Fetva Meclisi
Soru
Hocam babam bir devlet kurumunda müdür olarak görev yapıyor. Bu kurumun geniş ve boş bir arazisi var. Babam ve çalışanlar bu alanda tavuk ve tavşan gibi hayvanlar besliyorlar. Tavukların yumurtalarını da eve götürüp tüketiyorlar. Tavukları ve yemlerini kendi paralarıyla aldıklarını ifade ediyorlar. Bu durumda, bu yumurtaları tüketmek caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu kural bir kere yumurta için değildir, et içindir. Hayvan pisliklerini dolaşan hayvan için de aynı kural geçerlidir. Şunu da bilmelisiniz; bu meseledeki hüküm besmelesiz kesilenin haram olması gibi bir haram değildir. Ortada kerahet vardır. Bundan sonra daha dikkatli olmalısınız. Allah'a emanet olun.
O durumu icra etmek başka şey, öyle yetiştirilmiş tavukları tüketmek başka şeydir. Sağlık açısından sakıncası olmuyorsa mesela tavukların yenmesinde sakınca olmaz. O tür besicilik ise başka bir konudur. Yaşanan çağın sonuçları olarak belki de yapılabilecek bir şey yoktur da diyebiliriz. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Alkole hizmet etmek asla caiz olmaz. Üretilme sürecinden tüketim aşamasına kadar her alan için geçerli bir kuraldır bu. Bazı âlimler, üzüm üreticisinin alkol imalatçısına üzüm satmasının caiz olabileceğini söylemişlerse de genel görüş caiz olmayacağı şeklindedir. Özellikle de alkol üreteceğini biliyorsak daha da riskli bir durum oluşur. Yalnız babanızın böyle bir işlem yapması sizin açınızdan vebal oluşturmaz. Siz babanızın kurduğu sofrada ekmeğinizi yiyebilirsiniz. Vebal varsa o babanızındır.
Memurluk bir tür bu işlere razı olmak demektir. Elbette, uzak durmak ve hiç bulaşmamak en evlasıdır ama o yemek yenebilir.
Çalıştığınız kurumun yetkilisinin normal olarak izin verdiği şey sizin için caiz olur. Göz yumma şeklinde ise bir izin olmaz.
Baba muhtaç ve oğlu da verebilecek imkâna sahip olduğu hâlde vermezse oğlu vebale girer. Babanın yaptığı dua da yerini bulur. Baba muhtaç olmadığı hâlde birinci dereceden zorunlu olmayan bir şeyi oğlundan ister de oğlu da onu yapmazsa ve özellikle de sizde olduğu gibi imkânı olmadığı için yapamazsa babanın bir hakkı olmaz, yaptığı bedduası da biiznillah tutmaz. Siz babanızın hizmetinde olmaya elinizden geldiği kadar devam edin. Bu kırgınlığı unutmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
arazi konusundaki diğer fetvalar
Gömülmüş ölülerden hiçbir iz kalmamış yani toprak olup gitmiş durumda iseler o arazilerin sahipleri tarafından tarla olarak kullanılması alimlerin caiz gördüğü bir durumdur. Yalnız aileler arasında veya yörede ölülere saygısızlık ekseninde bir fitne çıkması ihtimalini hiçbir zaman göz ardı etmemek gerekir. Mesele sadece tapuya sahip olma meselesi olarak görülmemelidir. Fitneye kapı aralamayacaksa içindeki ölülerin toprak olduğu bir arazi kullanılabilir.
O arkadaşınız sadece suiistimal ediyor. Dini de buna katıyor. Gerisini konuşmaya gerek yoktur.
Bir arazinin sahibinin izni olmadan o arazi kullanılamaz. İlgilenmeyişi yılları veya daha uzun bir zamanı bulsa bile hüküm böyledir. Arazinin uzun bir zaman kullanılamaması veya varisi olmadan sahibinin ölmesi durumunda arazi devlete geçer. Bu da izin verecek olanın devlet olması demektir.
Size arazi satacak olan kişi aklı başında reşit biri ise ve bir kaçak durum görmüyorsanız yani siz de bir hileye alet olmuyorsanız ticarette sakınca yoktur. Allah kolay etsin.
Satılık bir gayrimenkul zekât malıdır yani zekâtı verilmelidir. Yalnız bir yerin sadece tapusunun size ait olması (sizin arsanızın örneğinde olduğu gibi) tasarrufunun da sizde olması için yeterli olmayabilir. Tapusu sizin de olsa tasarruf hakkınızın olmadığı bir yer zekâtını vermeniz gereken bir mal değildir. Bu durumda zekât vermeniz gerekmez. İleride belediye söz konusu engeli kaldırır da siz satma kararını sürdürürseniz, o engelin kalkma anından sattığınız ana kadar yıldan fazla bir zaman geçerse her yıl için zekâtını verirsiniz.
İnsanın arsasının tamamını veya bir bölümünü kendi rızası ile yol olmak üzere terk etmesi bir vakıf yapmadır. Yapılan vakıftan dönmek caiz değildir. Kaldı ki siz, babanızın malı üzerinde söz sahibi değilsiniz.