İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, biz arkadaşlarımızla bir vakıf kurup dinimize ve ülkemize hizmet etmek istiyoruz. Biraz gerekli mi bu yaptığımız türünden tereddüdümüz var, biraz da en iyisini nasıl yaparız türünden merakımız var. Siz bize, bir vakıf kurmanın Müslümanca idealimizin neresine oturduğunu tespit edebilir misiniz? Teşekkür ederiz.

Cevap

Devlet bazlı işlerde veya münferit uygulamalarda mü'min insanların işlerini üç kategoriye ayırmaları gerekmektedir. Bu dini bir zorunluluktur: Zorunlu işler, Gerekli işler, Güzel işler. Bu sıralamayı dünyevi işlerimizi icra ederken uyguladığımız gibi ibadetlerde de uygularız. Mesela namaz ile nafile orucu bir tutmayız. Namaz zorunludur, nafile oruç ise güzeldir. Tıpkı su ile hoşafı insanın ihtiyacı açısından karşılaştırdığımızdaki durum gibidir bu. Vakıf/dernek kuracaksanız, temel dinamiğinizi bu üç ilke üzerine oturtarak tüzük oluşturun. Mesela insanların aç gezdikleri bir ülkede Kur'an kursu projesini ihtiva eden vakıf yerinde bir proje değildir. Vakıf projenizin mantığını dininiz ve yaşadığınız ortamın ortalaması üzerine oluşturun. Bu ortalamayı belirlerken zihin mantığınız itibariyle ahiretinizi dünyanıza, dünyanızı da ahiretinize ezdirmeden yapacağınızı yapmak zorundasınız. Dini bir numara, insanı iki numara, aklı üç numara, iffeti dört numara ve malı beş numara yaparak proje üretin. Böyle bir projelendirme için de farklı birikimlerin sahipleri ile istişare etmesini ve istişare sonuçlarını değerlendirmeyi becermek zorundasınız. Kuruluş aşamasında iken istişare zafiyeti gösterilen bir oluşum, yürüyüşü esnasında istişareye hiç önem vermeyecektir. İstişaresiz büyüyen bir proje için de “İslamî” denmesi zordur. Gayet açık bir ifade ile söyleyebiliriz ki, bir vakıf/derneğin kuruluşu iki yıllık, üç yıllık bir inceleme/istişare sonrasında olabilir. Bu o vakfın/derneğin bereketini gösterir. Elbette şunu da bilmelisiniz: Vakıf kurmanız gerçekten gerekli bir iş midir yoksa bir hevesi mi tatmin ediyorsunuz? Bunu da istişareler sonucunda hiç değilse tespit etmiş olmalısınız. Hiç çekinmeden, mevzubahis projenin ne kadar ehli ne kadar da naehli olduğunuzu incelemelisiniz. Mü'minlerin emelleri üzerinde zaman ve umut israfı çirkindir. Bir başka tavsiyemiz de şudur: İnsanların muhtemel katkılarına güvenerek vakıf kurulmaz. Vakıf mevcut mala dayalı bir oluşum olmalıdır. Allah yardımcınız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Namaz ağır bir ibadettir; Allah'ın yardım ettikleri dışında herkese ağır gelir. Sizin üslubunuz bıktırıcı gibi görülüyor. Çok hırslı ve aceleci davranıyorsunuz anlaşılan. Çok istemekte haklısınız ama acele etmekte hakkınız yoktur. O yaşlarda bir çocuğun namaza ısınması ortalama beş yılda mümkündür. Bütün enerjinizi beş yıla yayarak bunu yapmaya çalışın. Kaş yaparken göz çıkarmayın, vebal altında kalırsınız. Her gün bir çivi, bir tuğla ile beş senede bir ev yapacak sabrınız yoksa girmeyin bu işe, nefret ettirirsiniz. Tesettür de böyledir. Tatlı tatlı ve adım adım yapın yapacağınızı.

Allah'ın selamı üzerinize olsun. Yaratana hizmet etmek istiyorum hocam ben. Erke
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsanların arasını düzeltmek yani ıslah denen iş bir ibadettir ve Allah’ın emridir. Bu çağdaki kadar insanlar birbirlerinden kopmuşluk, kin dolu yürekli olma sıkıntısı yaşamamıştırlar dense yeridir. Yapmayı düşündüğünüz iş pek değerli ve gerekli bir iştir. Sizi tebrik ederim. Yalnız böyle bir işi yüzünüze gözünüze bulaştırmamak için iyi hesaplayarak ve iyi danışarak yapmalısınız. Eskilerin deyimiyle KIRK ÖLÇÜP BİR BİÇİN ki yarın yaptığınızdan sıkıntı çekmeyesiniz. Allah Teâlâ bizi yaratırken kabileler, halklar şeklinde yarattı. Her birimizi farklı kabiliyetler ve isteklerle donattı. Kadını erkeği, siyahı beyazı vesaire farklılıklarımızın her biri bir sürtüşme ve tartışma konusu nedenidir. Bunun için insanın bulunduğu yerde bir tartışma ve gerilmenin bulunmasını normal yani tabii olan görürüz. Bu yüzden de dinimiz, ihtilafı gidermeyi ibadet gibi göstermiştir bize. Bu alanda yapılacak bir çalışma bir nevi cami yapmak, medrese açmak gibidir Allah’ın izni ile. Kur'an’ımızda birden çok ayet insanların arasını ıslah etmeyi bize işimiz olarak gösterir. Özellikle Hucurat Suresinin onuncu ayeti bunu emretmektedir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem mü'minler arasındaki münazaalara bizzat ıslah edici olarak katılmıştır. Hadislerdeki ifadelerden anlaşıldığına göre insanların arasını ıslah etmek: Pek çok nafile namazdan, oruç ve sadakadan daha hayırlıdır. Günahların mağfiret sebeplerindendir. Yerine göre böyle bir işi başarabilmek için yalan konuşmaya ve ıslahı başarma yolunda başkalarından para istemeye bile izin verilebilmektedir. Özellikle insanların kendi ihtiraslarına adeta tapındığı zamanımızda bu vazifenin önemi her zamankinden daha çok öne çıkmaktadır. Şeytanın mü'minler üzerindeki emellerinin uzaklaştırılması açısından da önemli bir ibadet durumundadır. Şöyle bir ikazı faydalı bulurum: Her şeyin profesyonelleştiği bir dünyada plansız, danışmansız bir ıslah vakfı tıkanabilir. Çalışmalarınızı yıllık, on yıllık planlara bölün. Sosyoloji ve fıkıh uzmanı danışmanlar bulun. Deyim yerinde ise bu işin kitabını yazın siz. Büyük bir iş yaparsınız. Allah yardımcınız olsun.

Hocam, biz bir grup arkadaşla çalışma alanı “insanların arasını düzeltme” olacak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Senin vazifen insanların tam mü'min olmasını sağlamak değildir. Senin vazifen Peygamber aleyhisselamın vekili olarak onun çalıştığı gibi çalışmaktır. Sen yapabildiğini ihlasla yapmaya devam et. İnsanlar duymasa da melekler duyar. Bin kişi olmasa da bir kişi olur. Bir kişi olmasa da sen kendini yetiştirmiş olursun. Bu arada şunu unutmayasın: Kendin de neticede bir kişisin. İnsanlara namazı öğretirken kendin nafileleri ihya edebilirsin. Çok Kur'an okuyabilirsin. On beş günde bir hatim indiren biri olabilirsin. Kitap okumayı geliştirebilirsin. Gelecekteki vaazlarına dair güzel notlar tutabilirsin. Günlük tesbihatlar yapabilirsin. İnsanları telefonla namaza davet edebilirsin. Camide sesli aşır okuma tatbikatı ile sesin güzel olmasa bile mükemmel bir kari olabilirsin. Bunları becerebildiğin zaman mesela üç yıl sonra orası senin için bir medrese olarak hafızana kazınır. Doğal ve bireysel medrese örneğini kurarsın. Sonuçta da kazanarak ayrılırsın oradan. Şu da muhtemeldir ki, senin oradaki bereketli işlerin, okuduğun Kur'anlar, kıldığın nafileler, yaptığın zikirler senden belki on sene sonra aktif bir cemaat verimi getirir, sen de Rabbinin rızasını kazanmış olursun. Bugüne bakarak iş yapma, Rabbinin huzurunda hesaba çekileceğin güne bakarak iş yap. Biiznillah kazanman mümkündür. Allah yardımcın olsun.

Hocam ben Karadeniz’in bir köyünde imamlık yapıyorum. Bulunduğum köy nüfus olara
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin bu şikâyetiniz neredeyse her Müslüman'ın öyle veya böyle şikâyetidir. Çünkü biz, bir kulluk savaşı veriyoruz. Şeytana mağlup olmadan Rabbimize kavuşmayı diliyoruz. Kesinlikle bu bir mücadeledir; temenni ile, umutla elde edilir bir şey değildir. Sizi bu hâlinizle, başkasını da bir başka şey ile oyalayacaktır şeytan. Biz ise, imtihanımız her ne ise onu başarmak için uğraşacağız. Peygamberlerden bir peygamber bile olsak durum bu olacaktı. Siz, 1- İmanınızı tartışma konusu yapmayın, öyle bir ortamda bulunmayın, 2- Asla, Allah'tan ve rahmetinden umut kesmeyin. 3- Fasıklarla beraber bulunmayın, onların gündemlerine katılmayın. 4- Yaptığınız ibadetleri az bile olsa asla küçük ve basit görmeyin. Bir kere 'Sübhanellah' demenin cennet demek olduğunu bilin. 5- Sizden daha iyi olduklarına itimat ettiğiniz bir grubun içinde bulunun. Onlarla programlı bir şekilde işler yapın. 6- Dengeli işler yapın; sadece zikir, sadece siyaset, sadece oruç gibi işler yapmayın. Farzların bütününü, nafilelerin de yapabildikleriniz kadarını yapmaya çalışın. Gerisini de Allah'a bırakın; şeytan, tevazu kılıfı ile sizi tuzağa düşürmesin. İyi haberlerinizi bekleriz. Allah'a emanet olunuz.

Benim bir sıkıntım var hocam. Kalben rabbimle irtibatı bir türlü beceremiyorum.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hiç şüphesiz her kuruşu sözü edilen yere harcamak esas olmalıdır. Ne var ki, bugünkü vakıf hizmeti uygulamalarında bunu sağlamak zorlaşmıştır. Bu nedenle bir ayrıntıyı açmamız gerekmektedir: A- Toplanan yardımların size verilmesi esnasında önünüze “tamamı kuyu için olacak” şeklinde bir şart varsa o şarta aynen uymanız gerekir. Aksi takdirde farkı tazmin etmeniz üzerinize düşer. B- Böyle bir şart getirilmeden vakfa verilen paraları vakfın kuyu açmada kullanması ama o harcamalardan vakıf giderleri için de pay ayırması ya da artandan vakfa harcaması, şartsız bağışlar açısından mümkündür. Zira insanlara “kuyu açmak için” para makbuzu gösterilirken ayrıca “vakfın ayakta kalması için de” bir makbuz gösterilmesi zordur. Bağış yapanlar, şartlı bir bağış yapmadıkça bu giderlerin onun bağışından alınacağını bilmekte veya takdir etmektedirler. Bu sorunuzun cevabına “vakıf parasının suistimalini” dâhil etmediğimi bilmelisiniz. Allah Teâlâ rızasına uygun olarak iş yapmayı hepimize muvaffak kılsın.

Sevgili Hocam ben İslami hassasiyeti olan bir insani yardım kuruluşunda çalışıyo
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İSTİHARE önemli Sünnet'lerden biridir. Şu şekilde yapılır ve uygulanır. a- İstihare, farz ve haram olmayan işler için yapılır. Yani bir işin yapılması ne farz ne de haram diye hükmü yoksa, mübah bir iş ise onu yapıp yapmamak konusunda istihare yapılır. Mesela, kendisine hac farz olan bir Müslüman, hacca gideyim mi diye istihare yapamaz. Ya da dükkanını bankaya kiraya vermek için istihare yapamaz. Evleneceği bir erkeğin veya bayanın uygun olup olmadığını tespit için istihare yapabilir ve bu Sünnet'tir. b- İstihare'nin Sünnet'lerden bir Sünnet olması şu demektir: İstihareyi yapan Müslüman Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimize uymasından dolayı ecir kazanır. Ayrıca da yapacağı işin kendisi için hayırlı olup olmadığı konusunda kalbine manevi bir işaret gelmiş olacağından huzurlu bir iş yapar. c- Önce, yapılması düşünülen işle ilgili maddi araştırma yapılır. İstişare özellikle uygulanır. İstişare, bir işi o işin ehli ile görüşmek, fikirlerini öğrenmektir. Mesela evlenecek olan birinin İSTİŞARE etmesi, evlenilmesi düşünülen kişiyi tanıyanlarla görüşmesi, onunla ilgili elde ettiği bilgilerle kendisini ölçmesi ve yaşı, düşüncesi olgun olanlarla fikir alışverişinde bulunmasıdır. d- Maddi hazırlık bittikten sonra istihareye geçilebilir. Bunun için de şöyle bir uygulama yapılır. Abdest alınıp iki rekât namaz kılınır. Mümkünse bu namaz, zihnin rahat edeceği yatma öncesi olsa daha iyi olur. Namazdan sonra dua yapılır. Bu duanın hadislerde geçen orijinal şekli olsa mükemmel olur. Onu bulamayan ise, 'Allah'ım ben filan işi yapmak istiyorum. Bu benim için hayırlı ise kalbime onu yerleştir. Değilse beni ondan uzak tut.' şeklinde dua eder. Mümkünse başka bildiği duaları da ekler. Bundan sonra yapılacak bir şey yoktur. İki üç gün bekler. Aradan geçen üç günden sonra, o yapmayı istediği iş, onun kalbinde daha sempatik hale gelmiş ise istiharenin sonucu olumludur. Aksi olmuşsa yani, o işten soğumuş ise sonuç olumsuz demektir. Hiçbir sonuca ulaşamamış ise, aynı şekilde istihare iki üç kere daha tekrarlanabilir. e- İstihareyi herkes kendisi yapar. Özel bir istihareci kiralamak Sünnet'te yoktur. f- İstihare için rüya görmek de yoktur. Rüya gerekli değildir. Eğer gördüğü bir rüya, kalbinin ona ısınmasına veya soğumasına neden olmuşsa o rüya o zaman istiharenin sonucu olmuş demektir.

Evlilik için istihareye yatıp bu istiharenin sonucuna uymanın hükmü nedir? İstih

dernek konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Haricilik esasen bir mezhep değil bir karakter yansımasıdır. Evet, dönem dönem mezhep gibi algılanacak noktaya gelmişlerdir ama bu algı, Müslüman toplum içinde karakterleri açısından birbirine benzerlerin bir araya gelmişliği olarak ortaya çıkmıştır. Bugün de benzerleri görülmektedir yarın da görülmeye devam edecektir. Özellikle devlet otoritesinin zayıf kaldığı zamanlarda bunların örgütlenebileceğini söylememiz mümkündür. Hariciliği mezhepten çok bir karakter olarak görünce onların kimi zaman bir tarikat, vakıf, dernek, oluşumlardan bir oluşum olarak önümüze çıkmasını beklememiz de doğal olacaktır. Bu da her zaman ve her yerde var olabileceklerini ispat eder. Haricilerde temel karakterleri şu başlıklar altında tespit edebiliriz: Kur'an anlama incelikleri yoktur. İbadet ederler, dünyaya tenezzül etmezler ama itikatlarını kendi kafa yapılarına göre şekillendirirler. Kâfilerden çok din kardeşleri ile uğraşırlar. Küçük yaşta büyük sözlerin sahibi olmaktan çekinmezler. Elbise ve tıraş şekillerini önemserler. Bu konuda aykırı olmayı bir meziyet olarak görürler. Ortalama anlayışları yoktur. Tek renktirler ya evet ya hayır. Ya beyaz ya siyah. Kaba sözlü ve kaba tavırlıdırlar. Ayrıntılarla uğraşamazlar. Kendilerine muhalif gördüklerine hayat hakkını kısarlar. Düşüncelerine ve tavırlarına güvenleri adeta sonsuzdur. İnatçıdırlar. Öncelikli ve önemli ayrımı yapmazlar; her şeyi hemen ve nasıl yaparlarsa öyle uygun bulurlar. Tartışmaktan lezzet alırlar.

Hocam Haricilik nasıl bir mezheptir, özellikleri nelerdir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Vakıf yetkilisinin size “hibe” ettiği eşyanın mülkiyeti sizindir. Kullanabilir, satabilir veya bir başkasına hibe edebilirsiniz. Özel bir engelleyici kayıt olmadıkça durum böyledir.

Hocam ben üniversite son sınıf öğrencisiyim. Biz bu dönemin başında eve çıktık,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz kurum olarak talep ettiğiniz ücreti “sadece şurada kullanacağız” diye daralttığınız bir hibe olarak almıyorsunuz. Bir ücret niteliğinde alıyorsunuz. Dolayısıyla onu şeffaf bir şekilde benzer yerlerde kullanmanızda sakınca olmaz.

Hocam biz kardeşlerle İslami bir toplukta çalışmaktayız. Çalışmalar dâhilinde ik
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ne yazık ki kör bir taklit peşinde akıp giden hayatımız her an bize ait değerlerden uzaklaşmaktadır. Allah Teâlâ yardımcımız olsun; elimizin, ayağımızın, göz ve dilimizin korunması için ona sığınırız. Dine hizmeti bile o kaygan anlayışa göre yapmadıkça sanki yararı olmayacak türünden bir anlayış yaygınlık kazanmıştır ne yazık ki. Bu gidişata karşı, her şeyden ve her yeniden uzaklaşmak gibi bir siyaseti izleyemeyiz. Hayatın her alanı öyle oldu zira. Seçici ve ince eleyip sık dokuyan bir anlayışla iş yapmak zorundayız. Herkes ihlası ile imtihan edilmektedir anlaşılan. Mümkün olduğu kadar seçici ve titiz olacağız. Şimdilik bunu yapabiliyoruz anlaşılan. Çok dua edelim.

Hocam sosyal medyada sizin de bildiğiniz üzere “Çay House” gibi dernek adı altın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir görevin önemli ve yapılmasının gerekliliğini tartışamayız ama bu erkek görevi olmalıdır. Bilhassa genç kızlarımızın kaş yaparken göz çıkarmak denebilecek bir hataya düşmelerinden endişe ederiz. Yapılmasına yapılabilir ama kadınlara ait bütün ilkelerin korunmuş olması şarttır.

Hocam, Müslüman coğrafyalardaki zulümlere ve sorunlara karşı dikkat çekmek ve ya
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnternette; - Psikolojinin dini temelleri isimli dersimiz, - Mümin Psikolojisi derslerimiz ve - Fetva Meclisi sitesinde psikologlara verilmiş tavsiyelerimizi derleyebilirsiniz. Ayrıca İstanbul'da iseniz arkadaşlarınızla gelebilir ve yüz yüze görüş alışverişi yapabiliriz.

Hocam günümüz psikoloji ilmi, akademide daha çok seküler hegemonyası altında ile

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.