İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Selamünaleyküm hocam. Günümüzdeki modernizm akımı ile geçmişteki mutezile meshebinin bakış acıları benzer midir? Rasulullah (s.a.v.)ın ümmetim 72 fırkaya ayrılacak içlerinden sadece biri cennete gidecek buda benim ve ashabımın izinden gidenlerdir. Buyurduğu hadiste; Allahtan gelen vahyi yanı kuranı, yani İslamı benim ve ashabım gibi anlayanlarmı demek istemiştir?

Cevap

Selamünaleyküm. Şöyle bir farkı beyan etmeliyiz: Mutezile hareketi Ümmet'in içinden çıkmış bir harekettir. Modernizm ise batı kökenlidir. Batıda din öğrenenlerin, papazlardan İslam dersi alanların başını çektiği bir harekettir. Buna dikkat etmeliyiz. Ancak neşetleri nasıl olursa olsun sözünü ettiğiniz ölçü bizim için muteberdir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İçinden çıkılamayacak bir şeye girmişsiniz. Ne sizin dediğiniz ispat edilebilir ne de onun dediği denebilecek bir sözdür. Tamamen gereksiz bir tartışma olarak sürdürmeyin bunu diye tavsiye ederiz.

Selamünaleyküm hocam. Bir arkadaşım bana “Kuran ayetleri tüm zamanlara hitap ede
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Gazali, bu ümmetin büyüklerindendir. İmam’dır. Hüccetulislam’dır. Müceddit’tir. Elli beş yıl yaşadığı bu dünyaya iman adına köklü izler bırakıp gitti Rabbine. İlmî hayatının başlangıcı ile bitişi arasında bazı farklılıklar oldu. Felsefeye girdi, felsefeye karşı cephe aldı. Öven ve yeren kitaplar yazdı. Batınıye gibi bir belayı inceledi. Fıkıhta muhteşem eserler verdi. Özellikle kelam ilminde önemli çalışmaları oldu. Eşarilik açısından köklü izler bırakan eserler yazdı. Kelam ile alakalı en son eseri, İLCÂMU’L-AVÂM AN İLMİ’L-KELÂM isimli eseridir. Bu eseri incelendiğinde, belli başlı konularda kelam ilmi öncesi diyebileceğimiz Selef düşüncesine döndüğü görülür. Tüm bid’at fırkalardan uzaklaşarak ve eşarî bir âlim olmasına rağmen müteşâbihat konusunda eşarî ve mâturîdîlikten ayrılarak Selef düşüncesine yöneldiği son eserinde görülmektedir. Yalnız burada kastettiğimiz Selef, İmam Malik (rahmetullahi aleyh) ve İmam Ahmed bin Hanbel (rahmetullahi aleyh) gibilerin temsil ettiği Selefiliktir. Bugünkü ismi ile müsemması farklı selefilik açısından bir benzetme asla mümkün değildir. Elli beş yıl içinde bu büyük dönüşümler ve etkiler onu muhteşem bir noktada ve takipte bıraktı. Minhâc derslerimizi, ilmi ağırlığı olması sebebiyle konu bütünlüğü içinde izlemenizi tavsiye ederiz. Allah Gazâlî’mize rahmet eylesin Selamünaleyküm Konu ile ilgili olarak:

Selamünaleyküm hocam, Hocam, Minhâcü’l Âbidîn derslerinizin “Gazâlî’yi Anlamak (
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam.Evet, tam anlamıyla bir fitne döneminde yaşıyoruz. Yalnız şunu kesin bir bilgi olarak idrak etmemiz de şarttır: İnsanın bulunduğu her yer ve her zaman bir tür fitne muhakkak vardır. Zira fitne, Allah Teâlâ’nın kulunu imtihan etmesi demektir. İmtihan her zaman ve her insan için var olacağına göre fitnesiz bir zaman beklentisi içinde olmamız doğru değildir. Bize düşen, bulunduğumuz zamanda ne ile sorumlu olduğumuzu bilip gücümüz yettiği kadarı ile imtihanı kazanmaya çalışmaktır. Gündemle gereğinden fazla meşgul olmak akıntıya kapılmak olarak sonuçlanabilir. ULÜ’L-EMR, dinimize ait bir kavramdır. Bu kavramın anlamı ‘mü'minlerin başındakiler’ şeklinde anlaşılabilir. Mü'minlerin başındakilerin ise MÜ’MİNLERDEN BİRİ olması gerektiği tartışılamayacak açık bir gerçektir. Mü'minlerin başındakilerin ise mü'minler, bir toplum olduklarında anlam ifade eder. Dağılmış parçacıklardan birinin içinde birinin mü'minlerin başında veya dibinde olması bir sonuç doğurmaz. Bu sebeple anlaşılıyor ki, şu dönemde mü'minler olarak neden bizim bir Hilafetimiz yok, Halifemiz nerede sorularını iyi düşünmek gerekmektedir.Her hâlükârda ulü’l-emr aynı zamanda ALİMLER anlamına da gelmektedir. Bu açıdan da konuyu ele alalım.

Selamünaleyküm hocam. Bu fitne döneminde, Allah (azze ve celle)'nin kendisinden
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Herkesin âlim olmasını beklemek cahillikten başka bir şey değildir. Herkes, yaratıldığı alanı doldurmalıdır. Fıkıh için yaratılan da fıkhın hakkını versin. Fizik için yaratılan da fiziğin içini doldursun. Şu kadar ki bir ilim, diğerinin alternatifi görülmemelidir. Bizim açımızdan ilimler olmaz sadece ilim olur. Fıkıh ve fizik bizim ilmimizdir. Matematik ile tefsir birbirinin yabancıları veya rakipleri değildir. Böyle bir kavga zaten yoktur. Bunu varmış gibi gösterenler bu ümmetin düşmanları ya da bu ümmetin âlimi olmayı hak etmeden âlim gibi görünenlerdir.

Selamünaleyküm muhterem hocam. İslamiyet ve bilim arasındaki bağlantı kafamı kar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kâfir Müslüman olduğunda yeniden doğmuş gibi olur. Mü'min de günahından tevbe ettiğinde günah işlememiş gibi olur. Evet, söylediğiniz durum böyledir. Allah ona rahmet etsin, N.Fazıl öyle biri idi. Biz onun sonuna bakarız. Sonu inşaallah iyi bir mü'min olarak bitti.

Selamünaleyküm hocam. Bir konuyu merak ediyorum; Üstad Necip Fazıl'ın 30 yaşında
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu ve benzeri hadislerde, Ümmetin fırkalara bölünmesi ile ilgili bilgiler Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin geleceğe dair verdiği bilgiler arasında yer almaktadır. Bu bilgilerin muayyen bir asır ve mekân için kullanılması, şahıslara, gruplara mal edilmesi doğru değildir. Eğer hadislerdeki bilgi gün veya yer ismi zikrediyorsa mesele yok; zaten mucize tahakkuk etmiştir. Bunun dışındaki sonuçlar için hadislerdeki anlamı zorlamak gerekir ki bunun yanlış olacağını tahmin edebiliriz. Hadisler, ümmetin geleceğinde bir parçalanmanın olacağını ve bunun da yanlış olduğunu bildirmektedir. Başka bir uyarı da bu parçalanmada sadece bir grubun ilk neslin berrak izinden devam edeceği gerçeğidir. Ama siz de takdir edersiniz ki, her grup kendisinin o tek fırka olduğunu iddia edecektir ve etmektedir de. Bu da imtihanın ayrı bir boyutudur. Bize düşen, namazda, hacda, Kur'an'da, sünnette, ailede, cemaatleşmede ümmet mantığıyla hareket etmeye çalışmak, gerekiyorsa tek başına Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabının izini sürmeye hazır olmaktır. Bu da ilimle olabilir ancak. Allah azze ve celle rızasını gözeterek yaşamayı hepimize müyesser kılsın. Birbirimize, ümmetimize çok dua edelim. Dünyanın fitne zamanında yaşıyoruz ve fitne de artarak devam edecektir. Cennete kadar yılmadan sabırla devam edelim.

Peygamberimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki; nefsi kudret el

Ashab-ı Kiram konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bunun felsefesi ve tartışması ile ilgilenmeye gerek yoktur. İbadetlerini yap, niyetini mübarek tut. Azmini bozma, yoluna devam et. Gerisi gereksiz.

Hocam ben Ebu Bekir gibi konuşup Ebu Cehil gibi yaşıyorum. Kendimi sahabeler gib
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ashab-ı Kiram döneminde ve daha sonraki zamanlarda alet ve benzeri eşyanın ödünç verilmesi uygulaması vardır. Ödünç alet vermek farz değilse de bir insani uygulama olarak tavsiye edilmiştir. Fakihler, ihmal ve ilgisizlik yüzünden zayi olan ödüncün yenisinin alınması gerektiği konusunda ittifak etmişlerdir. Bir ihmal söz konusu olmadan zarar gören ödünç eşya veya aletin de tazmin edilmesi gerekmektedir. Benzeri bulunan bir şey ise benzerinin alınması benzeri bulunmayan bir şey ise onun kıymetinin verilmesi gerekir. Her ne kadar komşuluk gibi bir bağ bunu istememeyi daha faziletli gibi gösterse de tazmin etmek daha uygundur. Dostlukların bir alete feda edilmemesi için evla olan böylesidir. Fukahadan İbni Abdilber (M.1071 yılında ölmüş Maliki fakihi) yaşadığı zamanda insanların ahlakının çok zayıfladığını ve bu nedenle kadıların böyle zayilerde tazmin kararı verdiklerini söylemektedir. Durum bizim zamanımıza kıyas edilirse daha öncelikli olarak tazmin edilmesi gerektiğini söylememizde bir sakınca olmayacaktır. Sonuç olarak ödünç alınan şey zarar görürse o zarar tazmin edilmelidir.

Hocam benim babam komşuları alıştırmış, aletlerini ödünç alırlar sürekli. Sonra
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir insan Ashab-ı Kiramın iman ettiği gibi iman edince içinde hissettikleri bakımından; İç huzuru bulur, bu huzuru iliklerine kadar hisseder. Hayatın anlamını ve aklına gelen belli var olma nedeni ile alakalı soruların cevabını bulur. Cinsellik gibi insanla alakalı baskıları kontrol altına alır ve bunun bilincinde yaşar. Toplum olarak bu huzuru gerçekleştirmenin gereklerine ve yükümlülüklerine sarılır.

Bir insan iman edince onun genel olarak ne gibi değişiklikler yaşaması gerekir y
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Peygamber aleyhisselam efendimizden böyle bir bilgi yoktur. Bazı hadis kitaplarında Ashab-ı Kiramdan İbni Abbas’ın böyle bir sözü olduğu nakledilmiştir. O da bu sözü Peygamber aleyhisselamdan duyduğunu söylememiştir. İhtimal ehlikitap bilginlerinden duyduğu bir bilgidir. Peygamber aleyhisselam efendimiz, Yahudi ve Hristiyanların, bizim için ibadet değeri olmayan bilgilerinin nakledilmesinde sakınca olmayacağı hadisi üzerine o da bu bilgiyi nakletmiş olmalıdır. Kadının hayız olması bir ceza değil Allah’ın yaratmasının bir hikmeti gereğidir.

Bir sohbette konuşmacı cennette iken Âdem babamız ve Havva annemiz yasak ağaçtan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ashab-ı Kiram böyle bir şey bilmiyorlardı. Onlar Kur'an’ı ve Allah’ın isimlerini beyinlerine nakşettiler. Kur'an da onları cennete taşıdı. Onların yaptığını yapan, onların kazandığını kazanır. Bizim gibi yazı çizi ile hayal kuranlar da hayal görür dururlar. Aklımızı başımıza alıp onların çizgisine dönmek zorundayız. Allah yardımcımız olsun.

Hocam ben vefk hakkında bilgi almak istiyorum. Esmalar ile yapılan vefkler caiz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İmtihan dünyasındayız. İmtihanımız küffarın eli ile olduğunda ona hazır olacağız. İçimizden birileri ile olduğunda ona hazır olacağız. Dindar bildiklerimizden de imtihan çekebiliriz. İmanımızı ve kimliğimizi her hâlükârda korumak bizim görevimizdir. Her türlü saldırıya hazır bekleriz, bunun adı imtihandır.

Hocam bir Müslüman Aişe annemize ve sahabeye ağzıma almaktan Allah’a sığındığım

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.