgili konularda kimse kanaat kullanmamalıdır ki ibadet kalitemiz düşmesin. Herkes o grupta kimliği ne olursa olsun kendisini öğrenci kabul etmekten kaçınmamalıdır. Tıpkı sosyal kimliğimiz ne olursa olsun camiye birey olarak girip namaz kıldığımız gibi. Herkes soru sorabilmeli, kimsenin sorusuna gülünmemelidir. Cevabı da kafadan atmaca değil, bilenin bildiğini söylediği, bilinmeyenin de bilene sorulduğu şeklinde olmalıdır. Gıybet, siyaset, günlük dedikodular ve paralı işler ders yapılan yerde konuşulmamalıdır. Bir kereliğine de olsa o kapı açılmamalıdır. Allah, Peygamber aleyhisselam, sahabe isimleri geçtiğinde gerekli saygı gösterilmelidir. İhtilaflı konulara asla girilmemelidir. İhtilafa düşülen konu da terk edilmelidir. Zamanla bir tartışma ortamı oluşursa yani bir gruplaşma belirtisi oluşursa o gün o ders halkası dağıtılmalıdır. Dağıtılmıyorsa öyle bir derse devam edilmemelidir. Takip ettiğimiz dersten yararlanıp yararlanmadığımızı test etmek için de şuna dikkat ederiz: Allah için ve ibadet maksadı ile takip ettiğimiz bir ders bir zaman sonra bizde Allah’a karşı saygıyı, dinini yaşama heyecanını, haramlardan kaçınma ciddiyetini, mü'min kardeşliği artırmalıdır. O ders sanki bizim nefes aldığımız bir bahçeye dönüşmelidir. Meleklerin bizi kuşattığını hissettirmelidir. Bu gerçekleşmiyorsa biz daha dikkatli olmalı veya o dersin işlenişinin hatalı olabileceğini düşünmeliyiz. Mesela derse giriş çıkışlarda selam yerleşti mi? Ders dua sebebi oluyor mu, katılanlar birbirlerine dua ediyorlar mı? Zikir içerikli oluyor mu? Birbirimize saygıya dikkat ediyor muyuz? Dilimiz ve nezaketimiz ilerliyor mu? Âlime saygı, ilme hürmet yayıldı mı? Saç baş ile oynanıyor mu? Cep telefonu ve benzeri cihazlar terk edilebiliyor mu yoksa herkesin o anda çalan telefonu hayatın en acil işi mi? Derse bir kişinin daha fazla katılması mutluluk veriyor mu? Ders sebebiyle bir gruplaşmaya kaydık mı? Dersi yazarak ve sonra da okuyarak mütalaa ediyor muyuz? Derse katılamamak üzüyor mu? Ders esnasında yaslanılacak bir yer bulup oraya yaslanarak mı ders dinliyoruz? Ders işlenen mekânı temiz tutuyor muyuz? Bir okul talebesi gibi zaman zaman öğrendiklerimizden imtihan edilmeyi biz istemeliyiz. Ve… Bu dersle beraber cennet umudumuz, cehennem korkumuz ne kadar yükseldi ne kadar pratik oldu?

Hocam sizden bir RİYÂZU’S SALİHÎN dersi yapmak için takip etmemizi uygun gördüğü

abdest konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir ortamda teyemmüm yapmanız uygundur. Teyemmüm yapın ilk fırsatta da gusledersiniz.

Hocam, bir sağlık ilk yardım biriminde sağlık görevlisiyim. Nöbette olduğumuz za
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mesela ayağının birini yıkamadığını sonradan anlayan kimse şöyle bir uygulama yapar: a- Bu arada abdest bozucu başka bir şey oldu ise yeniden abdest alacak. b- Bozucu bir durum olmadı ise sadece o organı yıkar ve abdesti tam olur. c- Bu eksik abdestle namaz kıldı ise o namazı iade eder.

Abdestte bir organı yıkamayı unutan ne yapar?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kimse büyük havuz veya denizden çıktıktan sonra abdest bozan bir durum olmadıysa o kimse abdestli sayılır. Dolayısıyla namaz da kılabilir.

Bir arkadaşım havuz'dan çıktıktan sonra abdest almadan akşam namazını kıldı. Zat
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Islak mendille tuvalet temizliği yapılabilir. Onu kullandıktan sonra da su ile ilave bir temizlik gerekmez.

Islak mendiller çıktı, tuvalette onlarla taharet yapılabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kız çocuklarının kulaklarının reşit olduklarında kendileri tarafından delinmesinin daha makul olacağını düşünüyoruz. Küçükken delinmesi ise yasak değildir.

Hocam kız çocuklarının kulaklarına küçükken küpe deliği açtırmak caiz midir? İle
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yaptığım araştırmaya göre bitkisel gliserin; 1) Malumunuz bir alkol türevidir. Yararlı olan sahalarda kullanıldığı gibi zararlı alanlarda da kullanılmaktadır. Bundan dolayı hangi sahada kullanacağınızın bilinmesi gerekir. 2) Ancak yine de genel olarak hükmünden bahsedecek olursak; asıl hüküm necis kabul edilmekle birlikte esans, parfüm ve benzeri şeyleri kullanıma elverişli hale getirebilmek amacıyla bunlara katılan az miktardaki katkı maddeleri, necis olsalar bile görmezden gelinebilecek ve affedilecek necasetlerden sayılmıştır. (Ceziri, 1/19; Mehmed Keskin, Büyük Şafi İlmihali, s. 504) 3) Doktorunuzun zararlı görüp kullanılmasına sakıncalı bakıyorsa haram olarak değerlendirebiliriz. 4) Mümkünse kullanmayın. Ama doktorunuz tavsiye ederse kullanmanız namazınıza etki etmez. Necis olarak değerlendirilmez.

Şafii mezhebinde göre bitkisel gliserin namaza engel mi?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.