Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben faizle alınmış bir malı temizlemek istiyorum. Bu mal için geçmişte örneğin 50.000 TL kredi alıp 5.000 TL faiz ödemiştim. Şimdi bağış yaparken: – O zamanki faiz miktarı olan 5.000 TL’yi mi vermeliyim? – Yoksa enflasyon farkını da eklemeli miyim? Hangisi doğru olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Faizli bir işlemle elde edilmiş malın ardından istiğfar ve tevbe ile faiz günahından kurtulundu ise o malı satmak şart olmaz ama faiz oranı kadar miktarı sadaka vererek kalbinizi rahat ettirebilirsiniz.
Aleykümselam. Düştüğünüz hatanın ağırlığını hissetmeniz ve kurtuluş çaresi aramanız güzel bir şeydir. Bunun için Allah'a şükretmelisiniz. Borçlunun sadaka vermesini yasaklayan bir bilgi yoktur ama önce borcunu bitirmesi evla olandır. Siz de önce borcunuzu bitirmeye çalışın. Ödemeyi etkilemeyecek çapta sadakalar vermenizde sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Babanız tevbe etmelidir. Tevbe, yaptığına pişman olmak ve bir daha yapmamaya azmetmektir. Önce tevbe etsin. Sizin ricanız üzerine 'tamam' demesini kastetmiyoruz. Pişman olması, rabbinden utanması ve 'ölsem bile tekrar yapmam' demesidir tevbesi. Böyle bir tevbe yapsın, istiğfar etsin yeter. Allah Ğafûr'dur Rahîm'dir, meraklanmayın.
Önce iki şeyi yap: Böyle bir hata işlediğin için ciddi bir tevbe et. Ve bu durumu kendine ders olarak çıkar. Şeytanın neyi nasıl kullanacağını anlamaya çalış. İlk fırsatta da o vebalden kurtulunca şükret.
Aleykümselam. Öyle veya böyle faizli bir işleme alet olmanız o günaha ortak olmanız demektir. Ortak olmayın. Faiz en ağır haramlardan biridir. Melekler adınızı faizle beraber yazmasınlar.
Yüzde yüz haram olan bir mala el sürmemeniz doğru olandır. Karışıklık nedeniyle malın bütününü reddetmeniz de gerekmez. Sabır ve şuur size yön verecektir. Allah yardımcınız olsun.
bağış konusundaki diğer fetvalar
Kişinin niyeti ve sizin vekâletiniz varsa bağış da kurban da geçerli olur. Ancak parayı ödememesi onun borcudur. Olur da kişi bağış veya kurban parasını ödemezse, bu onun üzerinde borç olarak kalır. Sizinle bağışçı arasında borç hukuku gerçekleşir. Ama sizin niyetiniz ve vekâletinizle yapılan ibadetlerde bir sorun olmaz. Yardım veya kurban bağışı konularında, ilgili kişiyle paranın ödenme şartlarını ve süresini baştan konuşmanızı tavsiye ederim. Böylece kafa karışıklığı veya hak ihlali olmaz.
Yasal zorunluluğu olmayan hiçbir şeyi vermek zorunda değilsiniz. Bağış adı altında siz bile isteye verdiğiniz şeyden de şikâyetçi olamazsınız. Eğer yasal olmayan bir işlem yapılıyorsa onu teftiş etmek de devletin görevidir. Bu konuda vatandaş olarak varsa hakkınızı savunursunuz. Eğer vatandaş olarak sizin yapabileceğiniz hiçbir şey yoksa o zaman zaten sorumlu olmazsınız.
Size daireyi bağışladığında sizin tapuya giderek daireyi almanız gerekirdi. Siz almadan önce o öldüğüne göre daire mirasçılarınındır. Mirasçılar size verirlerse daire sizin olabilir. Vermezlerse onlarındır.
İnşaallah bunları yapanların niyetleri onları kurtarır. Siz, kalbinizin meyletmediği işleri yapmayın, desteklemeyin ama hizmet olan yeri de terk etmeyin. Size göre özünü alıp posasını bırakmayı becermelisiniz. Size göre isabetli olmayan bir tutum, başkaları için çok isabetli olabilir. Onlar haklı da olabilirler. Siz, bu nedenle hizmetten geri kalmamalısınız.
Bahsettiğiniz karar aşamasıdır. Hayvan alınmadıktan sonra bu tür niyet değişikliklerinin bir önemi yoktur. Önce birisine niyet ettikleri için kesinlikle onu yapmaları gerekmez.
Sen insanlara ‘bu verdiğiniz parayı kurbana harcıyorum’ dediğiniz bir üslupla yaparsanız bu işi, artırdığınız para size haram olur. Çünkü insanlara yalan söyleyerek almış olursunuz. Kurban organizesi yaptığınızı ve verdikleri para ile kurban keseceğinizi ama kendinize de organize payı alacağınızı söyleyerek alırsanız artanın size kalmasında sakınca olmaz.