Fetva Meclisi
Soru
Hocam okuduğum birçok eserde şeyhlerden medet ummak ve yardım istemek gibi ifadeler var. Böyle şeyleri okuyup okumamak konusunda kafam çok karıştı, şeyhlere bakışımız nasıl olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir hastalık yaşayınca hayatı terk ediyor muyuz? Elbette hayır. O hastalıktan iyileşmeye çalışıyor, yaşama gayretimizi de sürdürüyoruz. Şeytanın bir dönemi kazanması hayatın tamamını ona vermemizi gerektirmez. Yaşadığımız sıkıntıyı düzeltmeye çalışırken yeni bilgiler, ibadetler, heyecanlar elde etmeye de çalışacağız. Doğrusu böyledir. Yılıp yıkılan mü'min şeytana teslim olan mü'min sayılır. Şeytanı sevindirmek hiçbir zaman doğru değildir. Bin kere yıkılsak bile bin birinci kalkışımız ve Rabbimize doğru yürüyüşümüz zorunludur. İbadet de böyledir. İlim de böyledir. Ahlâk da böyledir. Sosyal ilişkiler de böyledir. Hayata bakışımız böyledir.
Bir insanı Müslüman yapan inanç bütünü ne ise onu reddetmedikçe kimse dinden çıkmaz. Bütünü veya bir parçasını reddederek o bütünü bozan biri için dinden çıktı denir. Sizinki aşırı hassasiyetten kaynaklanıyor. Siz ince düşünen birisiniz anlaşılan. Şeytan da sizin bu yapınızı oyuna çeviriyor. İlgilenmeyin, zihninizden geçenleri gelip geçen rüzgâr gibi görün. En kötü bildiğin şey bile sadece içinizden geçti diye size zarar vermez. Yeter ki onu konuşmayın, yazmayın. Bunu böyle bilin.
Ashab-ı Kiramın yaşadığı Müslümanlıkta böyle bir şey yoktur. Bunu konuşmak bile onların zamanında abesti. Uzak durun böyle fikirlerden, bu sözleri tekrar bile etmeyin. Allah Teâlâ, dini ile oynamaktan hepimizi muhafaza buyursun. Aklımızı korumayı bize kolay etsin.
Okuduğunuz ilmihal kitabından daha fazla akaid bilgisi sizin için bile bile kafa karıştırmaktır. Siz dininizi yaşamak için öğreniyorsanız, size gerekmez. Hayır, tartışmak ve felsefesini yapmak için ise bulduğunuzu dinleyin, gördüğünüzü izleyin o zaman. Allah yardımcımız olsun. Bize bizi cennete götürecek bilgiler gerekiyor.
Herkesin dilediğini konuşma hakkına sahip olduğuna inandığı bir zamanda yaşıyoruz. Kimse kimseyi bir şeye inandıramıyor. Şeytan ise bizi birbirimizle meşgul ederek asıl vazifemizden uzak tutturuyor. Size tavsiyem, susarak tepki vermeyi becermeye çalışmanızdır. Çok konuşmak yerine susmasını bilmek daha değerli olabilir. Bir de bu açıdan bakın.
Bir kere böyle şeylerin basit ve seviyesiz insanların işi olduğunu, asla zannedildiği gibi etkili olmadığını, insanın psikolojik bir huzursuzluk yaşamasına sebep olacağını biliniz. Bunu yapan ise muhakkak kul hakkına girmiştir. Helallik almadıkça da ahirette ateşi bulacaktır. Zira insana zarar veren her ne ise o bir kul hakkı konusudur.
abartı konusundaki diğer fetvalar
Abartmamaya çalışın, her şeyde dengeli olmak ibadette dâhil olmak üzere bizden istenendir. Belirttiğiniz sıkıntıda ise kendinizi boş ve boşlukta tutmamalısınız. Kur'an okuma kuralı koyun kendinize. Mesela günde on sayfa Kur'an okumayı kural edinin. Çokça zikir yapın. Günlük zikirleriniz olsun. Örnek olarak zikredelim: Beş yüz kere salavat, beş yüz kere tevhid, bin kere tesbih... Bunları kademe kademe artırarak uygulamaya başlayın. Allah yardımcınız olsun.
Asıl olarak zekât parasının fakire bizzat teslim edilmesidir. Hastanın tedavi edilmesi bu bakımdan zekât ibadetinin eda edilmesinde sıkıntı kabul edilebilir. Muasır ulema; Zekât olmayan paradan hastayı tedavi ettirme imkânı bulunmuyorsa, Hayati bir konudaki tedavi için ise (mesela, estetik ameliyatı gibi bir konu değilse), İsraf ve abartma denebilecek düzeyde bir harcama yapılmıyorsa zekât parası ile tedavi yaptırılabileceğini söylemişlerdir.
Abarttınız veya abartmadınız, müşahede ettiğiniz durum gerçektir ne yazık ki; ilahiyatlar ismi ile müsemma denebilir yerler değildir. Buna rağmen oralardan istifade edilmesi gerekiyor. Herkes kendisine bakarak bireysel kararını vermelidir. Eğer sen, orada bulundukça harama girdiğini/gireceğini düşünüyorsan orada durmazsın. Kimin ne dediği de çok önemli olmaz/olmamalıdır. Abartma veya yanlış düşünme ihtimalin elbette vardır. Ailen sana tepki veriyor olabilir, arkadaşların da tepki verebilir. Sen ortalamayı bulmaya çalış. Mesela ailenin, arkadaşlarının ve takvasına itimat ettiklerin, dünyevi düşündüklerini zannettiklerin; bunların toplamının ortalamasını bularak yönünü belirleyebilirsin. Sana takvası açısından itimat ettiklerin bile “abarttığını” söylüyorsa kendini biraz kısabilirsin. Bu mantıkla problemi yeniden değerlendirmeye çalış. Allah yardımcın olsun.
Şeytanın ibadet üzerinden de bizi ezmeye çalışabileceğini unutmamalıyız: Farzları eksiksiz yapın. Namaz dışındaki farz görevlerinizi mesela evli iseniz eşe karşı görevlerinizi, ebeveyne karşı görevlerinizi yerine getirin. İnsan olarak onurlu bir hayat için gerekenleri yapın. Kur'an okumak, ilim öğrenmek gibi ihtiyaçları karşılayın. Artan vakitte de nafile kılın ama bu abartılı olmasın, şeytanın işini kolaylaştırmayın.
Bu nedenle yüzük hakkında bir kanaat oluşturmanız şart değildir. Öyle olsa da takabilirsiniz. Kullandığınız yüzüğün abartılı olup olmadığına bakın.
Eşinizi de ikna etme projeleri üretmeyin. Siz kendi dönüşümüz için Allah'a şükredin. Dininizi yaşamaya bakın. Eşiniz için dua edin. Sabredin. Tartışmaya yanaşmayın, o tartışacak olursa konuyu dağıtın. Tartışırsanız onu kendinizden ve inandığınız şeyden itersiniz. Sabrederseniz o da kendiliğinden aynı yöne yönelir biiznillah. Öncelikle ilmihal okuyun, öğrenin. Bir de kendinize iman kardeşleri bulun. Sadece mümin olduğunuz için beraber olacağınız üç arkadaş size yeter. Ama vakıf, tarikat, grup değil iman beraberliği yetmeli size. Allah size yardım etsin.