İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Yaşlı bir dedemiz var, saçı sakalı ağarmış biri ama ağzı rezil, el şakası bile yapar yani ahlâksız biri. Dinimizin yaşlılara göstermemizi emrettiği saygıyı hak eder mi böyle bir dede?

Cevap

Evet, yaşlılara saygı ve alaka dinimizin emridir. Tirmizî’de (1919) rivayet edilen bir hadiste deniyor ki: Yaşlı biri Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi görmek için gelmiş ama orada bulunanlar ona yer açmamışlardı. Bunun üzerine aleyhisselam efendimiz şöyle buyurdu: “Küçüğümüze merhamet, büyüğümüze saygı göstermeyen bizden değildir.” Eğer bu büyük: • Açıkça günah işleyen bir fasık, • Ahlâksız, karaktersiz biri ise bu saygıyı hak etmez. Ona saygı göstermek vacip olmaz. Yine de onun hak etmediği ama bizim görevimiz olan düzeyi kullanarak onunla ilişkide oluruz. Bu da şu demektir: Seviyesine düşmemiş sözlerle ve tavırla ona karşılık veririz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli kardeşim, dinimizin bir tek örnek kişisi vardır o da Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizdir. Onun dışında hiç kimse “ölçümüz olarak şaşmaz” biri değildir. Hocalarımızın sakallı olmayanları olabilir. Aynı şekilde onlardan biri mesela bugün sabah namazını da kılamamış olabilir. Biz şimdi sabah namazını da mı tartışacağız? Dinimizin Kur'an’ı vardır, sünneti vardır. Bu ikisi bize ne emrederse onu yaparız. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin çok kereler “sakalınızı salın” buyurduğu bilinmektedir. Sakallı olamasak da bu emir bizi bağlar. O bir şey emrettiğinde bizim seçme hakkımız olamaz. Üstelik sakalı emreden hadislerinin bir bölümünde “müşriklere benzememek” gerekçesi üzerine sakalınızı alın buyurmuştur. Demek ki sakal, bir din rengi niteliğindedir. Evet, başka dinlerin mensuplarında da sakal olabilir ama onlardaki sakal mesela papazlık mesleğinin simgesi gibidir bizim dinimizde ise mesleğin değil dinin simgesidir. Özet olarak diyebiliriz ki, sakallı olmak Müslüman erkeklerin dini bir görev olarak yapmaları gereken bir iştir. Şu veya bu sebeple yapamazlar ayrı bir mesele ama din asıllı bir emre karşı imiş gibi duramazlar maazallah.

Sakallı olmak Müslüman olmanın şartlarından mıdır? Eğer öyle ise neden hocaların
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlilik bir rıza meselesidir. İmanda problem olmadıktan sonra herkes aradığı ile evlenmelidir. Bu hadisteki çizgi en üst dereceden fazileti göstermektedir, bir emir çizgisini göstermiyor.

"Dini ve ahlakı sizi memnun eden birisi kız istemek üzere size gelirse onu evlen
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Yaşlıların bu tür beklentileri ile mücadelenin anlamı yoktur. Bilakis onların iman dairesini zorlamalarına neden olabilir, dikkat ediniz. Bir bayan çarşaf ile olmasa bile, çarşaf gibi bol bir kıyafetle, oturup kalkışına dikkat ederek yaşlıların yanında oturabilir. Mahremi olmayan gençler de bulunuyorsa o ortamda, kıyafetini biraz daha DIŞ KIYAFET şartlarına benzetir. Kısa oturumlarla işi geçiştirerek sıkıntıyı gidermenizi tavsiye ederiz. Eşinizi bu hususta desteksiz bırakmayın. Bilakis hassasiyetinden ötürü ona minnettar olmalısınız. Allah Teâlâ'dan sabır ve sebatınızın devamını dilerim.

Hocam, 7 ay önce evlendim. Hanımım çarşaflı. Benim ailemde haremlik selamlığa di
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kesinlikle öyle, sen yine Allah’ın sana emrettiği saygıyı göstereceksin. Annen, kendi insanlığında arıza gösterdi, onun hesabını Allah görecek. Sen ise kendi hesabın için varsın. Sen de annen gibi yaparsan yani üzerindeki insanlık görevini ihmal edersen sen de onun gibi olursun. Biz anne ve babalarımıza onlar hak ettiği için değil, Rabbimiz emrettiği için saygı duyuyoruz. Onların hak edip etmemesi onların üzerindeki bir sorumluluktur. Annene bir çocuğun göstermesi gereken saygıyı göster. Onun iyi olması için dua et. O kaybetti bari sen kaybetme!

Annem hiç eksiksiz söylüyorum katıksız bir zalimdir. Babama hayatı zehir etti. K
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Bu söz, sahih bir hadis değildir. Yani Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin böyle bir söz söylediğine dair elimizde kesin veya kesine yakın bir bilgi yoktur. Bu bizi iki duruma götürür. Birincisi ya bu söz, sahabeden birine ait bir sözdür ki, böyle rivayetler vardır. Ya da zayıf dediğimiz yani Peygamber aleyhisselama ait olduğunda şüphemiz bulunan bir hadistir. Her iki durumda da bu sözün din gibi algılanması çok doğru değildir. Hayatı bir denge xüzerinde yaşamanın önemini anlatan ikaz edici nitelikte bir söz olarak görmemiz en güzel olanıdır.

Selamünaleyküm hocam. Beyhaki, Şuabü'l İman’da geçen, "Hiç ölmeyeceğini zanneden
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam.Allah'ın dinine davet etmek, dinin yaşanması için gayret etmek elbette görevlerimizdendir. Ne var ki, öncelikli ve şartsız görevimiz kendimizi ateşten korumak olmalıdır. Yanarak yanmaktan kurtarmak olmaz. Bu bir hatadır. Ashabı kiramdan daha büyük hizmet ehli olmak, onlardan daha iyisini yapmak mümkün müdür? Bir zaman sonra da, başkalarının namaz kılabilmesi için namazı terk etmek, birilerinin oruç tutması için oruç tutmamak gibi bir safsata çıkabilir önümüze. Örneğimizi günümüzün Müslümanlarından alamayız. Ashabı kiram bizim örneğimizdir. Kendinizi yaşıtlarınızla kıyaslamayın. Başarıyı da rakamlarla ve görüntülerle ölçmeyin. Allah'ın rızasına ölçün ölçtüğünüzü. Peygamber aleyhisselamın Sünnet'ine uyabildiğimiz kadar, ashabı kirama benzeyebildiğimiz kadar iyi yoldayız demektir. Medyanın şirin gösterdiğine imrenirsek aldanmış olabiliriz. Doğru olan az olabilir. Az olması doğruluğunu değiştirmez. Altın azdır demir çoktur ama demir hep demirdir.

Selamünaleyküm hocam.Müslümanlar olarak biz Allah'ın emirleri doğrultusunda dini

ahlak konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin o iş yerindeki çalışma şartlarında belli şartlarda ve belli çevrelerde benzer işi yapmama gibi bir şarta evet demeniz söz konusu değilse orada yeni bir iş yeri açmanızda sakınca olmaz.

Uzun yıllar önce bir iş yerinde çalışmaya başladım. Bu süreçte daha önceden hiç
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Erkeklerin de eşlerinin zevklerine dikkat etmeleri gerekir. En azından hakkaniyet gereği böyledir. Erkeklerin avret bölgelerini açmaları haramdır ama diğer bölgelerini açmaları ve eşi dışındaki insanlara karşı göze hitap edecek şekilde bulunmaları avret bölgelerini açmaları gibi bir haram değilse de Müslüman ahlâkı açısından sakıncalıdır. Ahlâk ise imanın ikizi gibidir.

Hocam İslam’da erkeklerin de kadınları için bakımlı olma zorunluluğu var mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yaşadığımız zamanın teknolojik gelişmeleri akıl uçuracak düzeye gelmiştir. Oyunlar da bu gelişmeden nasibini almış görünmektedir. Klasik oyunlar olsun yeni nesil oyunlar olsun oyunları şu riskleri açısından ele almak gerekiyor: - Kumar olmaları veya kumara alıştırmaları, • İbadetleri ve insani bağlantıları ihmal nedeni olmaları, • Kâfirlere ait değerleri içselleştirmeye neden olmaları, • Mal ve zaman israfına neden olmaları. Bu sorunlardan biri bulunduğunda bile bu oyunların dini hükmünün ne olacağını sormaya dahi gerek yoktur. Bu sorunlar yoksa oyun mübah olan işlerdendir. Her mübahın da sınırları vardır. Ekmek yemek de mübahtır ama sınırları ve ölçüleri kollandığında mübah olarak kalır, aşıldığında hükmü değişir. Özellikle de eğitim amaçlı oyunlar için bir gereklilikten de söz edilebilir. Bazı muasır âlimler, bu elektronik oyunların kontrol edilebilirliği olmayacağını, gençlerin akidesine olumsuz etki edeceğini görerek/zannederek esastan haram olması gerektiğini düşünmektedirler. Bu da incelenmeye değer bir görüştür. Bu oyunlarda: a. Akide açısından bir sakınca bulunmamalıdır. b. İbadetleri engellememelidir. c. Ahlâk kaymasına neden olmamalıdır. d. Toplumda uzun vadede bile olsa kin ve nefret yerleştirmemelidir. e. Mal ve zaman israfına neden olmamalıdır. f. Asla kumar mantığı bulunmamalıdır. Bu şartlarda bu oyunlar oynanabilir ama ne kadar kurallar korunabilir, çizgi aşılmaz olduğu önemli bir sorudur.

Elektronik oyunlara nasıl bakmalıyız? Özellikle gençler ve çocukların bu oyunlar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şu andaki Batı kültüründe bin bir rezilliğe rağmen kimi ahlâk denebilecek değer kalıntılarının bulunmasına benzer bir durum o zamanki Arap toplumlarında da bulunuyordu. Doğru konuşma, misafire ikram, sözde durma, komşuluğa saygı, şecaat, sabır… vardı denebilir.

İslam öncesi Araplarda ahlâktan söz ediliyor, bu doğru mudur? Hem müşrikler hem
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir hastalık yaşayınca hayatı terk ediyor muyuz? Elbette hayır. O hastalıktan iyileşmeye çalışıyor, yaşama gayretimizi de sürdürüyoruz. Şeytanın bir dönemi kazanması hayatın tamamını ona vermemizi gerektirmez. Yaşadığımız sıkıntıyı düzeltmeye çalışırken yeni bilgiler, ibadetler, heyecanlar elde etmeye de çalışacağız. Doğrusu böyledir. Yılıp yıkılan mü'min şeytana teslim olan mü'min sayılır. Şeytanı sevindirmek hiçbir zaman doğru değildir. Bin kere yıkılsak bile bin birinci kalkışımız ve Rabbimize doğru yürüyüşümüz zorunludur. İbadet de böyledir. İlim de böyledir. Ahlâk da böyledir. Sosyal ilişkiler de böyledir. Hayata bakışımız böyledir.

Hocam okuduklarımız davranışlarımıza yansımıyorsa okumayı bırakmalı mıyız? Bir h
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önce şunu iyi bilmeliyiz: Şeytan işinde mahirdir. Herkese kafa numarasına göre bir külah uydurur. Mesela sizi o üyeliğe mahkûm ederken makul görülebilecek bir mantığa da ikna etmiş olabilir. Ateşin etrafında dönmenin akıllıca bir yanı yoktur. Uzak durmaktan başka her yol çıkmazdır.

Hocam biz 5 arkadaş evvel zamanda, yabancı güdümlü kuruluş olan “Netflix’ten” üy

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.