Fetva Meclisi
Soru
Şu an birçok hastalığın tedavisinde doğum kontrol hapı veriliyor. Ancak bu ilaçların bayanlarda kıllanma artışı, kalp ve damar hastalıkları gibi birçok yan etkisi var. Ayrıca fıtratı değiştiriyor. Bu etkilerinden dolayı bu ilaçların kullanılması caiz mi ?
Cevap
Benzer fetvalar
Gebeliği önleyici tedbirlere başvurarak doğumu kontrol altında bulundurmak bireysel düzeyde kaldığı ve sağlık açısından zararlı olmadığı müddetçe caiz görülmektedir. Uzmanların verdiği bilgiye göre doğum kontrol hapları ile ertesi gün hapları ise; yüksek doz hormon içerdiğinden, hormonal dengesizliklere ve âdet düzensizliklerine sebep olmakta, ayrıca döllenen yumurtanın rahime tutunmasına engel olabilmektedir. Bu itibarla söz konusu hapların doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmaması uygun olur.
Aleykümselam. Doktorun önerdiği, ilaç olarak imal edilmiş ve alternatifi bulunmayan nesnelerde esasen haram olan bir maddenin bulunması kullanılmasını engellemez. Ortada ilaç düzeyinde bir zaruret bulununca kullanabiliriz. Keyfi olan kullanımlar ise buna dahil değildir. Keyfi kullanımı şöyle takdir edebilirsiniz: Hamile bir kadın, hamileliği esnasında bebeğinin gelişmesi açısından vitamin kullanması doktor tarafından öneriliyorsa bu bir zarurettir, keyfi olarak ele alamayız bunu. Ertesi günü geziye gideceği için performansını yükseltmek için bir insanın vitamin alması ise keyfidir.Geçmişteki kullanımlar hatalı ise bunun inşaallah bebeğe etkisi yoktur. Allah işimizi kolay kılsın.
Kadının sağlığına zarar vermediği sürece aybaşı geciktirici ilaç kullanılabilir. Ramazanda ya da diğer zamanlarda kullanılması arasında fark yoktur. Kullanılan ilaç kadının sağlığına kalıcı ya da süreli zarar verdiği takdirde kullanılması sakıncalı olacaktır. Aybaşı geciktirici ilaçlardan herhangi birini kullanmayı düşünen bir kadın muhakkak hem adet döngüsü hem de ilacın etkisi ile ilgili kadın doğum uzmanına danışmalı sonra kullanmaya başlamalıdır.
Öyle bir ilaç varsa çocukların ikiz olması için ilaç kullanılmasında sakınca olmaz inşaallah. Çocuk konusunda eşlerin birbirinden habersiz yapacakları her iş sonunda huzursuzluk getirebilir, habersiz iş yapmayın.
Uzan vadede de olsa insan üzerinde kalıcı yan etkisi olmayan hap ve benzeri önleyici ilaçlar kullanılabilir. Öyle veya böyle o ilaçlar tabii bir yöntem değildir. Dikkat edin, uzun süre kullanmamaya çalışın. Allah Teâlâ hayır ve bereket üzere olmayı size nasip buyursun.
Selamünaleyküm. Erkek veya kadın üzerinde KALICI OLMAYAN ve KADININ AVRETİNİ YABANCIYA AÇMAYI GEREKTİRMEYEN tedbirler alınabilir. Ümmetin çoğalması ise herkese nasip olur bir hizmet değildir. O gayeyi gütmek başka şey, evliliğin nimetlerinden istifade etmek başka şeydir.
doğum konusundaki diğer fetvalar
Maaş veren makamın kurallarına göre normal olan bir işten kaynaklanan kazanç haram olmaz. Hile yapılmadıkça haklar kullanılabilir.
Doğumu kolaylaştırmak için dinen tavsiye edilen bir ot veya yiyecek yoktur. Tıbben yapılabilecekler ve samimi dua tavsiyemizdir.
Rabbim sağlık ve afiyetle evladınızı kucağınıza almanızı nasip eylesin. Hassasiyetiniz için ayrıca sizi tebrik ederim. Doğum sancıları doğum evrelerine göre kişiden kişiye değişmektedir. Öncelikle bilinmesi gereken ilk husus, doğum başlama nişanesi olan doğum suyu veya doğumdan önce gelen kanama ile lohusalık başlamaz. Çocuğun yarısından fazlasının ya da tamamının dışarı çıkması ile lohusalık başlar. Dolayısıyla, namaz vakti girdiğinde doğum suyu ya da kanaması gelen kadın, doğum gerçekleşmediği takdirde o namaz vakti ile sorumludur, kılması üzerine farzdır. Doğum gerçekleşmeden doğum suyu ya da kanaması gelen kadın, vakti giren namazı kılmak için abdest almalıdır. Çünkü gelen sıvılardan dolayı kadın özür sahibi olmuş olur. Doğum sancısı, çıldırtan, baygınlık seviyesinde de olabilir. Bu durumda kadın kendinde olmadığı takdirde onun namazı eda etmesi sağlıklı birinin namazı kılması gibi olmayacaktır. Namazı sonradan kaza etmesi bile söz konusu olabilir. Ancak bunun tıbben çok istisnai bir durum olduğu bildirilmektedir. Namazın böylesine bir konumda bile ihmalinin söz konusu olmaması sizi henüz hamileliğin başında iken tefekküre götürmelidir. Şimdiden doğum sancıları eşliğinde kılacağınız namazın huşusunun kim bilir nasıl da fazla olacağını hayal etmelisiniz. Sancının seviyesine göre namazın farzlarını yerine getirecek şekilde namaz eda edilmelidir. Güç yetirilebiliyorsa namaz tamamı ile güç yetirilemiyorsa sadece farzları ile kılınmalıdır. O anki takatiniz bunu belirleyecektir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi istisnalar hariç tıbben de kadının böylesine hassas bir anda namazını eda etmesine engel bir durum söz konusu değildir.
Geçmiş olsun. Allah size afiyetler versin. Belanın üzerine üzerine gitmeyin. Doktorların kanaatlerine uymak zorundasınız. Küçük bir tahmin olması başka şey, doktorların çoğunun tehlikeli görmesi başka şeydir. Doktorların kanaatine uyarak vebalden uzak kalın. Allah Teâlâ size de yavrunuza da afiyetler versin. Âmîn.
Olağanüstü bir durum söz konusu olduğunda caiz olmayanlar bile caiz olabilir ama normal bir doğumda erkeğin eşinin yanında olması zaruri bir ihtiyaçtan değilse en azından orada hizmet eden hanımların yanında bir mahremiyet sıkıntısı olacağından yakışa kalmaz bir durumdur deriz.
Yaptığınız iş yasalara karşı bir hile yapmadan yapılıyorsa yani mevcut yasalar size bu hakkı veriyorsa maaşınızda sıkıntı olmaz.