İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hayrettin Karaman, ‘enflasyonun altındaki faiz, faiz olmaz’ diyor. Mesela faiz %10 olan bir ülkede yıllık faiz 10’un altında olursa faiz olmaz diyor. Hükümet 1 ay kadar önce esnafa %50 faiz indirimi uygulayacağını söyledi, bu da yıllık %5’e geliyor. Yani enflasyonun altında istediğin yere kullanabilirsin diyorlar. Kardeşim esnaf, Hayrettin Karaman’ın fetvasına dayanarak alsak mı diye düşünüyor ama benim kalbime yatmıyor bu durum. Ne yapmamızı tavsiye edersiniz?

Cevap

Sizin kalbinizin yatmadığına benim de kalbim yatmıyor. Hoca efendiye nispet edilen bu görüşlerin neresini, ne kadar, nereye uyguladıklarını anlayamıyorum. Böyle tereddütlü işlerden uzak durun, dininizi canlı tutun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

a- Faiz, Allah'ın haramlarından bir haramdır. Zina gibidir, alkol gibidir. Olağanüstü şartlarda alkole bir nebze geçici ruhsat oluştuğu gibi faize de ruhsat oluşabilir. Bu konudaki ruhsat, hayatî fonksiyonları icra etmede oluşabilecek bir tıkanma ile ancak söz konusu olabilir. Faiz illetinde, faizin birinci ve ikinci tarafları kadar ona hizmet eden bütün taraflar da o günaha ortak olurlar. Bu zarutetin daha aşağısı için var kabul edilebilecek bir ruhsat gayet tehlikeli bir tutum olur. b- Sözünü ettiğiniz felaketin ardından devletin vatandaşlara sağladığı yardım, faizi devletin ödeyeceği bir yardımdır. Neticede faizli bir işlemdir. Faiz için geçerli kurallar orada da geçerlidir. hayatî işlevlerinde sıkıntı oluşacak bir Müslüman bu imkândan yararlanabilir. Bu düzeyde olmayanlar için FAİZİNİ BİR BAŞKASI ÖDÜYOR diye helallik şartlarının oluşmayacağı kanaatindeyiz. c- Kimin hayatî sıkıntısı vardır kiminki de o düzeyin altında bir durumdur buna, herkesin imanı devreye girecek ve kararı kendisi verecektir.

Hocam, Elazığ'daki depremden sonra devlet esnafa yardım adı altında kredi dağıtm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Asla doğru değil tespitler. Faiz KIYEMETE KADAR ve HER YERDE haramdır. Kur'an'ımızın açık bir yasağının bu kadar hafif değiştirilebilir olması imanımız açısından risk taşır. Siz, bu iddiaya katılmayın, tatlı dille tepkinizi gösterin. En azından günaha ortak olmazsınız.

Selamünaleyküm hocam. Kardeşim x cemaatine bağlı bir hoca. Kardeşim: "Sadece şer
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ben zengin olduğu halde yüklü bir kira vererek başkasının evinde oturan da biliyorum. Kiracı olmak zaruret içinde olmayı göstermiyor. Nitekim bir insanın evi olduğu halde zaruret içinde olması da mümkündür. Zaruret hali, ortada kalma halidir. Bu da bir miktar vicdani bir karardır. Faize kapı açacak kadar zaruret içinde olmak herkese göre değişebilir. Kendimize takvaya daha yakın olan yolları aramamız gerekiyor. Allah'a emanet olunuz.

Hocam dört şey asli ihtiyaçtır deniliyor; yeme, içme, giyinme ve barınma. Bir in
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm.Faizsiz çalışan kurumlarla çalışmaktan başka bir çare yoktur. Faiz bu ümmetin en büyük imtihanlarından biridir. Asla hafife alınabilir yanı yoktur. Sonuna kadar direnmeye ve harama dalmamaya gayret edeceğiz. Allah yardımcımız olsun.

Hocam ben Darıca’da bir esnafım. 10 yıldır bu işi yapıyorum fakat insanlara güve
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Canavarı beslemek olan hiçbir şeye sıcak bakamayız.

Hocam bildiğiniz üzere Türkiye'de enflasyon ve faiz durumları çok karmaşık bir h
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kalbinizi dinleyin. Bakın kalbiniz doğru olanı söylüyor. Kendi elinizle kuyunuzu kazmayın.

Hocam ben ve eşim çalışıyoruz. Çocuğumuz var ve her sabah anneanneye bırakmamız

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Peygamberlerle aramızda benzerlik olmayacağını düşünürseniz mesele kalmaz. Onlar peygamberler!

Rüya ile amel edilmez deniyor. Ama bu konuda Hz. Yusuf’un rüyası ve Hz. Yakup’un
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

O işyerinde çalışman imanınla ilgili bir durum değildir. Rahat edebilirsin.

Bilgisayar mühendisliği okuyorum. Aynı zamanda bir tesettür firmasında online ol
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlatlık edinme hiçbir türlü caiz değildir. O tür gençleri sahiplenmeyi, becerebilenler açısından ziyadesiyle mükemmel bir sadaka olarak görür, tavsiye ederiz. Evlat edinme mümkün değildir, mahremiyet ilkelerine dikkat edilecektir. Bu iki hususa dikkat edilmesi gerekiyor.

Ben Sosyal Hizmet bölümü son sınıf öğrencisiyim. Şu an çocuk evlerinde staj yapı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hikmetini ve nedenini bilmiyoruz. Kur'an'ımız indiği sıralama ile önümüze konmamıştır. Bu sıralama da bizzat Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin yaptığı bir sıralamadır. Hikmetini Allah bilir, biz irdelemez sadece itaat ederiz.

İlk inen ayet ‘ikra!’ olmasına rağmen Kur’an-ı Kerim neden Fatiha suresi ile baş
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Elimizdeki malımız aslında Allah’ın mülküdür. Biz mallarımızın bekçileri gibiyiz. Allah bize, kullanıp yararlanmamız için verdiği nimetlerde bizi başıboş bırakmamıştır. Sahibi biz olsak bile, malımızı kullanırken belirli ölçüleri aşamayız. Camide namaz kılarken nasıl kendimizi Rabbimizin huzurunda bilip, eğilip, kalkmamıza, tesbihimize dikkat ediyorsak aynı şekilde, cebimizdeki parayı harcarken de, bizi görüp gözeten Rabbimizi unutamayız. O’nun razı olmayacağı yerlerde ve işlerde harcama yapamayız. Para harcamayla ilgili olarak şu kurallara dikkat ederiz: a-Paramız kesinlikle bizim helal kazancımız olmalıdır. Şüpheli ve başkalarının hakkı bulu-nan bir parayı cebimize koyamayız. Haramdan elde edilen bir paranın girdiği mideye ateş girmiştir. O mide yanacaktır. Para helal ve temiz olacak. b-Çalmak gibi, faizi ve benzeri Allah’ın haram ettiği kazanç türlerini de sürekli risk listesinde tutarız. Yaşadığımız hayatta faizin bir kanser gibi toplumları nasıl ezip geçtiğini ibretle izlemeliyiz. Silahtan daha güçlü olan para ve türevlerini kullanarak, kitleler nasıl uyuşturulmakta ve cehenneme doğru sürüklenmektedir. Çağımızda şakası olmayan en ciddi değerin para olduğu gerçeği gözlerimizi açmalıdır. c-Helal paramızı helal yerde harcamak zorundayız. Alkol, domuz ürünü (veya alkol ve domuz karışmış), müstehcen, küfre alet olan şeylere para veremeyiz. d-İsraf edemeyiz. İsrafı büyük günahlardan biri olarak görürüz. Mal, İslam’ın korunması üzerine kurallar koyduğu beş temel esastan biridir. e-Dengeli harcarız. Bu denge şudur: Harcamalarımızı, gerekli ve çok gerekli, gereksiz gibi tasniflere tabi tutarız. En gerekli varken gerekliye harcamayız. Mubahlarda abartıya kaçamayız. Nefsin doymayacağını bilir, onu dizginlemeye çalışırız. Onun her istediğini değil, gerekeni kullanırız. f-Para biriktiririz. Ama biriktirdiğimizi kalbimize koyup, ona tapınma derecesine getir-meyi kabul etmeyiz. Biriktirir, biriktirdiğimizi de cüzdanımıza koyarız. Yani tapınmaz ama muhafaza ederiz. g-Paralı ilişkilerde yazıya ve belgeye önem veririz. Söze dayalı güven yerine belgeye dayalı güvene önem veririz. Bu da bizim, para yüzünden dost ve çevre kaybetmemizi önler. h-Borcumuz varken ilave harcama yapmayız. Borcumuz bittikten sonra harcama yapabiliriz. Borca da kolay kolay başvurmayız. i-Yaşımız ve birikimimiz ne olursa olsun infak etmeye gayret ederiz. Mini rakamlarla bi-le olsa vermeye çalışırız. Verdiğimizde gözümüz kalmaz. j-Para, olduğu gibi imtihandır. Kullanılırken dikkat gerektirdiği gibi, pintileştirdiği zaman da vebale neden olur. Harcanması gerektiğinde harcamayıp bekletmek caiz değildir. Mesela: Tedavisi için gereken harcamayı cimriliğinden ötürü yapmayan bir Müslüman, faziletli bir iş yapmadığı gibi, Allah katında mesul olacağı bir hata da irtkâb etmiş olur. Harcamak veya tutmak değil, yerli yerinde harcamak uygundur. Nihayetinde para insan içindir. İnsan para için olmamalıdır.

Para harcama ölçülerimiz nelerdir? Kendi paramızı istediğimiz gibi harcamanın sa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Birbirimizi ismimizle çağırmamız gerekmektedir. Eğer ismimizin dışında bir vasıfla çağıracaksak o da hoşlandığımız vasıflar olmalıdır. Lakap, seviyesiz, ahlakı düşük kimselerin uygulamasıdır. Müslüman, sözlerinin hesabını vereceğine iman etmiştir. Ağzımızdan çıkan kelimeler, ikinci bir mümini rencide ederse bu bir nevi kul hakkı olur. Çalınmış para gibi onun da hesabı sorulacaktır. En nazik, en tatlı ifadeler varken, kaba deyimlerle birbirimizi üzemeyiz. Kur’an’ımız Hucurat suresinde lakapla çağırmayı fasıklık olarak tanıtmaktadır. Biz ne lakap duymak isteriz ne de lakapla çağırırız. Bizim elimizden ve dilimizden kimse zarar görmemelidir. Müslümanlık budur.

Birine lakap takmak veya lakapla hitap etmek günah mıdır?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.