Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir arkadaşıma ağır bir trafik cezası geldi. Ödeyecek durumu da yok. Zekâtımdan onun trafik cezasını ödeyebilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Zekât da borç gibi durur; ne zaman verilirse o zaman zimmetten düşmüş olur ama geciktirildiği için istiğfar gerekir.
Zekât bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi niyet şartı ile yerine getirilebilir. Niyet ise ibadetten önce bulunur. Sizin durumunuzda para verilmiş sonrasında ise zekâta sayılması isteniyor. Bu durumda yapılan işin zekât olarak işlemesi mümkün olmaz. Şöyle bir şey yapılabilir: Siz ona yeniden alacağınız kadar zekât verirsiniz. O da para bulduğu için size borcunu öder. Bir hile ve baskı yapılmadan bu yapılabilirse zekât yerini bulur.
Bu nitelikteki arkadaşınız zekât alabilir. Allah şifalar versin.
Şöyle bilmeliyiz bunu: a. Bir Müslüman borçlu ise ve borcunu ödeyemiyorsa o Müslüman’a borcunu ödemesi için zekât verilmesi caizdir. b. Borcunu kapatabilecek gayrimenkulü veya benzeri bir malı bulunana zekât vermek gerekmez. c. Elindeki gayrimenkulü mesela ekip biçtiği tarlası gibi ihtiyaçlarında kullandığı bir varlığı ise onu satması istenmez, dolayısıyla da ona zekât verilebilir. d. Elindeki arsası veya dairesi resmi yollarla hacizli durumda ise bu nedenle de onu paraya çeviremiyorsa böyle bir gayrimenkulün varlığı ile yokluğu aynı kabul edilir.
Hayır, satmaya karar vermediğiniz sürece tır için zekât vermeniz gerekmez. O sizin ekmek teknenizdir. Ondan kazandığınızdan biriktirirseniz o paradan zekât vereceksiniz. Şu anda borcunuz da bulunuyor. O borç oranını elinizde para olsa da ondan düşebilirsiniz. Allah Teâlâ işinize bereket versin. Aman kul hakkına dikkat edin. Özellikle yollarda kural ihlali yapmamaya çalışınız. Bereketini göreceğiniz bir iş üzere olmaya çalışınız.
Bu soru ile kastınız, zekât alan bir fakirin aldığı zekât parasını bir başkasına borç olarak vermesi ise bunun cevabı kesin olarak şudur: Zekât, hak sahibi olan fakirin eline geçtikten sonra para, onun özel malıdır, dilediği gibi kullanabilir parasını. Bu kullanma alanlarından biri de borç vermedir. Hiçbir sakınca olmadan elindekini borç olarak verebilir. Zekât parasını borç olarak vermeyi zekât verecek kişinin GÜNÜ GELMİŞ VE BELİRLEMİŞ OLDUĞU zekât parasını borç olarak vermesi kastediliyorsa cevap şudur: - Zekât günü gelince yerine getirilmesi gereken bir ibadettir. Dinen geçerli bir sebep olmadıkça zekât ertelenemez. Borç vermek bir çeşit ertelemektir. Bu nedenle zekât verecek kimsenin “zekât parası veya malı olarak belirlediğini” birisine borç olarak vermesi caiz olmaz. - Bu borç verme işini zekâtı vermek üzere vekâleten elinde bulunduran kişi veya kurum ise, zekât olarak elinde bulunan parayı hemen fakire ulaştırması gerekmez. Makul bir gerekçeye dayalı olarak mesela en uygun fakir kişiyi inceleme, daha ağır şartları olanlara ulaştırma gibi bir gerekçe ile bir süre geciktirme yapabilir. Bu süre de uzun kabul edilmeyecek süre olmalıdır. Böyle bir kurum, elindeki zekât paralarını; - Bir heyet kararı ile - Şeffaf bir şekilde - En güçlü kanuni müeyyideler kullanarak - Kısa bir süre için - Acil bir ihtiyaç için onu kullanacak olanlara - Güven veriyorlarsa verebilirler. - Borç verilen zekât parasının geri dönmemesi durumunda ise borcu veren yetkili kişilerin gerekli tedbirleri en üst seviyede almamış olmak gibi bir kusurları varsa zayi olan zekât parasını tazmin etmeleri gerekir.
borçlu konusundaki diğer fetvalar
Ev almak veya borçlu olmak zekât almak için yeterli bir sebep değildir. Elinde para veya mal olmamak düzeyinde borçlu olan biri zekât alabilir. Ellerinde parası olmaz bir durumda iseler zekât alabilirler.
Borç ağır bir yüktür ve öncelikli olmalıdır. Sadaka vermek ve borcu ödemek arasında tercih borcun ödenmesinde olmalıdır. Âlimlerin ağırlıklı görüşü böyledir. Ancak sürekli girdi çıktısı olan ama yatırımları devam eden birinin borcu ödeme riski taşımadığı için o sadaka verebilir, onun için böyle bir tercih durumuna gerek yoktur.
Aleykümselam. Düştüğünüz hatanın ağırlığını hissetmeniz ve kurtuluş çaresi aramanız güzel bir şeydir. Bunun için Allah'a şükretmelisiniz. Borçlunun sadaka vermesini yasaklayan bir bilgi yoktur ama önce borcunu bitirmesi evla olandır. Siz de önce borcunuzu bitirmeye çalışın. Ödemeyi etkilemeyecek çapta sadakalar vermenizde sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Tek başına hesap ederek, elinde borçlar ve masraflar çıktıktan sonra 81 gram altını olmayanın kurban kesmesi gerekmez. Kadın veya erkek fark etmiyor. İkisinin bütçesinin toplanması da gerekmiyor. Herkes kendi hesabını yapsın.
Selamünaleyküm. Borçlarınızın tamamını düştükten sonra geriye kalan nisap miktarını dolduruyorsa o kalan miktarın yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz.
Selamünaleyküm. Ağabeyiniz borçlu ise bu borcu da elinde zekât için gerekli nisap miktarına sahip değilse zekâtınızı verebilirsiniz. Zekâtın gıda olarak verilmesinde de sakınca yoktur.