Fetva Meclisi
Soru
Hocam, “Ey Hatice! Bana kim inanır?” şeklinde bir ifadenin sahih kaynaklarda yeri var mıdır? Sosyal medyada bu sözün çok sık paylaşıldığını görüyorum. Ancak bunun gerçekten Resûlullah’a ait olup olmadığını merak ediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
İçimizden geçenleri dillendirmedikçe iman açısından sıkıntısı yoktur.
Hadisler, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimize ait sözler demektir. Bir söz, ona ait olmadıkça ya da ona ait olduğuna dair bilgimiz olmadıkça 'hadis' olarak anılmaz. Ama bu arada, hadis olmaması o sözün yanlış olmasını da gerektirmez. Bir sözün, güzel ve doğru bir söz olması başka şey, Peygamber'e ait olması başka şeydir. Bütün doğru ve güzel sözlerin Peygamber'e ait olması gerekmediği gibi, onun her sözünün bizim nazarımızda güzel görünmesi de şart değildir. O ne buyurdu ise onu öylece alır, irdelemeyiz. Zira o, Allah adına konuşmaktadır. Bu nedenle de onun söylediğini bildiğimiz sözler için HADİS ifadesini kullanırız. Sorduğunuz sorudaki söz, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selleme ait değildir. Yani, onun böyle bir söz söylediğine dair bilgimiz yoktur. Ancak bu durum, bu sözün yanlış olduğunu da göstermez, doğru olduğunu da. Böyle bir söz, bizim Peygamber'imize ne değer katar ne de değerini eksiltir. Onunla ilgili söyleneceklerin en güzelini Kur'an söylemiştir. Daha güzeline ihtiyacımız yoktur. Bu tür sözlerin peşinde vakit israf etmek hatadır.
O düşüncelerle bir sakınca oluşmaz ama ifadenin üzerinden derinlemesine gidilip tartışıldığında sakınca arayan için bir sakınca bulunabilir.
Bu konu ile alakalı ikinizden başka kimse yok ise yani danışacağınız şahit olabilecek kimse yok ise o zaman bu meseleyi büyütmeden aranızda çözmelisiniz. Mevzunun içeriği hakkında malumatımız olmadığı için bunun dışında bir şey diyemiyoruz.
Selamünaleyküm. Bu şekilde bir beyan çok tehlikelidir. Anlatmaya ve anlattığınız gibi olma gayretine devam edin. Bu sözü bu anlamda duymamış olun.
Böyle bir sözüne temel kaynaklarımızdan birinde rastlamadım.
hadis konusundaki diğer fetvalar
Namazda bunu yapmayın.
Böyle bir hadis bilmiyoruz.
“Duru/pak olanı al, bulanık olanı bırak.” anlamındaki ifade hadis değil bir şiirin parçası olarak tespit ettim. Kişi kendisini şüphede bırakan işlerden uzak durmalı. Şeffaflığı elden bırakmamalıdır.
Saçın kenarlarını tamamen kesip üstte saç kalacak şekilde tıraş hadislerde yasaklanmıştır.
Müslüman erkek ipek giyemez. İpek; elbise olarak da minder ve yorgan olarak da erkeklere haramdır. İpek mendil bile kullanamaz. Çünkü yüce Allah bunu erkeklere haram kılmıştır. Erkek için tüm kullanım çeşitleri haramdır. Bu meselede mezhepler arasında da bir ihtilaf yoktur ve bu hususla alakalı birçok hadis-i şerif bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesini belirtelim: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ipek elbise giymemizi veya üzerine oturmamızı yasakladı.” (Buhari 5837) İstisnai bir durum olarak şu söylenebilir: “ Efendimiz aleyhisselam Abdurrahman b. Avf ve Zübeyr b. el-Avvam`ın cilt hastalıkları sebebiyle ipekli giymelerine izin vermiştir.” (Buhârî, Libâs, 29 Fıkıh uleması, kadınların ipek kumaşları kullanmalarını, üzerinde oturmalarını caiz görmüştür. Şu hususlar önemlidir: -Kadınların, tenlerini göstermeyecek kalınlıkta olmak şartıyla, her türlü ipekli kumaşı giymelerinde bir sakınca yoktur. -Kibirlenme ve başka kadınlara karşı böbürlenme hevesi gütmeksizin bir kadının ipekli giymesi caizdir. Yani ipek kullanımının kadın için hiçbir sakıncası yoktur. Şunu da belirtmek faydalı olacaktır: Büluğa ermemiş erkek çocuklar da günahları başlamamış olsa dahi ipekli elbise kullanmamaları tavsiye olunur. Buradaki mesuliyette, ipekli elbiseyi çocuğa giydiren yakınlarına aittir. Allah’a emanet olunuz.
SİYASET sözcüğü Kur'an-ı Kerim’de geçmemektedir. Siyaset mefhumunun içini dolduran pek çok kavram ise ayetler arasında geçmektedir. Siyaset ve siyaset kurallarını ihtiva eden kavramlar olarak hüküm, hikmet, hilafet, mülk, vilayet, beyat, ahd gibi ifadeler İslam siyasetini yönlendiren kavramlar olarak vardır. Hadislerde ise toplumun dünya ve ahiret maslahatlarını yönlendiren bir kavram olarak siyaset geçmektedir. Şeriat kavramı ise hemen hemen siyasetin en temel kavramı olarak vardır.