Fetva Meclisi
Soru
Balıkların üreme veya yumurtlama dönemlerinde avlanmaları caiz midir? Bu dönemde avlanan balık helal midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Balığı avlayan babanız balıkhane sahibi ile gidip helalleşmesi en iyisi olur. Babanız bilmeden gidip avlandı ise sakıncası yoktur. Bilerek yani balıkların kaçtığını bilerek gidip avlandı ise bunda sakınca vardır elbette. Helalleşmek en iyisi olur.
İnsan bedeninin yorulup usanabileceği gerçeği göz ardı edilemez. Dinimiz de bu noktayı ihmal etmemiştir. Yüzme insan bedeni için rahatlatıcı hatta zaman zaman gerekli bir nimet olarak görülmelidir. Sadece spor maksatlı bile olsa dinimizin prensipleri çiğnenmediği sürece yüzme için bir sakıncadan söz edilemez. Deniz sporu olarak bilinen dalgıçlık, balık avı, yelkenli, kürek çekme gibi sporlar için de yüzme için söylenenler söylenebilir. Bu noktada şu prensiplerin unutulmaması gerekmektedir: Allah’a karşı ibadet sorumluluğu ve haramlardan kaçınma titizliği gevşetilmemelidir. Aileye, ebeveyne, çocuklara ve sorumluluk gerektiren sosyal görevlere karşı insani görevler ihmal edilmemelidir. Avret teşhiri asla olmamalıdır. Tıbben sakıncalı denen türleri veya kişiye tıbbın getirdiği yasaklara dikkat edilmelidir. Yarış durumu olduğunda kumar gibi bir sakınca oluşmamalıdır.
İslâm dini ilke olarak insana maddî veya manevî yönden zararlı olan şeyleri yasaklamış, faydalı olanları da helal kılmıştır. Bu bağlamda, yiyecek ve içeceklerin prensip olarak helal olduğu belirtilirken az bir kısmının yasaklanması, genel olarak insanın beden ve ruh sağlığının korunması amacına matuftur. Bu hususta Kur’ân-ı Kerîm’de, genel hükmü ifade edecek şekilde insanlar şöyle uyarılmaktadır: “Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan helal ve temiz olan şeylerden yiyin ve şeytanın işlerini/adımlarını takip etmeyin…” (el-Bakara, 2/168), “Ey iman edenler! Gerçekten sadece Allah’a kulluk ediyorsanız size verdiğimiz temiz [ve helal] rızıklardan yiyin için ve Allah’a şükredin.” (el-Bakara, 2/172), “Sana kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: temiz olanlar (tayyibat) size helal kılınmıştır...” (el-Mâide, 5/4) Bu âyet-i kerîmeler, insanın yiyeceklerinin, kendi nezahet ve mükerrem bir varlık olma durumuna uygun olarak temiz ve nezih yiyecekler olabileceğini bildirmektedir. Yeryüzündeki nimetleri insanoğlunun istifadesine sunan Yüce Allah, eti haram kılınan hayvanlar ile ilgili şöyle buyurmuştur: “Allah size murdar eti (leş), kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesilmiş olanı haram kıldı…” (el-Bakara, 2/173) Bunun yanında En‘âm sûresinin 145. âyet-i kerîmesinde de aynı şeyler, niteliklerine atıfta bulunularak sayılmıştır. Bunların yanında Kur’ân-ı Kerîm’de deniz avlarının helal kılındığı ayrıca ifade edilmiştir: “Size ve yolculara geçimlik olmak üzere deniz avı ve yiyeceği helal kılındı…” (el-Mâide, 5/96) Yukarıdaki açıklamaların yanında Kur'ân-ı Kerîm, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) helal ve haramları açıklama veya hüküm koyma hususundaki görevi ile ilgili olarak şöyle bir ifade kullanmıştır: “…Peygamber onlara iyiliği emreder ve onları kötülükten sakındırır; yine onlara temiz olan şeyleri helal, pis olan şeyleri de haram kılar…” (el-A‘râf, 7/157) Nitekim Hz. Peygamber, yenmesi helal ve haram olan hayvanlar ile ilgili açıklamalar yapmıştır. Bir rivâyette şunlar ifade edilmektedir: “Resûlullah (s.a.s.) azı dişi bulunan yırtıcı hayvanların ve pençesiyle avlanan yırtıcı kuşların etlerinin yenmesini yasaklamıştır.” (Müslim, Sayd, 15-16 [1933-1934]; Ebû Dâvûd, Et‘ime, 32 [3803]) Bunun yanında Hz. Peygamber’in, pis ve iğrenç olmaları nedeniyle bazı hayvanların yenmesini yasakladığı da bilinmektedir. (Ebû Dâvûd, Et‘ime, 33 [3808]) Deniz ürünleri ile ilgili olarak ise Hz. Peygamber; “Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir.” buyurmuştur. (Ebû Dâvûd, Tahâret, 39 [83]) İslâm âlimleri, Kur'ân ve hadislerde belirtilen hüküm ve ilkeler ışığında hangi hayvanların etinin helal veya haram olduğunu belirlemeye çalışmışlardır. Kara ve deniz hayvanları hakkında gerek Kur'ân-ı Kerîm gerekse hadis-i şeriflerde -bazıları dışında- bütün türler isim olarak zikredilmediğinden, bu hususta farklı hükümler ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda, bütün âlimlere göre balık türleri helaldir. Balık dışındaki deniz ürünleri, habis/pis görüldüğü için Hanefî âlimler tarafından helal kabul edilmemiştir. (Kâsânî, Bedâ’i, 5/35) Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî âlimleri ise el-Mâide sûresinin 96. âyetindeki “deniz avı” ifadesinin kapsamlı oluşu ve Hz. Peygamber’in (s.a.s.), “Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir.” ifadesine dayanarak, deniz ürünlerinin yenilmesi hususunda oldukça geniş bir yaklaşım ortaya koymuşlardır. Mâlikî ve Hanbelî âlimlere göre, deniz hayvanları prensip olarak helaldir. Ancak timsah gibi yırtıcı hayvanlar helal değildir. (Karâfî, ez-Zahîre, 4/96) Şâfiî mezhebinde ise aslen suda yaşadığı hâlde karada da yaşayabilen kurbağa, yengeç, kaplumbağa ve su yılanı gibi hayvanlar habis ve zararlı oldukları için helal değildir. Bunların dışında kalan midye, kalamar, ıstakoz, karides gibi deniz ürünlerinin yenmesi ise helaldir. (Remlî, Nihâyetü’l-muhtâc, 8/113,150-152) Görüldüğü gibi Kur'ân ve Sünnet’te yenilmeyecek olan hayvanlar ile ilgili bir liste verilme yönüne gidilmemiş, domuz gibi ismi belirtilerek yasaklananların yanında diğer hayvanlar için ilke ve ölçüler konulmakla yetinilmiştir. Bu nedenle yenmesinin haram olduğu hususunda ittifak edilen hayvanlar oldukça sınırlıdır. Ayrıca sağlığa zararlı maddelerin tüketilmemesi İslâm’ın genel ilkelerinden kabul edilmiştir. Bunun dışında, hakkında açık hüküm bulunmayan ürünlerin hükmü hususunda âlimler, yukarıda da belirtildiği gibi ihtilaf etmişlerdir. Aslında bu tür ihtilaflar meselelerin daha iyi anlaşılmasına katkı sunduğu gibi mükellefler için uygulamada kolaylık da sağlamaktadır. Yukarıda verilen bilgiler çerçevesinde yengeç, ıstakoz, karides, kalamar ve midye gibi ürünlerin üretimi ve tüketimi İslam âlimlerinin bir kısmına göre helaldir.
Selamünaleyküm.Hanefi Mezhebimizin bu husustaki kaidesi gayet açıktır. Örfün ‘balık’ olarak görmediğine cevaz verilmemektedir. Sözünü ettiğiniz nesneyi ilk defa duydum. Resimlerinden baktım, hiçbir şey anlamadım diyebilirim. Bu da benim gibi birinin balık örfüne uzak olduğunu göstermektedir. Kanaatim odur ki, balık kültürü olan ve yöresinde bu tür balığın da tüketildiği üç mü'mine bu nesneyi görünce ne olarak algıladıklarını sorarak balık olup olmadığını ve ona göre de yenip yenmeyeceğini tespit edebiliriz. Yenebiliyorsa diğer alanlarda kullanılması da buna bağlı olacaktır. Hanefi kitaplarında bile mesela karidesin balık sayılabileceğine dair görüşler vardır. Bu husustaki ihtilafın dinimizin kati naslarından anlaşılan bir hüküm gibi görülmesinde de sorun vardır. Bu bir içtihattır, içtihat olması bakımından da mübarektir. Cumhurun istidlal ettiği naslar ise daha sarihtir. Bu kaydı şunun için düştüm: Mesela ‘Diniz Hıyarı haramdır’ sözünü ‘faiz haramdır’ gibi kullandığımızda cumhur ile amel eden büyük bir kitleyi haram yiyor gibi göstermiş oluruz. Hâlbuki faizin haram olmasındaki Haram Olma ile bir deniz ürününün haram olması aynı ağırlıkta değildir. Evet herkes takip ettiği mezhebinin müçtehitlerine göre hareket etmelidir ama fıkıhtaki ihtilafın mü'minler için rahmeti yansıttığını da unutmamak gerekiyor
Şeriat’ımızın helal bıraktığı bir işi kıyamete kadar kimse kaldıramaz. Av helaldir. Belirttiğiniz hayvanlar avlanabilir. Bu konuda sözümüz budur. Ne var ki, bütün dünyanın bizi bir av mahlukuna çevirmeye çalıştığı bir zamanda bizim avla uğraşmamız ne kadar içimize siner, bunu herkes kendine göre düşünmelidir. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Böyle bir kural bilmiyoruz. Balık olan her hayvan pullu olsun veya olmasın helaldir.
avlanmak konusundaki diğer fetvalar
Hiçbir hayvanı keyfi öldürmek caiz değildir. Keyfi av yapmak da en azından mekruhtur. Bir ihtiyacı gidermek, mala ve cana zararını önlemek için öldürülebilir.
Av, hacca veya umreye niyet etmiş ihramlının ihramlı iken ve Mekke/Medine haremi dâhilinde yasaktır. Bunun dışında Muharrem ayının da onlardan biri olduğu HARAM AYLARDA av haram değildir.
Selamünaleyküm. Zevk için hiçbir zaman avlanılmaz. İhtiyaç için ise böyle bir şey yoktur.
Aleykümselam. Eti yenir hayvanları avlanmak caizdir. Zevk için avlanmak ise çirkindir.
Selamünaleyküm. Zevk için olmamak şartı ile her iki silahla da av yapılabilir.
Selamünaleyküm. Canlı canlı ile eğlenmemeli, oynamamalıdır. Açsanız, sıhhatinize yararlı olacaksa yakalayın yiyin ama eğlenmeyin. Bu işten tevbe edin, kendinize başka eğlenceler bulun.