Fetva Meclisi
Soru
Esselamü aleyküm. Hocam ; tek kişinin sahip olduğu, işleyen bir ticari müesse... Hazır değerlerine 225 bin dolar değer biçilip, 112.5 bin dolar ortaklık hissesini ödemesi karşılığı, ortak almak üzere bir başka kişi ile karşılıklı anlasıyorlar. Sonrada yeni ortakla birlikte borçlanarak 100 bin dolarlık makine daha alıyorlar, çalışmaya başlıyorlar. Aldığı ortak, ortaklık taahhüdünün ancak 39 bin dolarını önceki işyeri sahibine ödüyor. Bir müddet çalışıyorlar. Ticaret iyi gitmiyor ve müesseseyi anlaşarak her şeyi ile 60 bin dolara satıyorlar. Aldıkları 60 bin doları nasıl paylaşacaklar.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Kârı sabit bir ortaklık kâr ortaklığı değil faizli işlemdir. Şöyle yapmalısınız: Yüz bin lira ile size ortak olsun. Onun yüz bin lirasını sizin sermayeniz veya iş gücünüzün bir oranına tekabul ettirin. Yani onun parası sizin gücünüzün mesela yüzde üçü olsun. Bir ay sonra kâr ederseniz kârın yüzde üçünü ona verin. Zarar ederseniz de yüzde üç o da zarar etmiş olsun. Tam helal olarak böyle yapabilirsiniz. Onu davet edin yeniden akit yapın aranızda.
Selamünaleyküm. Bu hususta caiz olmaz şeklinde içtihatlar vardır. Caiz olacağını söyleyen içtihat da vardır. En evla olanı, çalışanın hissesinin yüksek tutulmasıdır. Bu yapılamıyorsa maaş alabilir. Zira alamaz diye bir söz birliği yoktur.
Selamünaleyküm. Tarlayı ticaret yapmak yani satmak için mi aldınız? Eğer satılık ise tarlanız, sizin hisseniz bellidir. Hissenize düşenin zekâtını verirsiniz. Satılık değil de kullanmak için aldı iseniz onun zekâtı gerekmez.
Aleykümselam.İkinizin de tanıdığı birini hakem yapın, onun kararına göre meseleyi çözün. Bu da çok uzamasın, aranıza fitne girmesin.
Selamünaleyküm. Bütün alacaklılarınızla görüşün. Durumunuzu izah edin. Kaçmadığınızı, borcunuzu itiraf ettiğinizi beyan edin. Hakkını helal edene teşekkür edin, onu listeden silin. Hakkını talep edenden de geniş bir zaman isteyin. Kabul ederse teşekkür edin. Etmezse acziyetinizi söyleyin, yapabileceğiniz bir şey olmadığını açıklayın. Neticede de ödemeye kararlı olun. Evde yatıp kalmayın. Çift mesai yapın, dilenin ama borçlarınızı aklınızdan silmeyin. Böyle yaparsanız Allah size yardım eder, onların kalbini yumuşatır. Sakın bu nedenle namazı ve diğer insani işlerinizi savsaklamayın. Siz, borcunuza sahip oldukça sıkıntı yoktur.
Aleykümselam. Peşin olursa 20, şu kadar taksit olursa 20,5 şeklindeki bir ticaret caizdir. Daha sonra taksitlerde bir gecikme olur da bu fiyatın üzerine gecikme farkı ilave yapılırsa o faizdir, caiz değildir.
alacak konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu pozisyonda Murat vekil durumundadır. Vekil ücret alabilir. Bu ücreti diğerleri ile olan muhabbetini kullanarak hak etmiş olmasının sakıncası yoktur. Bir aldatma da söz konusu değildir.
Selamünaleyküm. Alacağınız para borç olarak alınacaksa ve siz fark ödemeyecekseniz alışverişiniz caiz olur.
Selamünaleyküm. Bu bir 'parayı satma' planıdır. Caiz olmaz.
Selamünaleyküm. Zekât için şu ölçülere dikkat edebilirsiniz: - Kendinize bir zekât günü belirleyin. Mesela bu gün, on Ramazan olabilir. Her sene o günü zekât için aşağıdaki hesabı yapma günü olarak belirleyin. - O hesap gününüzde elinizde seksen bir gram altın veya onun değerinde bir mal varsa siz zekât mükellefisiniz. Daha az ise o sene mükellef değilsiniz. - Elinizde nakit, çek-senet, alacaklar, satılık mal (maliyetleri üzerinden hesaplanacak) ne kadarsa onları toplayın. Bu toplam sizin sermayeniz olacak. - Alacaklardan geri dönmesi zayıf alacakları erteleyebilirsiniz. (Onların payını geri döndüklerinde yaparsınız.) - Varsa borçlarınızı, tahakkuk etmiş faturalarınızı toplayın; elinizdekilerin toplamından düşün. - Geriye kalan mal sizin zikat için muhatap olduğunuz maldır. Onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. - Zekât verirken kişiye veriyorsanız zekât açıklaması yapmanız gerekmez. Kuruma veriyorsanız, zekât açıklaması yapıp onları vebalden kurtarmanız gerekir. - Somali veya bir benzeri yere sizin zekâtınızı götürecek kurumun fıkhî hassasiyeti varsa rahatlıkla gönderebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Bu bir alacak demektir. Alacağınızın gelmesinde tereddüdünüz varsa, tahsil ettiğiniz güne kadar erteleyebilirsiniz. Mesela bir Euro aldığınızda onun birikmiş zekatını verebilirsiniz.
Sizin bu meseleniz eski fıkıh kitaplarında örnekleri ile bulunmaktadır. Fukaha, hakkını alamayan kişinin, fırsatını bulduğunda hakkını almasının caiz olduğunu ama bunun şartlarına dikkat etmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Söz konusu şartlar şunlardır: a. Tam hakkı kadarını alacak, fazla almayacak. b. Hırsızlık gibi bir şeyle itham edileceği ortam ise o fırsat ona yanaşmayacak. Müslüman’ın onurunu kaybedeceği şeyi bilerek yapması caiz olmaz. c. Emniyet ve yargı yollarını tüketmiş olacak yani kanuni yollarla alma imkânı olmayacak. Yine de biz size yasal olmayan çarelerin sonunda başka sorunlar olarak size dönebileceğini unutmamanızı tavsiye ederiz.