Fetva Meclisi
Soru
Bir arkadaşım yurt dışında yaşıyor, Türkiye’deki dairesini satmam için bana vekâlet göndermiş. Ben daireyi kendim alabilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir mal ya da ürünü belli bir fiyattan satmak üzere vekil kılınan kişi bu malı müvekkilinin hayrına olacak şekilde daha yüksek bir fiyata satıp bedeli de bütünü ile müvekkiline teslim ederse yaptığı bu işlem caiz olur. (Kâsânî, Bedâ’i, 6/27) Fakat müvekkilin belirttiği fiyatın üstündeki miktarı kendisi alamaz. Ancak müvekkil “Şu kadara sat; üzerinde satarsan fazlası senindir.” derse bu fazlalığı alması caiz olur. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 4/108)
Selamünaleyküm. Vakıf arazisi olduğuna dair açık bir belge yokken böyle bir endişeye gerek yoktur. Açıkça üzerinde vakıf olduğu belgesi bulunan yeri almamakta haklı olurdunuz.
Borcun sahibi yani alacaklı mal sahibidir. Mal sahibi malı üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Bu tasarruf çeşitlerinden biri de vekalet vermektir. Borçlu vekil olmayı kabul ediyorsa böyle bir vekalet caizdir. Vekalette vekil ile müvekkilin rızası şarttır. Alacaklı ortadaki borç kadar sadaka vermiş olur. O paranın sadakaya dönüşmesinden sonra da borçlu sorumluluğu üstlenmiş olur.
Vekaletin üç kere tekrarına gerek yoktur. Seni vekil ettim demek yeterlidir.
Vakıf, kurban kestirenin vekilidir. Vekil ona vekâlet verenin rızası olmadan yapacağı işte değişiklik yapamaz. Buna göre de: Vekâlet alınırken “koyun” veya “inek” gibi kayıt getirilmiş ise o kayıt zorunludur. Olağanüstü bir sebep olmadıkça ve vekâlet verenin lehine olacak bir dönüşüm yapılmadıkça kesilecek kurbanlık değiştirilemez.
Asıl olan vakfedilenin asla satılmamasıdır. Fukaha kullanılamaz, yararsız hâle gelmiş bir mevkuf için satılmasına yönelik zaruret sınırları içinde ruhsattan söz etmiştir. Bunun için de genelde şu şartları öne sürmektedirler: a- Vakfeden, vakfederken ileride satılmasına da izin verecek şekilde vakfetti ise satış yapılabilir. b- Satılıp vakfiyesi açısından benzer olan başka bir vakıf için kullanılmasının daha yararlı olacağı gözle görülür bir şekilde anlaşılıyorsa satılabilir. Bu arada aynı cinsten bir yere kullanılmasının önemli olduğu da bilinmelidir.
caiz konusundaki diğer fetvalar
Herkes kabiliyeti ile alakalı bir alanda eğitim görmelidir. Kendinizi zorlayarak öyle bir bölümde olmamalısınız. Kabiliyetiniz var ve o bölümü helal işlerde kullanabileceğinize inanıyorsanız ara dönemde zorunlu olarak yaptırılanlardan sakınca oluşmaz umarız.
Köpek bakmanın caiz olmaması başka şey, Allah’ın yarattığı bir canlıya iyilik yapmak, onu tedavi etmek başka şeydir. Siz, Allah’ın yarattığı bir canlıya iyilik yapmayı niyet ederek biiznillah sevap bile kazanırsınız.
İstimna kimseye caiz olmaz. O bir musibettir. Ondan kurtulmak için ömrünün sonuna kadar da olsa mücadele edeceksin. Şeytana ve nefsine teslim olmayacaksın.
Bunda dinen hiçbir sakınca yoktur. Yalnız toplumumuz bunu bir taviz ve eksik başlama gibi görmektedir, bu noktaya dikkat ediniz. Üçüncü kişileri kullanmanız daha doğru olur.
Reklam bir ticari iştir, ilke olarak haram değildir. Ancak haramı ve zararlıyı tanıtan bir reklam sakıncalıya alet olmak, ona hizmet etmek olacağı için caiz olmaz. İnternet ortamında içeriği kontrol edilemeyen reklamlara girmenin caiz olmayacağı kanaatindeyiz.
Buna doktor izin veriyorsa dinen sakıncası olmaz. Pis gördüğünüz yerde namaz kılmamanız gerekir.