Fetva Meclisi
Soru
Ben 8 yıl yurtdışında kaldım ve ani bir şekilde kesin dönüş yaptım ve dönüş yapınca, yurtdışındaki bazı kurumlara borcum kaldı.(Cep telefonu faturası, kredi kartı faturası ve kira) Onlarla irtibata geçmek istesem de yaklaşık 1 yıldır herhangi bir çözüm bulamadım. Kul hakkı kalmasın diye burada fakirlere yardımda bulunsam acaba kul hakkından kurtulabilir miyim?(Borçlu bulunduğum şahıs değil, tüzel kişilik)
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir kere bu durum, Müslüman için uygun değildir, Müslüman sözünde ve güveninde tavizsiz olmalıdır. Faturalara getirilen gecikme farkının adı ne olursa olsun caiz olmayan bir işe neden olmaktan ötürü yanlış olduğunu bilelim, ona göre hareket edelim.
Selamünaleyküm. Bir kere bu durum, Müslüman için uygun değildir, Müslüman sözünde ve güveninde tavizsiz olmalıdır. Faturalara getirilen gecikme farkının adı ne olursa olsun caiz olmayan bir işe neden olmaktan ötürü yanlış olduğunu bilelim, ona göre hareket edelim.
Hak sahibine ulaşamazsanız ve ulaşma imkânınız da olmazsa bir hayır kurumu veya fakir birisine verebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Tam anlattığınız gibi olan böyle bir durumda sizin yapmanız gereken bir şey yoktur. O bir insan olarak sizi hoş görmüştür. Tekrar ulaşma imkânınız da olmadığına göre yapmanız gereken yoktur. Onun adına hayır yapmanız da gerekmez.
Selamünaleyküm. Evham düzeyine getirmeden kul hakkı riayeti önemlidir. Bilhassa kişilerin özel haklarına riayet etmeyi öncelikli tutunuz. Devletin kaldırımı nispeten daha kolaydır, sizin de o kaldırımda bir hakkınız var ama şahısların hakları çok risklidir.
Net olarak hakkına girdiğinizi hatırladıklarınız varsa onlarla bir yolunu bulup helalleşin. Genel olarak listede bulunup da ayrıntısını hatırlamadıklarınız için de dua edin, onlar ve sizin için istiğfar edin. Allah yardımcımız olsun. Dua etmeye devam edin.
borç konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Şahsi kanaatim, Ebu Yusuf’a izafe edilen o görüşün Avrupa şartlarında muteber olmadığı şeklindedir. En azından oturum izni alarak ikamet ettiğiniz yerde o hüküm cari değildir.
Aleykümselam. Borcunuz, elinizdekinden fazla olduğu sürece size zekât ve kurban gerekmez. Söz ettiğiniz şirketin işlemi hakkında uygundur diyebilecek bilgiye sahip değiliz.
Selamünaleyküm. Tüccardaki bu paranız emanet olarak onda bulunuyordu ise geçmiş yılların zekâtını hesap edin, paranız olunca verirsiniz. Onun ortağı idiyseniz yani tüccar dediğiniz kişi ile kâr/zarar ortağı idiyseniz paranız, batan kısımda idiyse onu geri almanız doğru olmaz. Durumu iyi tahlil edin.
Selamünaleyküm. Keşke aile yuvanızda böyle şeyler konuşulmasa! Size tek şey tavsiye edebilirim: Atın arabayı da bu konuları da ve kurtarın kendinizi. Şeytan size iyi bir tuzak kurmuş; eşiniz veya siz, kim önce takılacak onu bekliyor. Alet olmayın. Ya da kurtaran siz olun, sevabınız da bol olsun. Hemen kurtulun bu ateş çemberinden.
Selamünaleyküm. Alacaklıyı arayın, ödeme isteyip istemediğini sorun. Helal ederse sakıncası yok. Parayı isterse ödemeniz babanızın rahat etmesi için şarttır. Ödeyin, iyilik yapmış olun.
Aleykümselam. Borçlu birinin ölmesi durumunda yapılacak işin özeti şudur: a-Bir insan öldükten sonra öncelikle borçları ödenir. Borçlar ödendikten sonra kalan malı mirasçıları arasında taksim edilir. b-Borç, kalan mirastan fazla ise mirasçılarının borcu ödeme mecburiyetleri yoktur. c-Varislerinin bilhassa çocuklarının, borcu ödemeleri müstahaptır. Bir insana karşı en güzel sılayırahim görevidir. Mecburiyet ise yoktur.