Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim kayınbiraderim evli. Kendisi ve eşi çalışıyor. Şimdi borçlanarak bir ev aldılar. Kendilerine zekât düşer mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Siz ödemeye başlayıncaya kadar zekâtını erteleyebilir. Hesabını yapar parayı tahsil edince öder.
Namazı ayrı ayrı kıldığınız gibi zekâtı da herkesin kendisi hesaplayıp verecektir. Kime zekât gerekiyorsa o zekât verir. Size bu anlattığınıza göre zekât gerekecek bir durum yoktur.
Selamünaleyküm. Bundan önce elinizde zekât için nisap olacak kadar para (81 gram altın bedeli) yok idiyse, evinizi sattığınız anda bu rakama ulaştınız demektir. Bu tarihten itibaren üzerinden bir yıl geçince siz de zekâta mükellef olacaksınız. O zaman elinizde kaç para varsa onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. O gün kaç para varsa o paranın, az veya çok zekâtı olacak. Hayır, evi sattığınızda elinizde zekât vermeyi gerektirecek mal vardı ve üzerinden yıl geçmiş idiyse bunu da ona ilave ederek hepsinin toplamının zekâtını vereceksiniz. İleride ev almayı düşünmeniz, elinizdeki malın zekât malı olmasına mani değildir. Ev almayı kararlaştırır, sözleşip imza atarsanız o zaman o para eve yatırılmış ve zekâtı gerekmeyen para olur.
Birikmiş paranızı, ileride ev almaya niyet ederek biriktirmeniz o paradaki zekâtı kaldırmaz. Ama bir ev için anlaşma yapıp imza attıktan sonra, attığınız imzanın oranı kadar para zekâta dahil para olmaz. Bir iş için imza atmadan yapılan niyetler bağlayıcı olmaz. Siz her an o parayı başka bir iş için de kullanabilirsiniz. Allah'a emanet olunuz.
İleride ev veya araba satın almak için biriktirilen para, zekâtı verilmesi gereken paradır. Çünkü bu tarzda biriktirilmiş bir para aslında başka işler için de harcanabilir bir maldır. Mesela vazgeçip o para ile tatile de gidebilirsiniz. Ama siz mesela yüz bin liralık bir ev için sözleşme yapıp borca girseydiniz, yüz bin lira biriktirinceye kadar elinizdeki paranın zekâtı gerekmeyecekti. Böyle bir durumda elinizdekini alacaklısı adına saklamış gibi olacaktınız.
Selamünaleyküm. İleride alacağı bir şey için biriktirdiği paranın senesi dolunca nisap miktarını aşıyorsa zekât verilecektir.
borçlu konusundaki diğer fetvalar
Trafik cezası alan biri neticede borçludur. Borçluya zekât verilebilir. Şu kadar ki, trafik suçları konusunda gevşeklik gösterecek biri olup olmadığına dikkat edilmesi gerekmektedir. Bir insanın trafiği ciddiye almaması başka şey, trafikte bir hata işleyip ceza alması başka şeydir. Zekât gibi bir ibadeti insanların can ve mallarına karşı gevşekliğe hizmet ettirmemeliyiz.
Borç ağır bir yüktür ve öncelikli olmalıdır. Sadaka vermek ve borcu ödemek arasında tercih borcun ödenmesinde olmalıdır. Âlimlerin ağırlıklı görüşü böyledir. Ancak sürekli girdi çıktısı olan ama yatırımları devam eden birinin borcu ödeme riski taşımadığı için o sadaka verebilir, onun için böyle bir tercih durumuna gerek yoktur.
Aleykümselam. Düştüğünüz hatanın ağırlığını hissetmeniz ve kurtuluş çaresi aramanız güzel bir şeydir. Bunun için Allah'a şükretmelisiniz. Borçlunun sadaka vermesini yasaklayan bir bilgi yoktur ama önce borcunu bitirmesi evla olandır. Siz de önce borcunuzu bitirmeye çalışın. Ödemeyi etkilemeyecek çapta sadakalar vermenizde sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Tek başına hesap ederek, elinde borçlar ve masraflar çıktıktan sonra 81 gram altını olmayanın kurban kesmesi gerekmez. Kadın veya erkek fark etmiyor. İkisinin bütçesinin toplanması da gerekmiyor. Herkes kendi hesabını yapsın.
Selamünaleyküm. Borçlarınızın tamamını düştükten sonra geriye kalan nisap miktarını dolduruyorsa o kalan miktarın yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz.
Selamünaleyküm. Ağabeyiniz borçlu ise bu borcu da elinde zekât için gerekli nisap miktarına sahip değilse zekâtınızı verebilirsiniz. Zekâtın gıda olarak verilmesinde de sakınca yoktur.