Fetva Meclisi
Soru
Yıllarını namaza adamış, yaklaşık 70 yaşındaki amcam felç geçirdiği için altı aydır namaz kılmıyor. Sorduğumuzda, ‘taharetlenemediğim için kılmıyorum’ diye cevap veriyor. Kılması gerekir elbette ama şeytana kanmış. Peki, nasıl kılacak? Yürüyor ama kollarından tutarak yürütüyoruz. Abdeste kalkması ya da üzerini temiz tutması zor.
Cevap
Benzer fetvalar
Şeytan seni namazdan alıkoymak için bunu üretiyor. Koku duymadıkça veya sesi kulağına gelmedikçe yellenmeyi yok kabul et. Namazdan asla çıkma. Bir iki ay böyle davranırsan kurtulursun biiznillah.
Yaşınız gereği bu durum normal sayılabilir. Uzun bir zaman devam ederse evlenmekten başka çareniz olmaz. Bir sıvı akıntısı olmadıkça hareketlenmenin abdeste ve namaza zararı olmaz.
Allah Teâlâ afiyetini iade buyursun. Âmin. Abdestin olmadığı yerde teyemmüm uygulanır. Teyemmüm bir kiremite ellerin iki kere temas ettirilmesi ve yüze, kollara mesh edilmesi şeklindedir. O da yapılamıyorsa mesela kolları alçıda veya elleri cihaza bağlı gibi bir durum varsa yine namaz kılar. Teyemmüm yapmadan ima ile namazını kılar. Her halükârda ima ile yani başını hareket ettirerek en azından farzları kılar. Böylece namaz farizası de üzerinden düşer.
Yılmak için henüz çok erken. O yaşlarda pek çok insan senin gibi idi. Daha sonra mükemmel kılar oldular. Bin kere bıraksan da bin birinciye kıl. Yılma ve çökme sakın. Sıkıntı yok bu durumda. Şu kadar ki, bir kenara kazaya kalan namazları not et. Göreceksin bu günler serin bir hatıra olarak gelip geçecek, yeter ki senin yüreğin namazla kıpırdayan bir yürek olsun yavrum. Dik dur şeytana karşı. Haydi, Allah'a emanet olasın.
Abdestinizi tutmanıza ayakta durmanız engel oluyorsa en azından farzını ayakta kılmaya çalışmalısınız. Çünkü farzlarda ayakta durmak gücü yeten için farzdır. Bu farzı da yalnızca ayakta duramamak düşürür. Yani namazda ayakta duramazsanız oturarak kılabilirsiniz. Farzda da ayakta kılamayacak derecede abdestinizi tutamazsanız başka esneklikler (özür sahibi olma gibi) devreye girer. Sünnetleri ise sağlık durumunuz fark etmeksizin oturarak kılabilirsiniz.
Üzerine üzerine gittiğin için daha fazla rahatsız oluyorsun. Bunları düşünüyor olsan bile dert etme. Abdestini hayal üzerinden bozuldu olarak kabul etme. İbadetine önem ver. Yaptığın ibadeti de kendin değerlendirme. En az bir yıl bu tür muhasebelerden uzak dur. Yanlış görsen bile ilgilenme kendinle ve düşüncenle.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Ne olursa olsun, nasıl olursa olsun namazı bırakma. Eğri de olsa doğru da olsa onu kıl. Bu geçici bir durumdur. Sonra düzelir. Şeytan seni umutsuz bırakarak namazdan soğutuyor. Hemen namaza dön. Şaşırsan da şaşırmasan da dön..
Size şöyle ortalama bir hesap tarif edelim: Elinizde seksen bir gram altın alabilecek para ne zamandan itibaren vardı? Mesela geçen yılın Ramazan ayının birinde ya da bu kurban bayramı arefesinde.. İşte o günü senin mali miladın yap. Her sene o gün bak elinde birikmiş paran seksin bir gram altın değerinden fazla ise sen zekât vereceksin. O altın mesela on bin lira ediyor. Senin elinde de yirmi bin lira var. Yirmi bin liranın yüzde iki buçuğunu zekât vereceksin. Rakam on binin altına düştü ise o sene vermezsin. Dükkânları çalıştırman veya kiraya vermen fark etmez. Sen dükkânların değil elindeki paranın zekâtını veriyorsun.
Anne ve babalarımızın önünde bizim elimiz ve kolumuz, hatta gözümüz, kulağımız bağlıdır. Onlara muhakkak itaat edecek, her ikisinin gönüllerini almaya çalışacağız. Bilhassa yaşlanıp, aciz hale geldiklerinde bu yükümlülüğümüz yoğunlaşmaktadır. Allah’ın kesin emirlerinden biri budur. Arkadaş, eş, iş gibi nedenlerle onları üzemeyiz. Allah korusun, bir anne veya baba ahı bütün hayatımızı zehir edebilir. Bir “ah” yıllar sonra karşımıza çıkıp bizi kahredebilir. Özet olarak şunu bilmeliyiz: Biz anne babalarımızın huzurunda yokuz, onlar ne istiyorsa öyledir. Ancak anne babamızdan ve herkesten önce üzerimizdeki en büyük hak Allah’ın hakkıdır. Allah’ın hakkı önüne hiçbir hakkı geçiremeyiz. Mesela, namaz vakti geldiğinde namaz kılmamız Allah’ın emridir. Bu emri aşabilecek başka bir emir olamaz. Aynı şekilde Allah’ın yasaklarından birine karşı, o yasağı işlememizi emredebilecek bir makam da yoktur. Önce Allah’ın emri geçerlidir. Sonra da O’nun emir ve yasaklarıyla çelişmeyen diğer emirler geçerlidir. Babamızın bizi sigara satın almaya göndermesi, bir günaha alet olmamız anlamına gelmektedir. Sigara, insanlığın topluca nefret ettiği bir pisliktir. Babamızın ona müptela olması, bizim de alet olmamızı gerektirmez. Babamızın o emrine itaat etmeyiz. Ama ona karşı nezaketimizden de geri durmayız. Nazik ve hassas bir şekilde sigara almaya gidemeyeceğimizi ifade eder, ondan özür dileriz.
Bundan sonrasına dikkat et. Günahları söylemek bir hata ise eğer o hatanın da tevbesi vardır yavrum. Ondan da tevbe edersin biter biiznillah.
Gittiği bir yerden ne zaman döneceği belli olmayan, orada seferi olarak kalır. On beş günden fazla kalacağını kararlaştırırsa o zaman seferiliği biter.
Tespitiniz doğrudur; siz kendinizi korusanız da haramla bir arada bulunmuş olacaksınız. İki tehlikeden birinin bulunmaması tek olan tehlikenin zararı olmayacağını göstermez. Evet, haramın büyüklüğü açısından bir nebze hafifleme olmuş olur, o kadar.